Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD Üyesi Avukat Barkın Timtik'in tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

37. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Kozağaçlı ve Timtik’e verdiği cezanın Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nce bozulmasının ardından başlayan yargılamanın ikinci duruşması bugün İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Duruşmaya 4 yıl 7 aydır tutuklu olan Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik ile diğer tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra çok sayıda avukat, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP milletvekilleri Hüda Kaya ve Dilşat Cambaz katıldı.

'EĞER BU DOSYALAR BİRLEŞSEYDİ BUGÜN EBRU TİMTİK YAŞIYOR OLACAKTI'

Kimlik tespitlerinin ardından başlayan duruşmada Kozağaçlı, Yargıtay ilamı ve verilen birleştirme kararı da dahil kararların hiçbirinin kendisine tebliğ edilmediğini söyledi. "Boğazımıza kadar usul rezilliğine battık" diyen Kozağaçlı, şöyle konuştu:

"Bu sürecin tamamı yanlış. İçlerinde sadece bir tane doğru karar var, o da sizin mahkemeniz tarafından verilen karar. Sayın mahkemeniz, 'Bu iki dosya aynı, bu dosyaları birleştirelim' dedi. İşte isabetli karar budur ve eğer bu dosyalar birleşseydi bugün Ebru Timtik yaşıyor olurdu, biz senelerdir tutuklu olmazdık, Aytaç Ünsal sakat kalmazdı ve arkadaşlarımız hükümlü duruma düşmezdi. Bunlar yapılmadı ve biz böyle ağır bir adaletsizliğe maruz kaldık. Yani boğazımıza kadar usul rezilliğine battık."

'BU DOSYADA BİR AVUKATIN CANI VAR'

Timtik de usul yanlışlarına dikkat çekerek, "Birleştirmeyi zaten kabul etmişsiniz, bu aşamadan sonra bize Yargıtay kararı hakkında ne düşündüğümüzü sormanız usule uygun hale getirmez. İşin içinden çıkmanız çok zor, bu dosyanın arasında bir avukatın canı var çünkü. Şimdi bize bu dosyayla ilgili beyan soruyor olmanız dosyayı hukuki hale getirmez. Gitti giden. Artık usuli olarak bu dosyayı yoluna koyamazsınız. Herhangi bir beyanda bulunmuyorum" dedi.

'HAKKIMDA TAHLİYE KARARI VERENLER SÜRGÜN EDİLDİ, BEN SİZE NE DİYEYİM'

Beyanların ardından duruşma savcısı 'kaçma şüphesiyle' tutukluluğun devamına talep etti. Kozağaçlı'nın bu talebe yanıtı, "Sizin heyetinizden tahliye talep etmiyorum. Hukuki bir yargılama yapıldığını düşünmüyorum. Ayrıca benim hakkımda tahliye kararı veren 6 yargıcın 6’sı da sürgün edildi. Dolayısıyla ben size ne diyeyim, çoluğunuz çocuğunuz var. Ben size ne diyeyim" şeklinde oldu.

EBRU TİMTİK'İN VASİYETİNİ HATIRLATTI

Kozağaçlı, şöyle konuştu:

"9 yıldır yapılan bütün duruşmalara katıldım, fiilen avukatlık yapmaya devam ettim. 10'dan fazla kez yurt dışına gittim ve döndüm. Bu yargılamada beni kaçmakla itham ediyorsunuz. Sadece bu dosyada benim hakkımda 3 kere yakalama kararı çıktı. Birinde Suriye’deydim. Televizyondan bineceğim uçağın sefer sayısını bildirip geldim. 4 saat boyunca IŞİD'in roket attığı bir yolu geçtim. Normalin 3 katı bilet parası vererek ülkeye döndüm. Buna rağmen mahkeme, 'kaçma ve saklanma' şüphesi gerekçesiyle beni tutukladı. Ben 20 yıldır bıyıklıyım, bıyığımı kesersem kaçacağımdan şüphelenebilirsiniz.

Beni tutuklu tutmak için elinizde gerçek hiçbir somut nedeniniz yok. Şimdi hal böyleyken ben nasıl kaçabilirim? Ha siz 'bizim kafamızda bir hüküm var, senin yargılamadan değil bu hükümden kaçacağını düşünüyoruz' diyorsanız bu ihsas-ı reydir, suçtur."

"Biz tutuklandığımız için açlık grevi yapmadık, kimse ceza yargılaması için açlık grevi yapmaz" diyen Kozağaçlı, ölüm orucunda yaşamını yitiren Avukat Ebru Timtik'in vasiyetini hatırlattı ve 'Adalet' dedi. Kozağaçlı, "Bizim mesleki onurumuzla, haysiyetimizle, insanlık onurumuzla oynarsanız biz asla teslim olmayız. Direne direne ölürüz ama asla teslim olmayız" diye konuştu.

'SİYASİ DAVALARDA ADİL YARGILAMAYA HİÇ TANIK OLMADIK'

Kozağaçlı'nın ardından "Bugün Ebru’nun sözleri ile konuşacağım" diyerek söze başlayan Timtik, "Biz siyasi sebeplerle tutukluyuz, mesleğin ifasıyla bağdaşmayan herhangi bir fiilimiz yok. Bize somut bir olay hiç yönlendirilmedi. Bu sözde davalar ile sadece özgürlüğümüz çalınmadı, bizden canımız alındı. Siyasi davalarda adil bir yargılamaya hiç tanık olmadık" dedi.

Mahkeme heyeti, Kozağaçlı ve Timtik'in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.  Bir sonraki duruşma 15 Eylül 2021'e ertelendi. Öte yandan bu tarihte Kozağaçlı'nın bu dosya kapsamındaki tutukluluk süresi 5 yılı dolmuş olacak.

NE OLMUŞTU?

2017'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haklarında yakalama kararı verilen ÇHD üyesi avukatlar gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Bir yıl sonra görülen ilk duruşmada avukatlar hakkında tahliye kararı verilmiş fakat savcının karara itirazıyla aynı gece avukatlar yeniden tutuklanmıştı.

2019'da 18 avukata toplamda 159 yıldan fazla ceza verilmişti:

Barkın Timtik: 18 yıl 9 ay
Özgür Yılmaz: Örgüt üyeliği suçundan 13,5 yıl
Ebru Timtik: Örgüt üyeliği suçundan 13,5 yıl
Behiç Aşçı, Şükriye Erden: Örgüt üyeliği suçundan 12 yıl
Selçuk Kozağaçlı: Örgüt üyeliği suçundan 10 yıl 15 ay
Aytaç Ünsal, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten: Örgüt üyeliği suçundan 10 yıl 6 ay
Aycan Çiçek, Naciye Demir: Örgüt üyeliği suçundan 9 yıl
Ezgi Çakır: Örgüt üyeliği suçundan 8 yıl
Ayşegül Çağatay, Yağmur Ereren, Didem Baydar Ünsal, Yaprak Türkmen: Örgüte yardım suçundan 3 yıl 9 ay
Ahmet Mandacı, Zehra Özdemir: Örgüte yardım suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi de Ekim 2019’da cezaları onaylayarak dosyayı Yargıtay’a göndermişti. Yargıtay, 10 yıl 15 ay hapis cezası alan ÇHD Genel Başkanı Kozağaçlı ile 'örgüt yöneticiliği' suçundan 18 yıl 9 ay hapis cezası alan Timtik'e verilen cezaları, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden davalarını gerekçe göstererek bozmuştu. Adil yargılanma talebiyle başlattığı ölüm orucunda yaşamını yitiren Avukat Ebru Timtik hakkında verilen kararda vefat nedeniyle bozulmuştu. Yargıtay, diğer 14 avukatın cezasını ise onamıştı.