Seda TAŞKIN


+GERÇEK-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’daki CHP muhabirleri ile bir araya geldi. Kılıçdaroğlu’na Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Genel Sekreter Selin Sayek Böke ve İzmir Milletvekili Engin Altay eşlik etti.

Bir otelde gerçekleşen buluşmada Kılıçdaroğlu, gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin birçok yerinde mitingler düzenlemeye devam edeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Toplantılar yapmaya devam ediyoruz, bunun mitinglerden daha etkili olduğunu düşünüyorum. CHP’ye sempati duyan, oy veren kişilerin değil, tam aksine bize mesafeli olan kişilerle bir araya geliyoruz. Toplantılarda rahatlıkla bize sorular sorup, tanımaları için ortam sağlanmış oluyor.  Helalleşme sürecinin başlangıcı gibi” dedi.

‘İKTİDARA GELDİĞİMİZDE BİR HAFTA İÇİNDE STRATEJİK PLANLAMA TEŞKİLATI KURACAĞIZ’

“Ekonomi konusuyla ilgili Millet İttifakı eleştirilerini ortaya koyuyor ancak nasıl aşılacağı yönünde somut bir çalışma ortaya koymuyor. Önünüzdeki dönemde Millet İttifakı olarak somutlaştırma yapılacak mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Söylüyoruz ama yoğun gündem içinde kayboluyor. İktidar olduğumuzda bir hafta içinde stratejik planlama teşkilatı kuracağız. Ülkenin gelir ve gideri nedir, paralar nereye gidiyor hepsini tek tek inceleyeceğiz. Devleti bu şekilde yöneteceğiz” dedi.

‘CUMHURBAŞKANI HIZLA 1 NUMARALI KARARNAMENİN GEREĞİNİ YAPACAK’

Verimli ve istihdam yaratan yatırımlar yapacaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bununla ilgili projemiz var ve arkadaşlarımız bunun üzerinde çalışıyor. Bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşacağız. Bu beş yıllık bir çalışmayla ortaya koyulmuş bir proje olacak. Erdoğan’ı yolcu ettiğimizde yerine gelecek olan cumhurbaşkanı süratli bir şekilde bir numaralı kararnamenin de gereğini yapacaktır. Süratli bir şekilde yeni atamalar yapılacak. Yapacağı işin erbabı kimse onu atayacağız. Bu şekilde devleti yönetenler ile vatandaş arasındaki güveni de yeniden sağlayacağız. Dış politikada da çok önemli adımlar atacağız. Avrupa’daki tüm özgürlükleri Türkiye’ye getireceğiz. Bunların hepsini düşünüyoruz. Neyi nasıl yapacağımızı kararlaştıracağız” dedi.
‘BEYEFENDİ BİZİM SOKAĞA ÇIKMAMIZI İSTİYOR AMA ÇIKMAYACAĞIZ’

CHP lideri, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Utanmadan sıkılmadan sokaklara döküleceklermiş, meydanlara döküleceklermiş. Siz 15 Temmuz'u görmediniz mi?” sözlerine de yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, “Bu sözlere sadece gülümsüyorum. Tam tersi biz vatandaşımıza taşkınlık yapmayacaksınız, sabırla sandığı bekleyeceksiniz diyoruz. Erdoğan’ın basın danışmanı yok mu? Bizim bu konuyla ilgili ne söylediğimizi bilmiyorlar mı? Beni dinliyor olsaydı o koltuğunda bu kadar rahat oturmazdı. Sayın Erdoğan hayal dünyasının dışına çıkmasın. Halkımız sabırla seçim sandığını bekleyip, bu otoriteyi oyuyla değiştirsin. Beyefendi bizim sokağa çıkmamızı istiyor ama çıkmayacağız” dedi.

‘ERDOĞAN KENDİ TABANINI RAHATLATMAK İÇİN KONUŞUYOR’

Erdoğan’ın “Döviz kurunun üzerindeki köpüğü almıştık, enflasyon üzerindeki köpüğü de süratle alarak ülkeyi bu görüntüden kurtaracağız” sözlerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Bu kadar zammı da geri alacaklar mı? Dolarda gerileme oldu ama zamlarda bir gerileme olmadı. Köpüğü almak için zamları da geri alması gerekiyor. Kendi tabanını rahatlatmak için politik söylemlerde bulunuyor. Kısacağı Erdoğan ülkeyi de ekonomiyi de yönetemiyor” dedi.

HDP’NİN ERKEN SEÇİM ÖNERİSİ: TAVRIMIZ NET

HDP’nin, erken seçim talebiyle muhalefet partilerine yaptığı ziyaretlere ilişkin soruyu da cevaplayan Kılıçdaroğlu, tüm partiler gibi HDP’nin de önerge verme hakkı olduğunu söyledi. Her siyasi partinin erken seçim önerisi vermesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, erken seçime yönelik tavırlarının net olduğunu söyledi.

‘ERDOĞAN’IN ŞU AN YAPACAĞI EN İYİ ŞEY SÜRATLE SEÇİME GİTMEK’

Erdoğan’ın erken seçime gitmek zorunda olduğunu ve ülkenin artık yönetilemez bir duruma geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Piyasa, ekonomi vatandaşın durumu malum. Geçen her gün 84 milyonun sırtına yeni yükler yükleyerek, nereye kadar götürecekler. Hazine’nin durumu da pek parlak değil. Doların yükselmesi Türkiye’nin yükünü ciddi şekilde arttırdı. Faizi düşürdük dediler ama herhangi bir faiz düşmesi olmadı. Tam tersi bütün faizler yükseldi. Borç nereden bulacaklar onu da bilmiyoruz. Erdoğan’ın şu durumda yapacağı en iyi şey süratle bir erken seçime gitmesidir” diye konuştu.

‘BİR MİLLETVEKİLİNİN DEVLETİN KURUMUNA ALINMAMASI KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİL’

Mili Eğitim Bakanlığı’na kilit vurulmasına ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, Bakanlıktan 15 saat önce randevu istendiğini ancak kendisine bir dönüş sağlanmadığını söyledi. Birçok öğrencinin yüksek puanlar almasına rağmen sözle mülakatta elenmesinin büyük bir mağduriyet olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Genel başkan olmayı bir kenara bırakın, devletin bir kurumunun bir milletvekilini içeri almaması ve kapıya kilit vurması kabul edilemez. TBMM Başkanının bu duruma tepki göstermesi gerekiyordu. Bu eleştirileri kabul edememektir, adaleti sürdüremiyoruz demektir” dedi.

‘İMAMOĞLU’NUN SUÇLANMASI EKONOMİDE YAŞANAN KAOSTUR’

“MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için kullandığı “Suçluysa elbette görevinden alınmalı, büyükşehir belediye meclisi de yeni başkanı seçmelidir. Bu işin şakası yoktur” sözlerine ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, “Belediyeye alınan herkesin onayı savcılık tarafından alınıyor. Eğer bir soruşturma açılacaksa o da Adalet Bakanlığı’na açılmalıdır. Ekrem İmamoğlu’nun suçlanmasının nedeni tamamen ekonomide yaşanan kaosu unutturmak için yapılan bir hamledir” diye belirtti.

‘İSTANBUL’U YANDAŞLARI İÇİN BİR RANT HAVUZU OLARAK KULLANIYORLARDI’

İstanbul’un AKP’nin yandaşları tarafından yemlendiği bir havuz olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Buradaki rantı kendi yandaşları için kullanıyorlardı. Olmayan bir işi olmuş gibi onayını verip parasını veriyordu. Bina ihalesine girmişsiniz ama ortada bina yok. Ama bu kişi şu anda Ulaştırma Bakanı. Dünyanın herhangi bir yerinde asla böyle bir şey olmaz. Ama hırsızlığın meşrulaştığı bir yerde rahatça bakan oluyorlar.

‘İÇİŞLERİ BAKANI 34 YOLSUZLUK DOSYASINA EL KOYDU’

İBB’ye yönelik bir polis baskını yaşanması durumunda ne yapacakları yönünde sorulan soruya ise Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi: “Mutlaka belge alacaksınız. Belgeyi yok edebilirler. Yolsuzluklar konusunda bu kadar ‘hassas’ olan İçişleri Bakanı 34 yolsuzluk dosyasına el koydu. Bunların tamamı ortaya çıktı. Müfettişlerin el koyduğu dosyadaki kamu zararı 13 milyon 202 lira.”

Cumhurbaşkanı olarak en çok konuşulan isim olduğunu ve cumhurbaşkanı adayının nasıl özelliklere sahip olması gerektiği sorulan Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayının her şeyden önce devleti tanıması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Devleti tanımayan birisinin cumhurbaşkanı adayı olmasını doğru bulmam. Örneğin, cumhurbaşkanı adayının önyargılı olmaması lazım. Toplumun her kesimini kucaklaması lazım. Eleştirilere karşı saygısı olması lazım.”

ERMENİ SOYKIRIMI, DERSİM KATLİAMI VE ‘HELALLAŞME’ ÇIKIŞI

Helalleşme çıkışının 1915 Ermeni Soykırımı ve 1938 Dersim Tertelesi’ni de kapsayıp kapsamayacağı sorusuna ise Kılıçdaroğlu şöyle yanıt verdi: “Bu döneme ait bütün belgelerin tarihçilerin önüne koyulması lazım. Gerçekleri bir görelim, gerçekleri görmeden bir şey söylemezsiniz. Aynı şekilde Ermeni olayları ile ilgili olarak de tarihçilerin bu konuları araştırması ve hepimizin önüne koyması lazım.”

‘ERDOĞAN ORTALIKTA KAHRAMAN GİBİ GEZER’

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala kararına uymadığı gerekçesiyle 19 Ocak tarihine kadar Ankara’ya süre tanımıştı. Kavala’nın hala serbest bırakılmamasına ilişkin +Gerçek’in sorusunu yanıtlayan Kılıçdaoğlu, şöyle konuştu:

“Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını istemem. Türkiye’nin sıcak siyasetine dışarıdan müdahale AKP’nin işine gelir. AK Parti ister zaten, Erdoğan ortalıkta kahraman gibi gezer. Böyle bir beklentisi var Erdoğan’ın. Bu nedenle dışarıdan bir müdahaleyi doğru bulmuyorum. Türkiye’nin kendi sorunlarını demokratik sorunlarını çözebilir. Biz çözeceğiz ve dünya görecek. Bu çözümün temel aktörü sandığa gidip oy kullanacak gençlerdir” dedi.