İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı açılan davalarda bir ilerleme olmadığını belirten avukat Perihan Çağrışım Kayadelen, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamenter Meclisi'ne yapılan başvurularla ilgili Venedik Komisyonu’nun 1 Temmuz'a kadar karar vermesini beklediklerini söyledi.

Türkiye, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 20 Mart’ta yayımladığı kararnameyle İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. Karar başta kadınlar olmak üzere toplumun birçok kesiminin tepkisine neden olurken, Sözleşme’nin kaldırılacağı tarih 1 Temmuz olarak Resmi Gazete’de yayımlandı. 

İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Perihan Çağrışım Kayadelen, Sözleşme’nin devam eden hukuki süreciyle ilgili değerlendirmede bulundu. 

KARARNAMEYLE YÖNETİLEN ÜLKE 

Kayadelen, Sözleşme’nin 1 Temmuz’da sona ereceği kararının sokağa çıkma yasaklarına denk getirildiğini belirterek, Türkiye’nin artık gece yarısı kararnameleriyle yönetilen bir ülke haline geldiğini söyledi. Bu kararlar nedeniyle hiç kimsenin rahat uyuyamadığını sözlerine ekleyen Kayadelen, “Hangi gece hangi hakkımız elimizden alınacak veya genelge yayınlanacağı konusunda bir fikrimiz yok. Gece yarısı yayınlanan kararlar kadınların vereceği tepkiden çekinmenin yanı sıra ‘ben gece yarısı çıkardığım kararlarla bu ülkeyi istediğim şekilde yönetirim’ demektir. Bu durum tamamen demokrasi ve hukuk devletinin kırıntısının dahi kalmadığının göstergesidir” dedi.     

YOK HÜKMÜNDE

Hukuksuz bir şekilde çıkarılan ve yayınlanan kararnamelerin yok hükmünde olduğunu dile getiren Kayadelen, “Meclis’te onaylanarak, yürürlüğe girmiş uluslararası bir Sözleşme, Cumhurbaşkanı tarafından tek başına iptal edilemez. Bu nedenle karar yok hükmündedir. Ancak maalesef ki bizim ülkemiz ‘ben yaptım oldular’ ile yönetilen bir ülke haline geldi” diye belirtti. 

BAŞVURULAR BEKLENİYOR

Birçok kurum ve kadın örgütünün kararın iptali için Danıştay ve mahkemelere dava açtığını anımsatan Kayadelen, hukuken nasıl bir süreç işleyeceğine dair şu bilgileri paylaştı: “Mahkemelerden gelecek sonuçları bekliyoruz. 1 Temmuz’a kadar süresi var zaten. Bu anlamda kadın örgütleri tarafından birçok uluslararası örgütle iletişime geçildi. Kararın usulsüzlüğüyle ilgili Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamenter Meclisi'ne başvuru yapıldı. Başvurular, Venedik Komisyonu'na devredildi. Venedik Komisyonu kararını 1 Temmuz'a kadar verebilecek. Tek adam kararı olduğu için şu anda davaların sonucunu beklemekten başka hukuken tüketilebilecek yol yok. Yapılan başvurularla ilgili mahkemelerde de herhangi bir gelişme yok. Mahkemenin 1 Temmuz’a kadar karar verme zorunluluğu da yok maalesef. Bizim de 1 Temmuz’a kadar kadın örgütleriyle birlikte eylemseliklerden başka yapacağımız bir şey yok.” (MA)