Kamu bankası çalışanı: Üst yönetim 'gerekirse şehit olacaksınız' diyor



Artı Gerçek

Bir bankacı, 'Üst yöneticilerin gerekirse şehit de olacaksınız mesajlarıyla hiç bu kadar değersiz hissetmemiştik kendimizi' sözleriyle nasıl bir psikoloji içinde çalıştıklarını anlattı.


Rıfat DOĞAN

ARTI GERÇEK- Kamu bankasında çalışan bir bankacının Artı Gerçek’e anlattıkları, kamu bankalarında
yaşanan durumun özeti gibi.

Tüm dünyayı etkisi altına ve Türkiye’de de hızla yayılan koronavirüs salgını, birçok sektörde ve işyerinde tedbir alınmasına neden olsa da kamu bankaları gece gündüz hatta haftanın yedi çalışmaya devam ediyor. Çünkü hükümetin açıkladığı ekonomik destek paketi kapsamında kredilerin ertelenmesi, esnafa verilen kredi desteği ve emeklilerin promosyon döneminin bu yıla denk gelmiş olması kamu bankalarındaki yoğunluğu da kat be kat artırmış durumda. Böyle olunca da hamile, engelli ve kronik hastalığı olanlar dışında hiçbir çalışanın izin yapma hakkı bulunmuyor.

Banka üst yönetiminin yaptığı psikolojik baskı ise ayrı. Personele savaştaymış gibi “nefer” görevi verilmesi, daha fazla çalışanın amirin gözüne gireceği sözleri, “gerekirse şehit olacaksınız” mesajları bu baskının bazı örneklerini oluşturuyor.

'HAFTASONU ÇALIŞAN PERSONEL DE VAR DOLAYISIYLA KAMU BANKALARINDA 7 GÜN MESAİ VAR’

Koronavirüs tehdidinin büyüdüğü şu günlerde kamu bankasında çalışan ve isminin açıklanmasını
istemeyen bir bankacı yaşadıkları yoğunluğu Artı Gerçek’e şu sözlerle anlattı:

“İlk hafta emeklilerin bankalarla üç yıllık promosyon anlaşmasının süresi dolmuştu, artık emekliler banka banka dolaşıp, hangisi en yüksek promosyonu veriyorsa maaşını o bankaya aktarıyordu. Bu süreçte ne oldu? Emeklilerin çoğu kamu bankasında olduğu için şubelerde ciddi yoğunluklar oldu. İlk hafta hiçbir şey olmamış gibi çalışıldı. Devletin açıkladığı kredilerin ertelenmesine dönük işlemler nedeniyle kamu bankaları normalden daha çok çalışmaya başladı. Haftasonu şube çalışanlarının büyük bir bölümü şubelerde çalışıyor. Çalışmalarının nedeni de esnafa verilen kredi desteği. Dolayısıyla kamu bankalarında 7 gün mesai var.”

GÜVENLİK GÖREVLİSİ MÜŞTERİNİN ATEŞİNİ ÖLÇÜYOR

“İlk hafta hizmet birimlerine personeller için anti-septik losyon, eldiven ve maske alınması çağrısı yapıldı, çevredeki eczane/marketlerden kendileri gidip tedarik ettiler. Bu ekipmanların merkez tarafından organize edilerek şubelere dağıtılması da ikinci haftayı buldu” sözleriyle alınan önlemlerin geciktiğine ve yetersiz kaldığına da işare eden bankacı “Güvenlik görevlilerin eline ateş ölçer verdiler, onlara ateşi 38’in üstünde olanları geri gönderin, altında olanları bankaya alın talimatı verildi. Güvenlik personeline “Müşteriyle tartışmayacaksınız, hastaneye yönlendirmeyeceksiniz sadece bankamızın uygulaması diyeceksiniz” dediler. Yüz tane müşteri bir anda geliyor, güvenlik görevlisi o anda nasıl yapacak bu işi insanlar?” dedi. 

Maske takmaları nedeniyle müşteriler tarafından şikayet edildiklerini belirten bankacı “Birinci hafta çağrı
merkezine şikayet etmişler bizi ; maske taktığımız için rahatsız olmuşlar. Akın akın geliyorlar. Bir kredi için
saatlerce bekliyorlar kalabalık şube hollerinde. Tartışmalar da oluyor. Kendi sağlıklarını da, bizimki de
hiçe sayılıyor bu ortamda” dedi.

‘KAMU BANKALARINDA HER ŞEY ÇOK NORMALMİŞ GİBİ DEVAM EDİYOR’

Çalışanların bu süreçte hamile, engelli ve kronik hastalığı olanlar dışında diğer çalışanlara izin kullanmasına da izin verilmediğini ve alınan kararlara rağmen normal mesai şeklinde çalışmaya devam ettiklerini dile getiren bankacı şöyle devam etti:

“İkinci hafta, Bakanlığın dezavantajlı gruplara iki hafta izin verileceğini açıklaması sonrası banka kronik hastalığı olanlara, hamilelere, engelli çalışanlara önce bir hafta izin verdi, sonra bir kısmını geri çağırdı, bir kısmına yıllık izin verdi. Diğere çalışanlara dönüşümlü olarak izin verilecek dendi ancak bu sözde kaldı.

Normal yıllık izin talepleri dahi durduruldu. Bu süreçte dönüşümlü işçi çalıştırmanın bir tek İş Bankası’nda uygulandığını biliyoruz, diğer bankalarda uygulandığına ilişkin bir şey duymadık. Daha sonrasında Bankalar Birliği’nden “şubelerin 12 ile 17 saatleri arasında çalışmasını tavsiye ediyoruz” şeklinde bir karar çıktı. Buna sekiz banka uydu, katılım ve kamu bankaları normal mesailerine devam etti. Uygulayanlarda da 9’da kapı açılıyor, 12’de müşteri giriyor, saat 5’e kadar çalışılıyor. Altıya kadar da kasa sayılıyor, aslında personel sekiz saat çalışıyor bildiğimiz kadarıyla.”

‘KARANTİNADA ARKADAŞLARIMIZ VAR AMA ÇALIŞIYORLAR’

“Ölümcül bir salgın olduğu için ve bırakın şube içinde 10 personelin birbirine bulaştırma ihtimalini, şubelere özellikle kamu bankalarına akın akın insan geliyor” diyen bankacı bankalardaki koronavirüs riskinin büyüdüğüne dikkat çekti:

“Bütün yük şubelerde. Vatandaş banka şubelerine yönlendiriliyor, şubeler tıklım tıklım, sosyal mesafe kesinlikle uygulanamıyor, müşteri ile burun burunasın. Bankalarda iki ölüm var koronavirüs kaynaklı, biri Akbank’ta diğeri Yapı Kredi’de. Bunun dışında bildiğimiz, duyduğumuz çok fazla vaka var. Vaka görülen şubeler, birimler var, uzaktan çalışan uzaktan çalışıyor, 14 gün karantinaya alınıyor, onda da yıllık izin veriliyor. Vakalar genele yayılıyor. Özellerde genel müdürlük çalışanları çoktan geçti diye duyuyoruz uzaktan çalışmaya, kamu bankalarındaki teknolojik altyapı nedeniyle nisan başında geçecek diye biliyoruz, ancak şubeler her koşulda açık. Genel müdürlükte bir çok birimde koronalı arkadaşlarımız var, karantinadalar, ama çalışıyorlar. Şube personlleri çok büyük risk altındalar. Karantinada şubeler var.
Birçok insanla sürekli temas halindeler. Mesafe 30 santime kadar düşüyor.”

‘FEDAKARLIK YAPACAKSINIZ BUNUN İÇİN MAAŞ ALIYORSUNUZ’

Banka üst yönetiminin çalışanlara dönük ifadeleri ise başka bir psikolojik baskı yaratmış durumda. Çalışanlara üst yönetim tarafından ifade edilen cümleleri aktaran bankacı, “Siz ülkenin bu döneminde her türlü fedakarlığı yapacaksınız, normalden daha fazla çalışacaksınız, çünkü buradan maaş alıyorsunuz” denildiğini, buna gerekçe olarak da “ülkenin geçtiği önemli süreçten sizin mesai yapmanız gerekiyor” cümlelerinin sarf edildiğini söyledi. 

BANKA PERSONELLERİ SAVAŞTA GİBİ: SİZ BİR NEFER GİBİ ÇALIŞACAKSINIZ

Banka personellerinin birer “nefer” olarak tanımlandığına dikkat çeken bankacı, izin alanla çalışana ayrı
gözle bakıldığına vurgu yaptı:

“Bu süreç seferberlik olarak tanımlanıp bu krizi atlatmak için banka personellerinin bir nefer gibi çalışması gerektiği vurgulanıyor. Sağlık raporu alınması ve fazla mesaiye kalınmamasının bir 'karşılığının' olacağı belirtiliyor. Personellere “amirlerinizin gözünde değeriniz düşecek” deniliyor. Tedirgin olup izin isteyenlere başka bir gözle, çalışmaya devam eden personele ise başka bir gözle bakılıyor. Çalışanların psikolojisi çok kötü.”

‘ÜST YÖNETİCİLERİN GEREKİRSE ŞEHİT OLACAKSINIZ MESAJLARI…’

Bankacı, personelin nasıl bir ruh hali içinde olduğunu da şu sözlerle anlattı:

“Personeller çok çaresiz, Üst yöneticilerin 24 saat kesintisiz süren watsap talimatlarıyla, gerekirse şehit de olacaksınız mesajlarıyla hiç bu kadar değersiz hissetmemiştik kendimizi. Ölümüne çalışıyoruz duygusu içinde herkes. Neden sokağa çıkma yasağı ilan edilmiyor? İşyerleri kapandığı halde neden şubeler hala insan çağırıyor, koronavirüsü yayıyoruz. Kendimizi geçtik, ailelerimizin sağlığından endişe ediyoruz, çocuklarımıza sarılamıyoruz. İnsanlar bir an önce mesai bitse de güvenli evime gidebilsem derdinde.

Kiminin yaşlı anne ve babası var ve onlara bulaştırmaktan korkuyor. Göze girmek için herşeyi yapan arkadaşlarımız dahil herkes ölüm korkusuyla çalışıyor, söylenen 'fedakarlık' gerekçelerini kafasında oturtabilen yok. Ekmek parası kazanmanın bedeli bu kadar ağır olmamalıydı. Diğer bankalardaki gibi kamu bankalarında da ölümler olmasından korkuyoruz, Korona taşıyıcısı olarak ailelerimize bulaştırıp ölüme sebebiyet vermekten korkuyoruz. Yaşamak istiyoruz.”

BAĞLANTILI HABERLER