Fırat YEŞİLÇINAR / Onur DALAR


ARTI GERÇEK- 31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kaldı. Gerilen siyasi ortam, partilerin oluşturduğu ittifaklar, ittifak dışı kalan partiler seçmenin kafasını bir hayli karıştırmış durumda.  Kararsızların çokluğu hem anket şirketlerinin hem de siyasi partilerin işini zorlaştırıyor. Çünkü partilerin adını koymadığı, seçmenin de anlayamadığı bir süreç yaşanıyor. Siyasi partilerin koalisyon demediği ittifaklı yerel seçimin faturası şimdiden anket şirketlerine çıkmış durumda. Kamuoyunda en çok anket yaptıran lider olarak bilinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Anket şirketlerine güvenmiyorum‘ çıkışı gözleri anket şirketlerine çevirdi.

Çoğu anket şirketi Erdoğan’ın bu sözlerini üzerine alınmadı. Söz konusu şirketler , Erdoğan’a yakın şirketlerin yayınladığı anketlerin Erdoğan’ın güvenini sarstığını söylüyor. Anket şirketleri, Erdoğan’a yakın şirketlerin önceki seçimlerde iktidarın lehine araştırma sonucu sunarak Erdoğan’ı çoğu ankette yanılttığını ekliyorlar. 

Şirketlerin yakındığı bir başka olay ise seçim yasakları. YSK’nin, “Seçime 10 gün kala kamuoyu araştırmaları, anketler ve tahminlerin yayınlanması, vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması da yasak olacak” kararına anket şirketleri tepki gösteriyor. ‘Burası Türkiye. 1 günde bile gündem rahatlıkla değişebiliyor‘ diyen de var, 7 Haziran öncesinde seçime 2 gün kala yaşanan Diyarbakır patlamasını hatırlatan da. Hatta bu 10 günlük yasak sürecinin iktidarın lehine kullanıldığını söyleyen de var. Bu seçimde ortaya çıkan kararsız sayısı düşünüldüğünde, konu daha da kritik hale geliyor. 

7 farklı anket şirketinin İstanbul için yaptığı tahminler de bu açıdan düşündürücü. AKP’nin adayı Binali Yıldırım’ın oy oranı yüzde 49.3, yüzde 36, yüzde 52.1, yüzde 43.6, yüzde 44, yüzde 45.9, CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun oy oranı ise yüzde 46.5, yüzde 37.8, yüzde 46.6, yüzde 39.7, yüzde 42, yüzde 41.6 olarak gözüküyor. 

Erdoğan’ın açıklamalarını, karasızların sayısını, anket şirketlerinin son araştırmalarını ve YSK’nin seçim yasağını anket şirketi sahipleri ile konuştuk. 

SONAR BAŞKANI HAKAN BAYRAKÇI: ERDOĞAN’IN TEPKİSİ KENDİ ANKET ŞİRKETLERİNE 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan anketleri en etkili şekilde kullanan liderdir. ‘ Abket şirketlerine güvenmiyorum’ sözlerini neye kızarak söylediğini bilmiyorum.  Şu olabilir; rakamlar AKP’deki düşüşü ortaya koyuyor. Bundan dolayı söylemiş olabilir. Erdoğan belediye başkanıyken kendine yakın 2 araştırma şirketine her ay anket yaptırıyordu. Mahallelerdeki sorunları tespit ediyordu. Bu zamana kadar da hep yaptırdı. Ama istemediği sonuç gelince anket şirketlerine kızacak. İstemediği sonuç gelince ‘anket şirketlerine’ güvenmiyorum diyecek. Burada asıl tepkisi kendi anket yaptırdığı şirketlere, asıl olarak onlara güveni sarsıldı. 

MAK DANIŞMANLIK YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET ALİ KULAT : 10 GÜNDE ÇOK ŞEY DEĞİŞİYOR

Bütün meslek gruplarında yanlış insanlar vardır ama biz işimizi titizlikle yapıyoruz. Bizim mesleğimizde tarihlerin önemi var. Mesela 31 Mart’ta çıkan sonuçlara göre insanlar bizi değerlendirecek.

Siyasilerden beklentimiz var. Genelde seçim sonuçları üzerinden değerlendiriliyoruz. Ama Türkiye’de bu konuda hukuki bir boşluk var. Bizim 12 gün öncesinden kamuoyu araştırmalarını bitirmemiz gerekiyor. Çünkü 10 gün kala YSK’nin yasağı başlıyor. Hâlbuki Türkiye gibi ülkelerde 10 günde neler olmuyor, çok şey değişiyor. Biz de zor durumda kalıyoruz. 
Siyasiler gerçekten bu konuya önem veriyorsa son güne kadar yapılan araştırmalara izin vermeleri gerekiyor.

7 Haziran’da çalışmalarımızı 13 gün önceden bitirdiğimizde Türkiye’de bombalar patlamamıştı. Ama seçime 3 gün kala bomba patladı. Dengeler bozuldu, biz ne yapalım? Ve anket firmalarını beğenmiyorlar. Beğenmeyen beğendiği firma ile yapar ya da anket yapmaz. 

AKAM BAŞKANI KEMAL ÖZKİRAZ: YASAKLAR AKP’YE YAKIN ŞİRKETLERİ KAPSAMIYOR

Dünyanın her tarafında son güne kadar anket yapılıyor. Bizde ise 10 gün yasağı var. Çoğu şirketin umursadığı yok çünkü yasada boşluk var. Sosyal medyayla ilgili yasada bir şey yok, anketler buralarda paylaşılıyor. Bu yasağın tamamen kaldırılması lazım. Dünyada sandık başı anket diye bir şey var. Kaldı ki son seçimde AKP’ye yakın bir çok firma sandık başı anket yaptı. Bu yasaklar sadece muhalif firmalara zarar verir. Aynı  RTÜK yasaklarının muhalif kanallara zarar vermesi gibi. AKP’ye yakın firmaları hiç bir yasak bağlamıyor. Bu işler yasaklarla olacak şeyler değil.

Erdoğan’ın sözlerinin kimi işaret ettiğini bilemiyorum. Ben birini işaret ettiğini düşünmüyorum. Kendi örgütüne anketlere bakmayın çalışmalara devam edin demek istedi. Hâlbuki kendisi de anketler yaptırıyor. Bir firmayı hedef aldığını düşünmüyorum. Yoksa en çok anket yaptıran kendisi…

PİAR ARAŞTIRMA BAŞKANI KADİR ATALAY: OYLAR İNİNCE ANKET ŞİRKETLERİ GÖZE BATTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çalıştığı anket şirketleri kendisini yanlış yönlendirdiği için böyle bir açıklama yaptığını düşünüyorum. Çünkü bu şirketler Erdoğan’ı ve AKP’yi her zaman alacağı puandan 10 puan yüksek gösterdi. Bu zamana kadar buna ses çıkarmadı. Ama şimdi anketler şişirilmesine rağmen istediği oyun altında gelmeye başlayınca gözüne batmaya başladı. Erdoğan aslında kendi çalıştığı şirketlere güvenmiyor. 

KONDA GENEL MÜDÜRÜ BEKİR AĞIRDIR : PARTİLER BİZİ FİNANSE ETMİYOR

Erdoğan’ın bu açıklamalarının muhatabı biz değiliz. Çünkü siyasi partilerin finansmanı ile çalışmıyoruz. Bu sözleri siyasi partilerin finansmanı ile çalışanlar düşünmeli. 

SAMER BAŞKANI YÜKSEL GENÇ: HDP BİTLİS’İ KAYBEDEBİLİR, KARS’I ALABİLİR

Çok umutlu ve umutsuz seçmenin bir arada olduğu bir seçim dönemi yaşıyoruz. Seçim yasaklarının erken belirlenmesi son günlerde değişen tercihler yüzünden sonuç odaklı araştırmalar yapmamızı zorlaştırıyor. Burada yüzde 20’lik bir kararsız seçmen var. Kararsızlar geçen seneye göre yoğunlaştı. Son haftalardaki gelişmelere göre tercih değiştirebiliyorlar. 10 gün burada çok önemli bir süre. Belirsizlik ve kararsızlarla ilgili sürecin yönetilmesi iktidar lehine olumlu sonuçlar çıkartıyor olabilir. 10 gün yasak olmasa kararsızların tavrı bilinse seçimler üzerindeki şaibe de ortadan kalkmış olur.

Kayyımlı bütün bölgelerde HDP yeniden belediyeleri kazanıyor. Muş ve Kars’ı da alabilir. Bitlis’te ise kafa kafaya giden bir durum var, HDP burada seçimi kaybedebilir.