Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK- "Sedat Peker videolarına yurtdışında da ilgi büyük... Batı medyası, Peker’le görüşmenin yollarını arıyor, ama anladığım kadarıyla Peker, “Türkiye’yi dünyaya şikâyet ediyor” görüntüsü vermemek için bu talepleri reddediyor.

Ama Türkiye’de fırtınalar yaratan videolarını bir süredir kaydedemiyor olmaktan duyduğu sıkıntı, tweet’lerinden anlaşılıyor. Dubai rejimi, videoların Ankara’yı salladığını fark edince Peker’e, “bir süre” durmasını söyledi. Peker, şimdilik tweetlerle devam ediyor.

Videoların tam “Tayyip abi ile helalleşme” bölümünde kesilmesi elbette herkesin dikkatini çekti. Peker, bugüne kadar Erdoğan’ı doğrudan hedef almadan, onunla “abi-kardeş” olduklarını özellikle vurgulayarak, daha ziyade Süleyman Soylu’ya yüklendi; ama başta kendisi olmak üzere herkes, Soylu’nun Erdoğan’dan habersiz bir şey yapamayacağının farkında… O yüzden her videonun aslında bir, “Soylu sana söylüyorum, Erdoğan sen anla” mesajı barındırdığı ortada... Erdoğan’ın giderek kendisine uzanan korkunç suçlamaları duymaza yatması, aldırmazlıktan değil, kaygı ve öfkeden muhtemelen… Başbakanının devasa servetinin Hollanda basınında ortaya serilmesinin, oraya bankacı kökenli bir büyükelçi tayin etmesinin, Venezüella-Türkiye kokain rotasının deşifre olmasının, çevresindeki çıkar ağının sergilenmesinin nasıl altını oyduğunu fark ediyor elbette… Bu kez saldırının kolayca alt edebileceği rakiplerinden değil, kendisine yıllarca “abi” demiş, ona hizmet ve dua etmiş, hatta AKP kaybederse iktidarı bırakmama projesinde görevlendirilmiş birinden gelmesi, işini hepten zorlaştırıyor.

Asıl önemlisi, Peker’e devletten bilgi sızıyor olması… Son açıklamalarında, “Milli İstihbarat’taki namuslu insanlar”dan ve onların hazırladığı dosyalardan söz etmesi, içerden bilgi aldığının işareti… 
İpliği pazara çıkarılan SADAT’ın “far ışığı görmüş tavşan gibi” hareketsizleşmesi, ülkücülerle doldurulan bekçi kadrolarının Peker’e kulak kesilmesi, orduda kapsamlı bir 30 Ağustos operasyonunun riske girmesi de Erdoğan için kötü haber… Bu, Peker’in yalnız bir intihar eylemcisi olmadığını, asıl devletteki rahatsızlığın yayıldığını gösteren bir işaret… 

Öte yandan Ankara’da muhalefet partilerinin de Peker’le dolaylı yoldan temasta olduğu, Meral Akşener’le arasının düzeldiği, CHP’den bazı milletvekilleriyle aracılar vasıtasıyla görüştüğü konuşuluyor. Bu da Peker’i eşsiz bir konuma kavuşturuyor:

Hem AKP’nin DNA’sını ve suçlarını çok iyi bilen, onları cesaretle ortaya seren, hem de muhalefetle görüşen biri olarak rejim için herkesten büyük tehdit oluşturuyor. Üstelik bildiklerini depolamış olma ihtimali nedeniyle, bir operasyonla getirilmesi ya da Dubai’den iadesi de mümkün görünmüyor. Görünen o ki, Peker’in “bir kamera bir tripot” eylemleri, toplumdan ve devletten aldığı destekle devam edecek ve şimdilik Saray çevresine saplanan oklar, giderek asıl hedefe, Saray’a doğru yönelecek."