Kocaeli Memduh Tağmaç Kışlasında 13 Ağustos tarihinde teslim olup, askerlik yapmaya başlayan Mehmet Ali Akşit, üstü tarafından kötü muamele ve işkenceye maruz kaldı. Yaşadığı işkenceyi Milli Savunma Bakanlığı’na bildiren Akşit dilekçesinde, “Yatakhanede yatarken Teğmen Recep Taşçı gelerek beni nizamiye kapısına götürdü. Burada bana ‘Sen firar edecekmişsin’ diye bağırmaya başladı. Akabinde arkamda duran üç acil müdahale mangası askerine kurma kolu çektirip G3 silahlarını boynuma dayattırdı. Yarım saat bu şekilde nizamiyede bekledikten sonra saat 22:00 sularında beni eski bir soğuk hava deposuna götürdüler. Burada beni soydular. Üstümde sadece külot ve çorap kaldı. Sabah saat 6’ya kadar beni burada tuttular” ifadelerini kullandı. Akşit yaşadıklarının kışlanın güvenlik kamera kayıtlarına yansıdığını da belirtti.

Akşit’in annesi oğlunun yaşadığı işkenceleri öğrendikten sonra, fail Taşçı’yla görüşmeye gitti. Taşçı kendisine yöneltilen suçlamayı reddederek, güvenlik kameralarının görüntülerinin de bir gün içerisinde silindiğini iddia etti.

Diken’den Canan Coşkun’un haberine göre; Mehmet Ali Akşit zorunlu askerlik görevi için Kocaeli’nin Kartepe ilçesindeki Memduh Tağmaç Kışlası’na 13 Ağustos’ta teslim oldu. Akşit’in anlatımına göre o günden itibaren askeri personelin aşağılamasına ve işkencesine maruz kaldı. Yaşadıklarının kışlanın güvenlik kamera kayıtlarına yansıdığını belirten Akşit, sorumlulardan şikayetçi oldu. Akşit, yaşadıklarını dilekçede şöyle anlattı:

“16 Ağustos saat 21:00 sularında yatakhanede yatarken Teğmen Recep Taşçı gelerek beni nizamiye kapısına götürdü. Burada bana ‘Sen firar edecekmişsin’ diye bağırmaya başladı. Akabinde arkamda duran üç acil müdahale mangası askerine kurma kolu çektirip G3 silahlarını boynuma dayattırdı. Yarım saat bu şekilde nizamiyede bekledikten sonra saat 22:00 sularında beni eski bir soğuk hava deposuna götürdüler. Burada beni soydular. Üstümde sadece külot ve çorap kaldı. Sabah saat 6’ya kadar beni burada tuttular ve uyumama izin vermediler. Işığı açıp kapatarak rahatsız ettiler. 10 dakikada bir sopa ile kapıya vurup uyumamı engellediler.

Sabah eğitim alanına çıkarıp yağmurun altında bir kilometre boyunca yat-kalk, ördek yürüyüşü ve sürünme ile kötü muamelede bulundular.

Halsizlikten ve yorgunluktan bitkin düşmem üzerine beni belimden araca bağladılar ve iki kilometreye yakın beni aracın arkasından koşturdular. Bunları yapan Recep Taşçı isimli teğmendir. Bunları bana yaparken kahkaha atıyordu.

Daha sonra kronik bronşit olduğumdan ilaçlarımı vermelerini istedim. İlaçları aç karnına içmek zorunda kaldığım için kusup bayılmışım.“

PSİKİYATRİ SERVİSİNE SEVK EDİLDİ

Akşit, yaşadıkları nedeniyle Kocaeli Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisi’ne sevk edildi. 15 gün hava değişimi verilen Akşit, kışlanın nizamiyesinde ablası Işıl Akşit’e teslim edildi. Abla Akşit, kardeşini almaya gittiğinde ve sonrasında gözlemlediklerini şöyle anlattı:

“Kışlaya bıraktığımız kardeşim ile kışladan teslim aldığım kardeşim aynı kişiler değildi. Onu ailecek bırakmıştık kışlaya. Eğlene eğlene gitmiştik. Yolda ağabeylerim kardeşime askerlik konusunda akıl vermişti.

Kardeşimi aldığımda hiçbir şey söylemedi. Titriyordu ve dudaklarını ısırıyordu. Kardeşimle aram çok iyidir, arkadaş gibiyizdir. Buna rağmen hiç konuşmuyordu. Yemeğini bile zar zor yedi.

Eve döndükten sonra ne olduğunu sorduğumuzda da yanıt vermedi. Şiddetli bir şekilde öksürüyordu bir taraftan da. Bizden uzaklaştı, odasına çekildi. Akşam olduğunda ağabeyim de ne olduğunu sordu. Yaşadıklarını anlatırken Mehmet Ali’nin titremesi iyice arttı, gözleri doldu. Dokunsak ağlayacak gibiydi.“

Bu aşamadan sonra ailesi Mehmet Ali Akşit’i hastaneye götürdü. Hastanede böbreklerinden ve ciğerlerinden rahatsızlandığı ortaya çıktı. Ailesi kışlada yaşananları da Milli Savunma Bakanlığı’na bildirdi.

ANNE AKŞİT FAİL TAŞÇIYLA GÖRÜŞTÜ

Akşit’in maruz kaldığı olaydan sonra annesi Selvi Akşit kışlaya giderek oğluna işkence yaptığı belirtilen Recep Taşçı görüştü. Anne Akşit’in anlatımına göre Taşçı, kendisine yöneltilen suçlamayı kabul etmedi ve güvenlik kamerasının kaydettiği görüntülerin de bir gün içinde silindiğini iddia etti. Selvi Akşit, şunları söyledi: “Oğlumu vatani görevini yapsın diye gönderdim, işkence görsün diye değil. Kaç gündür üzüntüden ciğerlerim yanıyor. Ben bu şekilde uykumu kaybettiysem oğlumun psikolojisi kim bilir nasıl! Kışlaya gittiğimde bir anne olarak oradaki çocukların gözünde korkuyu gördüm.“

'BÖYLE SORUNLARIN YAŞANMAMASI İÇİN ŞEFFAFLIK GEREKİYOR'

Akşit’in avukatı Cihan Sevim de savcılıktan güvenlik kameralarının çektiği görüntüleri istediklerini belirterek şunları söyledi: “Sistemsel bir sorun var esasında. Böyle sorunların yaşanmaması için de şeffaflık gerekiyor. İnsanların doğuştan sahip olduğu anayasal hakların ordudaki amirler tarafından içselleştirilmesi lazım. Bu olmadığı sürece istediğiniz kadar suç duyurusunda bulunun, bir şey değişmez.“

Mehmet Ali Akşit şu an psikolojik tedavi görüyor ve sorumluların cezalandırılmasını istiyor.