Yağmur Kaya


ARTI GERÇEK- İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Çağdaş Avukatlar Grubu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü haftası dolayısıyla Kobanê Davası kapsamında yargılanan kadın siyasetçilerin durumuna dikkat çekmek amacıyla Taksim Hill Otel'de basın toplantısı düzenledi.

Siyasetçi ve hukukçular Kobanê Davası’nda yargılanan kadın siyasetçiler için dayanışma ve 29 Kasım’da Sincan’da görülecek olan duruşmaya katılım çağrısında bulundu. Siyasetçi ve hukukçular, kadınların verdikleri mücadele kapsamında yaptıkları eylemlerin suçlama konusu yapıldığında belirtti. Toplantıda yargılanan kadın siyasetçiler şahsında devlet ve yargı şiddetiyle kadın mücadelesinin bastırılmaya çalışıldığı vurgulandı.

Basın metnini okuyan ÖHD İstanbul Şube Eşbaşkanı Arzu Kayaoğlu, Türkiye’de uzun süredir, kadına karşı şiddet, sömürü ve eşitsizlik uygulamalarına karşı mücadele eden ve her türlü konuda kadınlarla dayanışan kurumların yargı eli ile baskı altına alınmaya çalışıldığını söyledi. Kayaoğlu, "Bizler kadın özgürlük mücadelesi veren arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu belirterek, 29 Kasım’da Sincan Cezaevi Kampüsü’nde devam edecek duruşmalara katılma ve dayanışma çağrısı yapıyoruz. Kadın dayanışması yaşatır. Biz kadınlar birlikte güçlüyüz' dedi.

GÜNGÖR: SÖZLER SUÇ SAYILDI

Toplantıda söz alan dosya avukatlardan Avukat Ezgi Güngör, "Figen Yüksekdağ 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayıp, 'Kadınların her yerde; kadın olduğu için zulüm eden bir zihniyet var" sözü suç sayıldı ve yargılanıyor. Sebahat Tuncel Pakize ve Save'nin katledilmesine dair sözleri suç sayıldı ve yargılanıyor. Gültan Kışanak'ın 'Rojava bir kadın devrimidir' sözleri suç sayıldı ve yargılanıyor. Ayla Akat Ata sadece Roza Kadın Derneği'nin etkinliklerine katıldığı sebebiyle yargılanıyor. Aysel Tuğluk 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğine katıldığı için suçlu bulunup yargılanıyor" dedi.

'HUKUKSUZ VE USULSÜZ İŞLEMLER'

Güngör, HDP'li siyasetçiler hakkına onlarca soruşturma açıldığını ifade ederek, "Bugün bu dosyada kadın özgürlük mücadelesinin mecliste, belediye ve derneklerde aktif olarak faaliyetini yürüten birçok kadın siyasetçi yargılanıyor. Kadın siyasetçiler, Ocak 2021 yılından itibaren iddianamenin kabul kararı itibariyle birçok hukuksuz ve usulsuz işlemle karşı karşıya kaldılar. Kadınlara yönelik suçlamaların kadın mücadelesinin kazanımlarına dönük yapılan ve hukukun araçsallaştırıldığı dosyalardır" diye konuştu.

YOLERİ: KADINLAR ÇEŞİTLİ ŞEKİLLERDE ŞİDDETE MARUZ KALIYOR

İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, kadınların yaşamın her alanında her türlü şiddete maruz kaldığını dile getirerek, "Kadına yönelik şiddet deyince genellikle kadın cinayetleri üzerinden mesele tartışılıyor. Çünkü kadınlar yaşamın her alanında ve çok çeşitli şekillerde şiddete maruz kalıyorlar. Ve bu şiddetin topyekûn önlenmesi, kaldırılması ancak kadınların özgürleşmesini sağlayabilecek. Bu yüzden kadınların siyasete katıldıkları noktada bu şiddetin de konuşuluyor olması önemli" diye konuştu.

‘SAĞLIK DURUMUNUN GÖZARDI EDİLİYOR OLMASI FARKLI BİR ŞİDDET TÜRÜ’

Yoleri, tutuklu bulunan Kürt Kadın siyasetçi Aysel Tuğluk'un duruma dikkat çekti ve Tuğluk'un çok çeşitli şiddetle maruz kaldığını söyledi. Yoleri, "Tuğluk'la ilgili uygulanan şiddet sadece yaptığı siyaset ya da kadın mücadelesine katkıları üzerinden de gerçekleşmedi. Maalesef yakalandığı bir hastalık var. Ve bu hastalıkla ilişkili Kocaeli Tıp Fakültesi Adlı Tıp Kurumu tarafından hapishanede kalamayacağına dair düzenlenmiş bir rapor olmasına rağmen kendisi serbest bırakılmamakta. Dolasıyla bu noktadan hem yaşam hakkını tehdit eden bir muameleye de maruz kalmaktadır. Yani şiddet sadece yargılayıp tutuklamakla sınırlanmamış durumda. Sağlık durumuma ilişkin verilerin göz ardı ediliyor olması da farklı bir şiddet türü olarak tartışmak durumunda olduğumuz bir nokta" dedi. 

KOÇAK: ADALET MÜCADELESİ YÜRÜTMEK SUÇ DEĞİL

Adalet için Hukukçular adına Yelda Koçak, "Katledilirken saray rejimi kadına yönelik şiddetle mücadele için milyonların sesi olan kadın siyasetçileri de yargı yoluyla cezalandırmaya çalışıyor” dedi. Adalet mücadelesi yürütmenin suç olmadığının altını çizen Koçak, “Bir suç varsa o da kadınların anayasal haklarını gasp edenlerdir” diye vurguladı.

KAVAK: SALDIRILAR TESADÜFİ OLAMAZ

Çağdaş Hukukçular Derneği Avukat Yağmur Kavak, HDP özelindeki baskı politikalarını ve HDP’li kadın siyasetçilere yönelik bilinçli siyaseti ve saldırıları tesadüfi görmüyoruz. 25 Kasım’da sokaklarda kadınlara saldıran polis şiddetiyle, kadın siyasetçilere yönelik saldırıların tamamen aynı ayaktan ilerlediğini düşünüyoruz” diye konuştu.

GÜLÜM: HİÇBİR KADIN ARKADAŞIMIZ SUSMAYACAK

Toplantıdan son olarak söz alan HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm ise şunları söyledi: "Özellikle Kobanê Davası nezdinde tüm davalara baktığımızda sesimizin kesilmek istendiğini çok net görüyoruz, susturulmak isteniyoruz. Buna karşı susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz ve özgürlük mücadelemizde ısrarlı olacağız diyoruz. Leyla Güven Kürt kadın özgürlük hareketinde yer aldığı için 22 yıl gibi bir ceza ile yargılanmıştı. Dün de yine talimatlı yargı eliyle 5 yıl gibi bir cezayla karşı karşıya kaldı. Bunun hukuki bir karşılığı olmadığını biliyoruz. İktidar yargı ile Leyla Güven’i susturmaya çalışıyor ama şunu bilsinler hiçbir kadın arkadaşımız susmayacak mücadelede ısrarlı, kararlı olacak" diye konuştu.