ARTI GERÇEK-Anayasa profesörü Kemal Gözler, cumhurbaşkanının kişisel suçlarından dolayı Yüce Divan’da yargılanamayacağını belirtti.

Gözler, “Türk Anayasa Hukuku Dersleri” kitabında geçen, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde Cumhurbaşkanının cezaî sorumluluğuna hem göreviyle ilgili hem de kişisel suçları kapsadığı görüşünü değiştirdiğini açıkladı.

anayasa.gen.tr’deki “Cumhurbaşkanı kişisel suçlarından dolayı Yüce Divanda yargılanabilir mi?” başlıklı yazısında Prof. Dr. Gözler, Anayasanın 105. maddesinin ilk fıkrasında isnat edilen suçun niteliğine ilişkin bir ayrım yapılmaksızın “Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir” denildiğini hatırlattı.

Yeni sistemde Cumhurbaşkanının cezaî sorumluluğunun göreviyle ilgili suçlar ile kişisel suçları arasında ayrım yapılmadan düzenlendiğini belirten Gözler, ancak Anayasanın 148. maddesinin altıncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, … görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar” denildiğini hatırlattı.

‘ANAYASA 148’DE DEĞİŞİKLİK YAPMAYI UNUTMUŞLAR’

Gözden kaçırdığı bu maddeyi Dr. Taylan Barın’ın uyarısıyla fark ettiğini ifade eden Prof. Gözler, “Bu fıkradan yola çıkarak aksi bir sonuca ulaşılabilir” dedi ve şöyle devam etti:

“Bu hükümde 21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunuyla yapılmış bir değişiklik yoktur. Kişisel suçlarından dolayı Cumhurbaşkanı TBMM tarafından Anayasa, m.105/1 uyarınca Yüce Divana sevk edilse bile Anayasa Mahkemesi, m.148/6’ya uyarınca görevsizlik kararı vermek zorundadır. 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanununu yapanların Cumhurbaşkanın kişisel suçları için de Yüce Divanda yargılanmasını istediklerinden şüphe yoktur; ancak bunun için Anayasa, m.148/6’da değişiklik yapmaları gerekirdi ki, anlaşıldığı kadarıyla, bunu yapmayı unutmuşlardır. Sonuç olarak Anayasa, m.105/1 ile m.148/6 arasında çatışma olduğunu söyleyebiliriz.”

Bu çatışmanın hukukun genel teorisine göre, madde 148/6 lehine çözülmesi gerektiğini ifade eden Prof. Gözler, çünkü bu maddenin özel hüküm niteliğinde olduğunun altını çizdi.

‘YÜCE DİVAN’DA DEĞİL GENEL MAHKEMELERDE YARGILANMASI GEREKİR’

Gözler, “Sonuç olarak, bu prensipten hareket ederek, Cumhurbaşkanının kişisel suçlarından dolayı Yüce Divanda yargılanamayacağını, bu tür suçlarından dolayı, 2017’den önce olduğu gibi, genel usûllere göre, genel mahkemelerde yargılanması gerektiği söylenebilir” dedi.

Cumhurbaşkanının kişisel suçlarından dolayı meclis soruşturması ve Yüce Divanda yargılanması usûlünü şiddetle eleştirdiğini belirten Gözler, “Şüphesiz ki, 1924 Anayasasında (m.41) olduğu gibi ve keza 1982 Anayasasının 106’ncı maddesinin 10’uncu fıkrasında Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlara tanındığı gibi, Cumhurbaşkanına kişisel suçlarından dolayı yasama dokunulmazlığı benzeri bir dokunulmazlık tanınabilirdi” dedi.