ARTI GERÇEK - Gazeteci Said Sefa, "İYİ Parti'nin önemli isimlerinden bazılarına suikast düzenleneceğini ve bu suikastin neticesinde bunu örgütün yaptığını söyleyeceklerini bürokrasideki önemli haber kaynaklarımdan aldım" dedi. 

Gazeteci Said Sefa Artı TV'de Aris Nalcı ile Haber Aktüel programına katıldı. Sefa, 2023 seçimlerine giderken AKP iktidarının 1994 ruhuna dönüşü ve muhalefeti çatıştırma senaryosu iddialarının detaylarını değerlendirdi. 

'94 RUHU OLARAK LANSE EDİLEN ŞEY HİLAFET'İN FARKLI BİR VERSİYONU OLAN İSLAM BİRLİĞİ'Nİ SAĞLAMAK'

Sefa, 94 ruhuna dönüş tartışmalarına dair detaylı açıklamlarda bulundu. 94 ruhunu, İhvan-ı Müslimin ve İslam Birliği'nin tarihiyle, hedefleriyle ve günümüzdeki bağlantılarıyla açıklayan Sefa, şöyle konuştu:

"94 ruhu denen ruhun '2023 yılında tekrar vücuda geçirilmesi gerektiği' konuşulduğunda aslında siyasal İslam geleneğini bilenlerin bu kodların ne anlama geldiğini gayet iyi anladığını, bunu bilmeyen muhalif kesimlerin ise 1994 yerel seçimlerinde Refah'ın kazanmış olduğu bir başarı gibi lanse ettikleri ortaya çıkıyor. Bu böyle değil. 94 ruhu denilen şey siyasal İslam'ın kökeniyle ilgili bir problem. Siyasal İslam'ın, İhvan-ı Müslimin ile birleştiği bir nokta içerisinde yaşıyoruz. İhvan-ı Müslimin, 80-90 yıllık siyaset geleneğinin Erdoğan tarafından devşirildiği bir gelenek. Bu gelenek 1960'larda bir kesişim kümesi olarak Erbakan'ın ve etrafındaki bazı genç kadroların şekillenmesiyle ortaya çıkmış bir durum ve 1970'lerde de kendisini Türkiye siyasetinde belirgin hale getirmiş. Nedir bu durum? 1924'te Hilafet'in kaldırılmasıyla beraber İhvan-ı Müslimin'in kurulması safhası başlıyor ve 1928'de İhvan-ı Müslimin hilafet anlayışıyla kuruluyor. Hilafet'in geri getirilmesi anlayışıyla kuruluyor ve buna İslam Birliği'ni oluşturma deniyor. İslam Birliği'ni oluşturma düşüncesini 1990'lardan sonra Erbakan dile getirip 94'te de bu ruhun geldiğini söylüyor ve İslam Birliği'nin oluşacağını, İslam NATO'sunun kurulacağını, İslam Birleşmiş Milletler'inin kurulacağını ve Türkiye'nin bütün kanunlarının bu birlik esasında yeniden dizayn edilmesi gerektiğini savunuyor. 1994 ruhu denilen ruh bu şekilde lanse ediliyor. Aslında bahsettikleri şey Hilafet'in farklı bir versiyonu olan İslam birliğini sağlamak."

'MÜSLÜMANLARI KANDIRIYORLAR, BÖYLE BİR BİRLİK VE ANLAŞMA YOK'

İslam Birliği'nin alt yapsının hazırlanmasına dair konuşan Sefa sözlerini şöyle devam ettirdi: "Bu birliği sağlamak adına da "60'a yakın ülke ile görüşüyoruz, 28 ülke ile konferanslar yapıyoruz, bu konferanslar neticesinde de aldığımız bazı kararlar var ve bunları adım adım uyguluyoruz" diyorlar. Bütün bu durumu Adnan Tanrıverdi üzerinden yapıyorlar. Adnan Tanrıverdi, 15 Temmuz'dan hemen sonra Erdoğan'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak Saray'a alınmıştı. Harp Okulları'nın kapatılmasından tutun da askeri okulların, askeri hastanelerinin tamamının elden çıkarılmasına kadar bütün dizaynların aktif mimarıydı kendisi. Bütün bunların hepsini bu amaca yönelik yaptığını ilan etti ve görünürden kayboldu. Fakat görüntüde kaybolan bu yapı aynen devam ediyor. Şu an da 2023 yılına giderken 100 yıllık bir hesaplaşmanın olacağını, İslam birliğini sağlayacakları iddiasıyla, bütün tarikat ve cemaat liderleriyle görüştükleri gibi Saadet Partisi'nden de Oğuzhan Asiltürk ile görüşüp o 94 ruhunu tekrar satın aldıklarını, aslında çıkarmış oldukları Milli Görüş gömleklerini tekrar giymiş olduklarını gördük. Böyle bir çalışmaları var ve bu doğrultuda hareket ediyorlar. Diğer tarikat ve cemaatleri de hafife almamak gerekiyor. Zihni alt yapısından ziyade her hafta bir araya gelen, en az iki defa bir araya gelen gruplardan bahsediyoruz. Bunlara İslam Birliği adı altında anlatılan şey kağıt üstünde olan ama realitede olmayan bir şey. Sanki 60 ülkeyle gerçekten anlaşmışlar, 28 ülkenin tamamıyla ve idarecileriyle anlaşmışlar gibi lanse ediyorlar. Temel problem bu. Müslümanları ve dindarları kandırıyorlar. Böyle bir birlik ve anlaşma yok. Neden bunu dile getiriyorlar? Tam 1923 senesini Türkiye Cumhuriyeti'nin temel esas ve dinamiklerini kendi istedikleri ölçülerde, kendi kafalarındaki siyasal İslam'ın kriterlerini yeniden dizayn etme adına bunu söylüyorlar. Aslında İslam Birliği denilen şeyin uyumlu halde sağlanabilmesi için tavsiye edilen şey, her ülkenin kanunlarının onun alt yapısına uygun olarak geliştirilmesi. Peki buna karşılık diğer İslam ülkeleri olarak lanse edilen Endonezya'dan Malezya'ya kadar Afrika ülkelerine kadar bunlar böyle bir çalışma içerisindeler mi? Hayır. Bir tek Türkiye'de var. Onu kendilerine paravan yapmışlar. Sadece Türkiye'deki kanunların nizamları bütün bu görüşlerine paralel bir şekilde dizayn etmek için çalışıyorlar."

'İYİ PARTİ'NİN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN BAZILARINA SUİKAST DÜZENLENECEĞİ DUYUMU ALDIM'

İktidarın muhalefeti çatıştırma senaryosu ve sonuçlarına dair açıklamalarda bulunan Sefa, İYİ Parti'nin önemli isimlerine suikast düzenleneceği ve bu suikastin HDP ile İYİ Parti'yi karşı karşıya getirmek için "örgütün yaptığını" söyleyeceklerini iddia etti. Sefa şöyle konuştu: "İYİ Parti'nin önemli isimlerinden bazılarına suikast düzenleneceğini ve bu suikastin neticesinde bunu örgütün yaptığını söyleyeceklerini bürokrasideki önemli haber kaynaklarımdan aldım. Bu haberi alır almaz da bir yayın yaptım. Bir gün bile beklenecek bir durum değil , her an her şeyin olabileceği bir ülkede yaşıyoruz. İktidarda kalabilmek için toplumsal mühendislik yapan bir yönetimle karşı karşıyayız. Bunu net bir şekilde 7 Haziran 1 Kasım sürecinde gördük. Patlamalar, HDP'ye yönelik olaylar, Barış Mitingi'nde patlayan bombalar... Aslında unutuyoruz Demirtaş'ın Mersin'de bir toplantısında HDP İl Binası'na saksıya patlayıcı konulmuştu. Bunları dizayn ettiler ve belki de Demirtaş aldığı bir haber sonucu ya da orada tesadüfen bulunmaması sonucu kurtulmuştu."

'KAOTİK ORTAM YARATARAK SADECE SİYASETİ DEĞİL TOPLUMU DA DİZAYN ETME AMAÇLARI VAR'

MİT'e bağlı çalışan Siber Suçlar adı altındaki bir birimin kara propaganda amaçlı internet siteleri kurduğunu ve farklı internet sitelerine sızıp oradan belgeler yayınlayabildiklerini iddia eden Safa sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Bu tip çalışmaları yapan bir yönetim anlayışı var bu ülkede. Bu yönetim anlayışının farklı ayakları var, kirli yapıları var. Bu kirli yapıları bir zamanlar özel harekat, emniyet ve TSK üzerinden yaparlarken şimdi MİT üzerinden yapıyorlar. Bu dizaynın bir tezahürü olarak HDP ve İYİ Parti'yi birbirine düşürmekle kalmayıp, toplumsal kaosu tetiklemek anlamına da geliyor. İYİ Parti'den herhangi birine bir şey olduğunu düşünün ve bunu örgütün yaptığını ilan ettiğini düşünün. Öyle bir çalışmaları da var açıkça söyleyeyim. Bunları deşifre edelim ki öyle bir şey yapmasınlar. Siber Suçlar adı altında TSK'nin bünyesinde bulunan birimi yaklaşık 3 sene önce tamamen MİT'in bünyesine aktarmışlar. Bu bünye ne yapıyor? Kara propaganda amaçlı internet siteleri kuruyor ve bu siteler çok farklı örgütler adına kurulup onlarınmış gibi gösterilebiliyor. İkinci yapılan şey farklı farklı internet sitelerine sızabiliyorlar. Oradan belgeler, bilgiler ve formasyonlar yayınlayabilirler. Şu ana kadar bu ikinci yolu denemediler. İYİ Parti'den birine suikast düzenleyip hemen bunu sanki örgüte yakın alt birimleri varmış ve bu örgüte yakın internet siteleri varmış gibi bunun altından hemen yayınlayıp örgüt bunu kabul edecekmiş gibi bir çalışma içerisindeler. Bunu yaptıkları an Türkiye'de hassas milliyetçilerin, HDP seçmenlerine ve HDP'ye doğrudan saldırılarını da düşünmek gerekiyor. Bu kaotik ortamla sadece siyaseti değil toplumu da dizayn etme çabaları oldukları görülüyor."