Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK- "Son yorumda “AKP’nin çöküş dönemi başladı” demiş, örnekler vermiştim. Ne olacağı belli artık; AKP için kaçınılmaz son yaklaşıyor. Ama hala cevaplanması gereken iki önemli soru önümüzde duruyor:

Ne zaman ve nasıl?

Öncelikle sağlanan psikolojik üstünlüğü yeniden iktidara hediye edecek söylemlerden kaçınmak lazım: “Seçim yaptırmaz” gibi, “Asla bırakmaz” gibi iddialar, yılgınlık yaratmaktan başka işe yaramıyor. 

Tersine muhalefet, seçim talep eden taraf olmak ve seferberlik halinde seçime hazırlanmak zorunda… Burada verilecek ittifak görüntüsü çok önemli… Ülkenin ikinci büyük partisi haline gelen “kararsızlar”, AKP’den vazgeçmiş durumda, gideceği yeni adresi arıyor. Ama anlaşılan o ki, aradığı güveni bulamıyor. Muhalefet partilerinin, bu aşamada birlikte olduklarına, sorunların çözümü için bir arada çalıştıklarına, ülkenin sahipsiz kalmayacağına seçmeni inandırması şart… Tabii bunu sadece söylemek değil, gerçekten yapmak zorundalar. Bunun pek çok yolu var: Bir anayasa taslağı ortaya koymaktan, bir gölge kabine çıkarmaya kadar… “İktidarı devralmaya hazırız” güveni, ancak o zaman somutlaşabilir.

Öte yandan oyu düşüşe geçtiği her dönemde kriz yaratarak iktidarda kalabilen Erdoğan’ın yine aynısını, hatta daha büyüğünü deneyeceği kesin… Muhalefetin buna da hazırlıklı olması, hemen Erdoğan’ın peşine takılmayıp sakin kalması, ortamı germek yerine yatıştırması, kitleleri kutuplaştırmaya karşı kucaklaması gerekecek. Millet ve Cumhur ittifaklarının başabaş geldiği bugünkü dengede HDP’nin kazanılması, savunulması, işbirliğinin sağlanması, kısaca İstanbul’u kazandıran dayanışma ruhunun ayakta tutulması da hayati önemde… 

Tabii bir de sonraki rehabilitasyon döneminin planlanması var: Erdoğan’ın ardından devralınacak harabenin nasıl onarılacağına dair bir hazırlığın, nefretle zehirlenmiş toplumda yaraların nasıl sarılacağına dair yol haritasının, adaletten eğitime, medyadan ekonomiye kadar harap olmuş kurumların nasıl ayağa kaldırılacağına, parti emrine girmiş kadroların nasıl yenileneceğine dair, kısa-orta-uzun vadeli planların ortaya konması gerek.

Bütün ömrüm, ülkenin kritik bir kavşakta olduğu söylemini dinleyerek geçti. Ama bu kez buna inanmak için pek çok nedenimiz var. Bütün çabamız, o kavşaktan sonra Türkiye’nin özgürlük ve demokrasi yoluna çıkabilmesi için…
Hepinize huzurlu, sağlıklı, mutlu bir bayram dilerim."