Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK - 24 Haziran seçimlerinde AKP, MHP ve BBP ‘Cumhur ittifakı’, ana muhalefet partisi CHP ise İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile birlikte ‘Millet İttifakı’ adıyla seçime girmişti. Bu ittifaklar içinde yer almayan HDP, Türkiye’nin batısında ağırlıklı olarak sol-sosyalist kimliğe sahip adaylarla seçime girerken, bölgedeki Kürt partileriyle istenilen ittifakı gerçekleştirememişti.

HDP bu süreçte Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), Türkiye Kürdistanı Demokrat Partisi (PDK-T), PDK Bakur ve Azadi Hareketi ile görüşmüştü. Ancak bu partilerden sadece ÖSP ile ittifak gerçekleşebilmişti. Diğer partiler ittifak görüşmelerinin sonuçsuz kalmasına HDP’nin üzerinde ortaklaştıkları görüşlere seçim bildirgesinde yer vermemesini gerekçe göstermişlerdi. Görüşmeler sırasında üzerinde uzlaştıkları konulara ilişkin HDP’nin kendilerine bilgi vermeden adım atmasının da süreci tıkayan bir diğer faktör olduğunu ileri sürmüşlerdi. 

YEREL SEÇİMLERDE DBP YERİNE HDP 

HDP, 2019’un Mart ayında yapılacak yerel seçimlere kendi ismi ile girmeye karar verdi. Milletvekilleri, yöneticileri ve binlerce üyesi tutuklu olan HDP’yi zorlu bir süreç bekliyor. Şu anda DBP’li belediyelerin 102’sinden 95’ini kayyımlar yönetiyor. Seçimlerden sonra kayyım politikasının devam edeceğine ilişkin işaretler de var. Birçok bileşenle hareket eden HDP’nin yerel seçimde Kürt partileri ile ittifak yapıp yapmayacağı merak konusu. 4 Eylül 2018’de Diyarbakır’da ‘Yerel Seçimlere Hazırlık Toplantısı’ gerçekleştiren HDP yerel seçimde izlenecek politikaları tartıştı. Toplantıda HDP’nin ittifaka kapalı olmadığı, ittifakı zorlayacağı görüşü öne çıktı.

Kürt partilerinin neredeyse tamamı yerel seçimlerde ittifak yapılmasından yana. Ancak görüşmeler henüz başlamadığı için bunun nasıl sağlanacağına ilişkin bir tespit yok. Artı Gerçek bu partilerin temsilcileri ile görüştü; yerel seçimlere yönelik hazırlıklarını ve ittifak önerilerine nasıl baktıklarını sordu.

DBP ittifakların sadece seçim endeksli ele alınmaması görüşünde. Olası ittifaka diğer halkların da dâhil olması gerektiğini savunuyor. PAK ve PSK, Kürt kimlikli partilere yönelik tutumun kapsayıcı olmadığını ileri sürerek HDP’ye mesafeli dursa da seçimlere ortak aday ile gidilmesi görüşüne kapalı değil. Azadi Hareketi ile ÖSP ise Kürt partileri arasında ittifak sağlanarak yerel seçimlere gidilmesi konusunda ısrarcı.

“ULUSAL BİRLİK TEMELLİ İTİFAKLARIN OLMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

Bölgede birçok belediyeyi kazanan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), 2019’daki yerel seçimlere katılmayarak HDP’yi destekleme kararı aldı. DBP, aynı zamanda HDP’nin en büyük bileşeni. 

DBP MYK Üyesi Abbas Azizoğlu, Kürtler arasında ittifak yapılmasının olumlu olacağını ancak bunun seçim endeksli görülmemesi gerektiği görüşünde. Azizoğlu, ittifak çalışmalarını ‘Ulusal ittifak’ çerçevesinde ele aldıklarına söyledi. “Bizim özellikle Kürdistan’da ittifak arayışlarımız eskiden beri vardı” diyen Azizoğlu, “24 Haziran seçimlerinden önce de vardı. İttifaklar derken, biraz bu seçim endeksli ittifaklar gibi algılanıyor, biz bunu çok doğru bulmuyoruz. Demokratik Toplum Kongresi ve Demokratik Bölgeler Partisi ile beraber, öncesinde Kürdistani partilerle ulusal birlik çalışmaları yürütülüyordu. Bizim Kürdistani partiler ile olan ilişkilerimiz ulusal birlik eksenli çalışmalardır. Yani ulusal birlik temelli ittifakların olması gerektiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla asıl görüşmeler ulusal ittifak üzerinden gelişir, ittifaklar yerellerde her halükarda olacaktır” dedi.

“SADECE KÜRDİ PARTİLER DEĞİL, DİĞER İNANÇ VE HALKLAR DA OLMALI”

İttifak çalışmalarının Demokratik Toplum Kongresi (DTK) çatısı altında oluşturulan komisyon tarafından yürütüldüğünü belirten Azizoğlu, farklı kesimlerle görüşmelerin devam ettiğini ifade etti. Azizoğlu ittifak tartışmalarına ilişkin şunları söyledi:

“İdeolojik ayrışmalardan kaynaklı sıkıntılar yaşanmıyor değil. Siyasi partiler genellikle bulundukları konumu koruyarak, karşıdaki partiyi eleştiriyor. Bunun aşılabilmesi için Kürdistani partiler dahil, tüm siyasi partiler nasıl bir yaklaşım sergilemeli ki bu ittifak sağlanabilsin? İşte bu noktada yerel seçimler var. Sadece Kürdi partileri değil, toplumun tüm kesimlerini birlikte değerlendirmek gerekiyor. Süryaniler, Ermeniler, Mıhelemiler, Araplar ve diğer birçok inanç ve halklar var. Yerellerde bu halkların bir araya gelip kendilerini yönetebilecekleri ve yerel demokrasiyi ön plana çıkaracakları birliktelikler gerçekleştirmeli. Bu ulusal ittifakın mihenk taşıdır. Birilerinin ideolojilerinden vazgeçip gelmesi anlamında söylemiyorum. Temelinde şu vardır; eğer biz yerelde beraber yaşıyorsak, Kürdistani partiler de olabilir, Kürtlerin kendi içindeki faklı düşünceler veya partiler de olabilir, bunların tamamının kendilerini ifade edebilecekleri, kendilerini yönetebilecekleri, yönetim kademelerine, karar süreçlerine dâhil olabilecekleri koşulları birlikte sağlamamız gerekiyor.”

“TAŞ ÇATLATAN BİR SESSİZLİK VAR”

ÖSP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, Kürdistani partilerin yanı sıra sol sosyalist ve demokratik kesimlerin de ittifak içinde olması görüşünde. İttifakın gerekli olduğunu her zaman dile getirdiklerini hatırlatan Çiftyürek, Meclis’in Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş ile birlikte işlevsizleştirilmesi sonrasında yerel seçimlerin daha da önem kazandığına dikkat çekti. Yaşanan durumu, “taş çatlatan sessizlik” olarak tanımlayan Çiftyürek, yerel seçimlerin önemini ve partilerinin ittifak girişimlerine ilişkin önerilerini şu başlıklarla dile getirdi:

“Taş çatlatan bir sessizlik var. Yerel seçimler, bu sessizliğin kırılması, sokakların, sivil demokratik siyasetin bütün zenginliği ile yeniden canlanması bakımından oldukça önemlidir. Yerel seçimler siyasal taleplerin yeniden güncelleştirmesi yönünden önem kazanıyor. Malum AKP her zaman olduğu gibi yine başa döndü. ‘Kürt meselesi vardır’, ‘Kürt sorunu vardır’dan, tekrar ‘Kürt meselesi bitmiştir’ noktasına geriledi. Bizim burada ne yapacağımız önemli. Üçüncü nokta ise şu: Bizce Kürdistan siyaseti ve Türkiye demokratik devrimci hareketi Devlet Bahçeli’yi dikkatle izlemelidir. Devlet Bahçeli devlet adına konuşuyor bir nevi. Bahçeli ‘kazan kazan’ formülünü tersten ifade ediyor. Kürde ilişkin ‘Kaybettir, kaybet’ diyor. Yani Kürtler kaybetsin ben kaybetmeye hazırım diyor. Geliştirdiği formül bu. Bahçeli’den anladığımız ‘Kürt anasını görmesin, ben MHP olarak kaybetmeye hazırım’ diyor. Dolayısıyla AKP yani devlet kazansın, anlayışını savunuyor. AKP’de buna hazır. Kürt siyasal partileri, büyüğü, küçüğü, sosyalisti, komünisti, demokratı ile bu tutum karşısında bir duruş sergilemeliler. Eğer onlar devlet kazansın ben kaybedeyim diyorsa, devletleşmemiş, üstelik en temel demokratik hakları ayaklar altına alınan bir halk olarak Kürt siyaseti, Kürt partileri neden ulusal ittifakta ortaklaşmasınlar diyoruz.”

“KÜRD KÜRDE DEMOKRAT YAKLAŞMALI, İKTİDARI PAYLAŞMALI”

Çiftyürek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal ittifak çok dile getiriliyor, fakat adım atılmıyor. Ulusal ittifak gerçekleştirilmek isteniyorsa, yerel ve merkezi iktidarın paylaşılmasında Kürdün Kürde demokrat yaklaşması lazım. Şimdi Güney Kürdistan’da bağımsızlığa bile giderken iki ayrı Peşmerge ordusu ile gidilirse, bunun en önemli nedeni iktidar paylaşımındaki sıkıntıdır. Ulusal ittifak sağlanmıyorsa en büyük nedeni iktidar paylaşımında Kürt partilerinin birbirine demokrat yaklaşmamasıdır. Bizim çağrımız odur. Demokratik iradenin yansıması için iktidarın paylaşılması gerektiğini defalarca dile getirdik. Tabi ki adil olarak… En büyük partimiz ile en küçük partimiz aynı paylaşıma sahip olmayacak. Güç dengelerine göre iktidarın paylaşılması gerekiyor. Ulusal ittifak için ortak iktidar lazım.”

“BAŞIMIZA GELEN MÜSİBETLERİN TEMEL NEDENİ İTTİFAKSIZ OLMAMIZDIR”

Azadi Hareketi Sözcüsü Ayetullah Aşiti, yerel seçimlere ittifak halinde gidilmesi yönünde istişarelerini devamlı sürdürdüklerini söyledi. Azadi Hareketi olarak ittifaksız hiçbir şeyin olamayacağı inancında olduklarını ifade eden Aşitî, “Buna en iyi örnek Federal Kürdistan Bölgesi'ndeki referandum ve Afrin’dir. Tarihe baktığımız zaman, başımıza gelen musibetlerin ana kaynağı ittifakla hareket etmediğimiz içindir. Biz Azadi olarak her şeyin ittifakla çözülmesinden yanayız. Bu yerel seçim olur, genel seçim olur veya uzun vadeli olaylar olur… Biz Kürtlerin kurtuluşunun ittifakta olduğuna inanıyoruz. Bunu hem dini hem de tarihi argümanlarla teyit edebiliriz. Bizler kendi aramızda ittifak sağlamadığımız müddetçe bir yere varacağımıza inanmıyoruz” dedi.

“SOLCU, SAĞCI, MÜSLÜMAN OLDUĞUMUZ İÇİN DEĞİL, KÜRT OLDUĞUMUZ İÇİN SORUN YAŞADIK”

Kürtler arasında ittifak savunulsa da siyasi partiler arasındaki sorunlara hala çözüm bulunamamasının nedenlerini sorduğumuz Aşiti, “Herkesin inandığı ideolojiler kendilerine. Kürdistani sorun ideolojinin ötesindedir. Ben imam olduğum için şunu açık ifade ediyorum. Ben diyorum ki Kürdistani sorun dinden de öte bir şey. Biz Kürtler tarih boyunca Kürt olduğumuz için acılar, çileler, eziyetler ve talanlar yaşadık. Solcu, sağcı, Müslüman olduğumuz için değil. Bunu anlamamız lazım. Bu coğrafyada yaşayan insanlar olarak, insanların diline, ırkına bakmadan beraber nasıl mutlu olacağımızın yollarını bulmalıyız. Bu sağlanmadan bir yere varılmaz. Bunun için ittifak şart” cevabını verdi.

“HDP DEKLARASYONA NEDEN UYMADIĞINI AÇIKLAMALI”

24 Haziran seçimleri öncesinde Kürdistani partiler arasındaki ittifak görüşmelerinde yer alan partilerden biri de Kürdistan Sosyalist Partisi’ydi. İttifakların olumsuz sonuçlanmasına ilişkin eleştirilerin odağına HDP’yi yerleştiren PSK Genel Başkanı Mesud Tek, 31 Mart 2019 yerel seçimleri için ittifak arayışları olup olmadığı sorusuna, “Parti olarak şu anda bu konu gündemimizde değil. Konuşuyoruz, tartışıyoruz, kamuoyu ile paylaşacak bir kararımız şu anda yok. İleriki günlerde kamuoyu ile paylaşmamız gereken bir yaklaşımımız, kararımız olursa paylaşırız” cevabını vermekle yetindi.

Önümüzdeki yerel seçimler de PSK’nin nasıl bir tutum sergileyeceğine ilişkin soruya ise Mesut Tek, “Şu anda birşey söylemek istemiyorum. Yerel seçimleri bütün yönleri ile değerlendireceğiz. 24 Haziran seçimlerindeki ittifak girişiminin başarısız olmasının nedenlerini de değerlendirmek lazım. HDP tarafından Kamuoyuna yapılmış bir açıklama hala yok. HDP tarafından henüz bize yapılmış bir açıklama, bir bilgilendirme de yok. Altına imza attıkları deklarasyona niye uymadılar? Kandil’den konuyla ilgili yapılan olumsuz açıklamalara neden yanıt vermediler? Bu konuda henüz bize yapılmış bir bilgilendirme, bir açıklama yok. Dolayısıyla bütün bunlar değerlendirmemiz gereken noktalar” cevabını verdi. Tek, seçimlerde Kürt partilerin nasıl bir tutum sergilemesi gerektiği konusunda ise şunları söyledi: “Kürtler kendileri olmalılar. Kürtler kendi adaylarıyla, kendi kriterlerine uyan adaylarla seçime gitmeliler. Yerelde iktidar olmayı hedeflemeliler.”

“HDP VE HÜDA-PAR DIŞINDA BAĞIMSIZ ADAYLARLA SEÇİME KATILMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

24 Haziran seçimlerinde yürüttükleri ittifak çalışmalarını hatırlatarak sorularımıza yanıt veren Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Genel Başkanı Mustafa Özçelik, PAK’ın içinde olduğu Kürdistani Seçim İttifakı’nın, HDP ve HÜDAPAR’a kamuoyuna açıkladıkları siyasi prensipler temelinde seçim ittifakı önerisi götürdüklerini söyledi. Özçelik, “HÜDAPAR bugüne kadar siyasi prensiplerimizi içeren mektubumuza herhangi bir yazılı cevap vermiş değil. HDP’yle 6 maddelik bir deklarasyonda anlaşma sağlamıştık. Bu 6 maddenin hem Sayın Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin bildirgesinde, hem de HDP’nin seçim deklarasyonlarında yer alması konusunda HDP ile mutabakata varmıştık. Ama HDP bizlere hiçbir açıklama yapma gereği duymadan Seçim Deklarayonu'nu açıkladı ve bu 6 maddeye yer vermedi. Bunun üzerine de Kürdistani Seçim İttifakı’nın seçim işbirliği teklifi, HDP Genel Merkezi’nin bu tutumu nedeniyle gerçekleşmedi. HDP bugüne kadar ne bizlere, ne de kamuoyuna üzerinde ittifak sağladığımız 6 maddelik deklarasyonu Ankara’da açıkladığı Seçim Deklarasyonu'na neden koymadığı konusunda hiçbir açıklama yapmış değil. Diyarbakır’da açıklanan deklarasyonun ise bu 6 madde ile esas itibariyle bir alakası yoktu. Hem HDP’nin bu tutumu, hem de yerel seçimlerde Kürdistan halkına farklı alternatifler sunmak, çoğulcu, demokratik siyasetin gelişmesi anlayışıyla, PAK olarak yerel seçimlerde HDP ve HÜDAPAR dışında, bağımsız, yurtsever, demokrat adaylarla katılmayı düşünüyoruz” dedi.

"HDP'DEN GELMİŞ BİR GÖRÜŞME ÖNERİSİ YOK"

HDP’den kendilerine yerel seçimler ve ittifak ile ilgili herhangi bir görüşme önerisi gelmediğini de belirten Özçelik, Kürdistani partiler ile görüştüklerini, mutabakat sağladıkları Kürdistani partilerle birlikte diğer STK’ler ve bağımsız kişilerle görüşmeyi düşündüklerini söyledi. Özçelik, seçim ittifakı ile ilgili temel prensiplerini ise şu şekilde sıraladı: “Kürtlerin millet olarak varlığını, Kürtçe ana dille eğitim hakkını ve Kürdistan’a siyasi statüyü savunmak; Kürdistan’daki siyasal, sosyal, etnik, dinsel ve mezhepsel kesimlerin birbirlerinin varlığına, düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne saygılı olmalarını benimsemek; Kürdistan’ın her parçasındaki kazanımı sahiplenip kendi kazanımı olarak görmek; özgürlük, demokrasi ve adaleti esas almak. Halka hizmeti görev edinen çağdaş, demokratik, katılımcı, iradesi kendi elinde olan bir belediyecilik anlayışına sahip olmak. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na uyumlu bir yerel yönetim anlayışını benimsemek ve bunun gerçekleşmesi için mücadele etmek.”