Mor Dayanışma Derneği üyesi kadınlar, kadına yönelik şiddete ve cinayetlere karşı İstanbul Kadıköy'deki Yoğurtçu Parkı’nda bir araya gelerek 'Hareket geçiyoruz' kampanyası başlattıklarını duyurdu. 

Mor balonlarla süsledikleri bisikletleriyle parka gelen kadınlar, açıklama öncesinde kadına yönelik şiddeti düdük çalarak protesto etti.

'Cinayeti şiddeti meşrulaştıran erkek egemenliğine, işsizliğe ve yoksulluğa karşı Harekete geçiyoruz' pankartı açıp, 'Kadın cinayetleri politiktir', 'Acil önlem paketini uygula' dövizleri taşıyan kadınlar adına Cemile Baklacı konuştu.

Baklacı, 2020 yılının ilk 6 ayında en az 152 kadının erkekler tarafından katledildiğini, 88 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini belirterek, kadınların erkek egemen zihniyetten beslenen iktidar ve toplum yapısı karşısında her gün artan kadına cinayetlerine ve çocuk istismarına karşı 'yaşamak istiyoruz' çığlığını yükselttiğini ifade etti.

Pandemi süresince artan kadın cinayetleri, istismar ve şiddet vakalarındaki artışın erkek egemen sistemin ve iktidar politikalarının sonucu olduğunu söyleyen Baklacı, "Bu süreçte şiddet vakalarına dönüş yapmayan 183 hattı, kadınları doğru yönlendirmeyen ve hatta geri gönderen kolluk kuvvetleri, yetersiz sayıdaki ŞÖNİM ve kadın sığınma evleri, 6284 sayılı kanunun eksiksiz uygulanmaması kadınların yaşamlarına kastediyor ve her gün kadınların, çocukların öldürülmesine açık kapı bırakıyor" dedi.

'İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE SALDIRILARLA KADINLARIN VE ÇOCUKLARIN YAŞAMINA KASTEDİLİYOR'

Baklacı, sözlerinin devamında iktidarın İstanbul Sözleşmesi'ni hedef alması üzerinde durdu. Sözleşme’ye yönelik saldırılar ile açıkça kadınların ve çocukların yaşamlarına kastedildiğini kaydeden Baklacı, şunları söyledi:

"En son AKP Genel Başkanvekili’nin sözleşmeye yönelik tehditleri nefret söylemi içeriyor ve erkek şiddetiyle mücadelede samimi olmadıklarını gösteriyor. İstanbul Sözleşmesi, kadın mücadelesinin kazanımıdır. Saldırılar ve tehditler kabul edilemez. Sözleşmedeki haklarımızdan ve 6284’ü savunmaktan vazgeçmiyoruz."

'BEKÇİ YASASI'NIN MİSYONU AHLAK BEKÇİLİĞİ'

Bekçi yasasıyla da kadınların özel hayatlarına yönelik keyfi uygulamalarının önünün açıldığını dile getiren Baklacı, yasanın 'Ahlak Bekçiliği' misyonuna sahip olduğunu belirtti. Baklacı, "Bu yasa ile bekçiler, bekâr kadınları gözetleyebilecek, takip edebilecek. İstismar Af Yasa Tasarısı ile çocuk istismarı ve tecavüz evlilik yoluyla normalleştirmek isteniyor. İnsan hakları savunucularına, kadın hakları aktivistlerine, LGBTİ+’lere yönelik tehditler ve saldırılar artarken Ceza İnfaz Yasası ile failler salıverildi" diye konuştu.

'ACİL EYLEM PAKETİ UYGULANSIN'

Siyasi iktidarın kadın düşmanı politikalarla yaşam hakkını gasp ettiğini vurgulayan Baklacı, "Yeni İstihdam Kalkanı paketiyle kıdem tazminatımıza el konulmaya çalışılıyor. 25 yaş altı ve 50 yaş üzeri işçilere getirilmesi planlanan ‘belirli süreli sözleşme’ ile kıdem ve ihbar tazminatı tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Patronlara değil, kadın politikalarına bütçe istiyoruz. Kıdem tazminatımız emeğimizin karşılığıdır! Patronların lütfu değildir, fona gidecek yatırım değildir! Yeni İstihdam Kalkanı paketiyle kadınlara güvencesizliği ve esnek çalışmayı dayatan, kıdem tazminatımızı gasp eden kadın düşmanı politikaların engellenmesi, kadınların ve çocukların barınma ve geçinme koşullarının sağlanması için ‘acil eylem paketi’ uygulansın" ifadelerini kullandı.

'TÜM KADINLARI HAREKET GEÇMEYE DAVER EDİYORUZ'

Kadınları hedef alan bu politikalar karşı “Harekete Geç” kampanyasına başladıklarını duyuran Baklacı, sözlerini şöyle noktaladı:

"Bu kapsamda mahallelerde kadın meclislerimizi kurmaya, erkek şiddetine, kadın cinayetlerine, çocuk istismarına karşı yerel yönetimlere sorumluluklarını hatırlatmaya ve karar mekanizması olacak kadın politikalarını uygulamaya ve uygulatmaya, Bekçi Yasası ile mahallerimize ve özel hayatımıza yönelik keyfi uygulamalara ses çıkarmaya tüm kadınları çağırıyoruz. İşsizlik ve yoksulluk kıskacına karşı gelmek ve kadınları, çocukları hiçe sayan ekonomi politikalarına müdahale etmek için kadın dayanışmasını büyütmeye çağırıyor, tüm kadınları harekete geçmeye davet ediyoruz." (Mezopotamya Ajansı)