Yüksek İstişare Kurulu Üyesi (YİK) ve Meclis eski Başkanı Mehmet Ali Şahin, YİK üyeliği maaşının 15 bin lira olduğunu açıkladı. Mehmet Ali Şahin, ilk toplantıda kurul üyelerinin maaşının zam yapıldığı ve 18 bin liraya yükseltildiği iddiasının doğru olmadığını belirterek, “Cumhurbaşkanının takdirdir. Bizim bir talebimiz olmamıştır. 15 bin liradır” dedi.

YİK üyelerinin maaşının 15 bin lira olduğu ve kurulun ilk toplantısında 18 bin liraya yükseltildiği öne sürülmüştü.

Habertürk’te Kübra Par’ın sorularını yanıtlayan Mehmet Ali Şahin’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Kurul, KHK ile Mayıs ayının ortalarında kuruldu... İlk toplantımızda böyle bir şey (maaş) konuşmadık, gündemimiz bu değildi. Bu kurumun çalışma usul ve esasları ne olacak, hangi zaman diliminde geleceğiz ve gündemi ne olacak, bunları konuştuk. Çıkan kararnamede kurulun usul ve esasları Cumhurbaşkanı’nca belirlenecek, yapılacak ödemeleri de ayrıca Cumhurbaşkanı belirleyecek diyor. Kendi takdiridir. Bizim bir talebimiz olmamıştır. 15 bin liradır. Biraz küsuratı var ama 15 bin 130 filan olması lazım. Milletvekillerinin maaşları zaten her zaman tartışılmıştır. Şu anda biz milletvekili değiliz ama eski Meclis Başkanı olarak bize ödenecek bir meblağ da kamuoyunun gündemine gelebilir, olumlu olumsuz sözler söylenebilir. Bunları da anlayışla karşılamak lazım.“

'BİR GENCE TAMAMINI AKTARIYORUM'

“Cumhurbaşkanımız böyle takdir etmiş. Ben bunu alıyorum, yurtdışında uluslararası ticaret hukuku alanında yüksek lisans yapan bir gencimize tamamını aktarıyorum. Kendime bir tek kuruş almadan oraya aktarıyorum. İlk maaşımı aldım ve aktardım. İlk toplantımızda sadece usul ve esaslarla ilgili toplantı yapıldı. Cumhurbaşkanımız dediler ki, konuşacağımız toplantıları sizlere gönderirsek siz de hazırlığınızı yaparsınız dedi. İç ve dış politikalarla ilgili hususlarda görüşlerimizi almak isteyebilir.

‘DAVUTOĞLU'NUN SÖZLERİNDE DURMASINI BEKLİYORUM'

“Ahmet Davutoğlu hocayla yakın çalıştık. Ben genel başkan yardımcısıydım, siyasi ve hukuki işler başkanlığı gibi bir görevim vardı. Kendisi 5 Mayıs 2016’da AK Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı yaptı. “Partili arkadaşlarım ve Cumhurbaşkanımızla yaptığımız istişareler neticesinde görevimi bırakacağım dedi ve son nefesime kadar sayın Erdoğan’la vefa ilişkimi sürdüreceğim, AK Parti’de siyasete devam edeceğim. Kendisiyle barışık insan en güçlü insandır” dedi. Ben sayın Davutoğlu’nun bu sözünde durmasını bekliyorum. Sonra 22 Mayıs’ta genel kongremiz yapıldı. Kendileri ‘bu kongre bir veda değil vefa kongresidir’ dedi. ‘Son nefesime kadar da AK Parti içinde siyaset yapacağım’ dedi. Benim yakından tanıdığım sevdiğim hocamın bu noktada kalmasını arzu ederim.” (HABER MERKEZİ)