Esra ÇİFTÇİ


+GERÇEK - Geçtiğimiz yıl Sedat Peker’in iddiaları ile gündeme gelen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) kara para aklama, yasa dışı bahis ve uyuşturucu ticareti gibi karanlık ilişkilerin merkezinde durduğu öne sürülen Halil Falyalı, Girne’ye bağlı Çatalköy mevkiinde otelinden evine giderken silahlı saldırıya uğradı ve şoförüyle birlikte hayatını kaybetti. Halil Falyalı’nın öldürülmesi sonrası, Falyalı’nın merkezinde durduğu bu ilişkiler ağı üzerinden mafya-devlet-siyaset üçgeninden yeni bir “Susurluk vakası çıkar mı?” sorusunu beraberinde getirdi.

Halil Falyalı'nın ölümünün arkasındaki sır perdesi ne? Türkiye’deki kirli ilişkilerin arka bahçesi olarak neden KKTC adres gösteriliyor? Tüm bu sorulara dosyamızın bu bölümünde KKTC Eski İç İşleri ve Çalışma Bakanı Siyasetçi Asım Akansoy, eski TBMM Susurluk Komisyonu üyesi Fikri Sağlar, gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ve Kıbrıs Yeni Düzen Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cenk Mutluyakalı'yla yanıt arayacağız.

'FALYALI YASAL VE GAYRİ YASAL KENDİNİ VAR ETMİŞ BİRİ'

+Gerçek’e konuşan KKTC Eski İç İşleri ve Çalışma Bakanı siyasetçi Asım Akansoy,  Falyalı’nın gayri yasal işler içerisinde olduğunu ve Sanal Bahis işi ile ilgilendiğini, bunun yanında da bu yapısını sürdürebilmesi için ülkedeki siyasilerle, hukukçularla ve güvenlik güçleriyle sürekli olarak ilişki içerisinde olmasının her zaman toplumda konuşulan konular arasında olduğunu söylüyor.  Akansoy, Falyalı’nın 2020 Ekim ayında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aktif bir rolü olduğunu, “Dolayısıyla yasal veya gayri yasal bağlamda kendini var etmiş bir potansiyelden bahsediyoruz” diyor.  

Asım Akansoy

'FALYALI TÜRKİYE’DE BİRTAKIM SİYASETÇİLERİN, SANATÇILARIN VE BÜROKRATLARIN DOSTUYDU'

+Gerçek’e konuşan siyasetçi-yazar Fikri Sağlar da Akansoy gibi Falyalı’nın siyasetçilerle ilişkisi olduğunu söylüyor. Sağlar, Halil Falyalı’nın Türkiye’de kumarhanelerin kapatılmasından sonra KKTC’ye taşınan ve bir kumar bölgesi haline gelen Ada’nın, kumarhane kralı olduğunu, lüks otellere sahip olduğunu, hatta otellerinde yat limanlarının olduğunu söylüyor. Sağlar, Falyalı’nın KKTC ve Türkiye’deki birtakım siyasetçilerin, sanatçıların ve bürokratların dostu olduğunu, onları otellerinde, kumarhanelerinde ve yatlarında ağırladığını, dolayısıyla işlerini kolaylıkla halledebileceğini belirtirken Akansoy’un da vurguladığı gibi, KKTC’de iktidar olan Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) finansörü olarak bilindiğini de ifade ediyor. 

Fikri Sağlar

'FALYALI’NIN İMPARATORLUK YARATMASI YABANA ATILMAMALI'

+Gerçek’e konuşan gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, Halil Falyalı’nın merkezinde yer aldığı ilişkiler yumağının çok büyük bir rant toplamını tarif ettiği gerçeğinin önemli bir olgu olduğunu,  20 yıl önce bir kumarhanede sıradan çalışan ve beş parasız olduğu söylenen Falyalı’nın Kuzey Kıbrıs’ta bir imparatorluk yaratmış olması, hatta deyim yerindeyse o Ada parçacığının asıl sahibi olduğuna ilişkin iddiaların yabana atılacak bir ayrıntı olmadığının altını çiziyor.  Mavioğlu, merdivenleri hızla çıkanın, hızla aşağı indirilmesi ihtimal dışı olarak görülmemesi gerektiğini, MASAK raporlarına göre 80 ile 150 milyar TL’lik bir varlıktan söz edildiğini, bunun bilinen olduğunu ve o ağın hacminin iceberg gibi bir de görünmeyen kısmının olduğu düşünüldüğünde akıl almaz bir para trafiğinden de söz etmenin mümkün olduğunu ifade ediyor. 

Ertuğrul Mavioğlu

'YERALTI DÜNYASI HOYRATÇA ADA’NIN KUZEYİNE YERLEŞTİ'

+Gerçek’e konuşan, Kıbrıs Yeni Düzen Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cenk Mutluyakalı’ya, Halil Falyalı’nın özelikle Ada için ne ifade ettiğini sorduğumuzda, Mutluyakalı, “Halil Falyalı infazı yeniden deşifre ettiği gerçeklik nedeniyle önemlidir” diyor. Mutluyakalı, yer altı dünyasının hoyratça Ada’nın kuzeyine yerleştiğini, hukuksuzluğun üzerinin milliyetçilikle örtüldüğünü, yavru vatan edebiyatının onca kiri gizlemenin bir paravanı haline geldiğini söylüyor. “Halil Falyalı olayı Ada yarısındaki kirliliği ve illegal durumu yeniden gözler önüne sermiştir”  diyen Mutluyakalı, Falyalı’nın infazıyla birlikte Kıbrıs’ın kuzeyinde yaratılan bataklığın evrensel bir siyasetle gündeme gelmesini umduğunu, böyle olduğu taktirde, biat ve itaat ilişkisine dayalı yönetim ezberinin yıkılacağını, tepeden bakışın ve irade gaspının yerini çok daha akılcı yaklaşımlara bırakacağını da vurguluyor. 

Cenk Mutluyakalı

'FALYALI UZUN SÜREDİR KIBRIS’IN GÜNDEMİNDEYDİ'

Asım Akansoy’a da Falyalı’nın Ada’daki etkisini soruyoruz.  Asım Akansoy’da Mutluyakalı’dan farklı düşünmüyor. Akansoy,  Falyalı olayının çok uzun süredir gündemde olan bir konu olduğunu, Falyalı’nın Kuzey Kıbrıs’taki gücünün ve bu güçle ilgili devletin, hükümetin yaşadığı sıkıntıların veya ilişkilerin sürekli olarak gündemde olduğunu ve tartışılan bir konu olduğunu söylüyor. Akansoy, Kuzey Kıbrıs’ın demokrasi açısından, ekonomik güç açısından ve siyasi istikrarsızlık açısından sürekli bir zafiyet içerisinde olmasının Falyalı’yı toplum içerisinde farklı bir konuma ittiğinin de altını çiziyor. 

Akansoy’a bu farklı konumun ne olduğunu sorduğumuzda ise, şöyle yanıtlıyor: “Falyalı ekonomik ve toplumun ilgisini çeken bir güç odağı haline getirildi. Aslına bakarsanız sadece ekonomik konularda değil, topluma değişik bağlamlarda imkanlar sunan bir şahsiyet olarak da kamuoyunda sürekli olarak konuşuldu. Tabi çoğu konuşmalar elbette böyle şahsiyetle ilgili spekülatif konuşmalardı. Çünkü somut ve elle tutulabilir herhangi bir veri üzerinden bir değerlendirme yapabilme ihtimali yok.”

'FALYALI KIBRIS ÖZELİNDE ÇOK BÜYÜK BİR GÜCE KAVUŞTU'

Falyalı’nın Kıbrıs özelinde çok büyük bir güce kavuştuğunu da söyleyen Akansoy, “Falyalı’nın kendi otellerini yapması, turizme yönelmesi, pek çok insanı yanında çalıştırması ile medyada da kendini var etti. Medyanın kendisini koruduğunu çok net söyleyebiliriz. Falyalı’nın bir başka yüzünden de bahsedebiliriz. Kuzey Kıbrıs’ta zor duruma düşen insanlar içinde bir ekmek kapısı açan, kapısını çalanlara yardımcı olan bir görüntüsü de vardı” diyor ve ekliyor, “Falyalı’nın özellikle Kıbrıs özelinde çok büyük bir güce kavuştuğunu, bu gücü sürdürebilmesi içinde iktidardaki parti olmak üzere sürekli siyasilerle, iddialara göre güvenlik güçleriyle ve yine aynı şekilde yargıyla da çeşitli bağlantılar içerisinde olduğu hep söylenegeldi, konuşuldu”  

'FALYALI İÇİN KIBRIS’IN SAHİBİ DİYENLER ÇOK DA YANILMADILAR'

Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, Halil Falyalı için Kıbrıs’ın sahibi diyenlerin çok da yanılmadıklarını KKTC yönetiminde yakın zamanda ortaya çıkan seks kaseti skandalı ile çok net olarak anlaşıldığını söylüyor. Mavioğlu,  “Mesaj öylesine güçlü verildi ki, KKTC Başbakanı Ersan Saner koltuğundan oldu. Tabii buradan suikastı Falyalı’nın elinde olan ve ifşa edilmesi halinde zarar görecek olan kişilerin susturma yoluna gittikleri sonucu da çıkabilir. KKTC, tarihi itibarıyla Kontrgerillanın ana üslerinden biri olarak bilinir ve gazeteci Kutlu Adalı suikastının üzerinin belki de sonsuza kadar bir sır kalacak olması da bu yüzdendir” diyor. Mavioğlu,  Falyalı’nın siyasi dizayn işinde haddini fazlasıyla aştığı için devreye TMT, MİT ve bu alandaki istihbarat örgütleri girmiş, sorunu kökten çözmüş olabileceğini de ekliyor. 

“2016’DA FALYALI’NIN 789 MİLYON DOLARLIK MAL VARLIĞINA EL KONULDU”

Siyasetçi-Yazar Fikri Sağlar, Falyalı’nın aynı zamanda sanal bahis oynattığını, KKTC’de sanal bahissin yasal olduğunu, buradan elde ettiği lisanslarla Türkiye üzerinden oynanan “Sanal bahsin” günlük hacminin 40 milyon dolara ulaştığını, yıllık cirosunun 1 milyar doları geçtiği savcılık kayıtlarınca saptandığı bilgisini veriyor. 

Sağlar’a savcılık kayıtlarının ne olduğunu sorduğumuz da ise Falyalı, ailesinin bağlantılarını kullanarak “sanal bahsin en büyüğü” olan Veysel Şahin’i, KKTC’de cezaevine gönderdiğini, böylelikle bahis lisanslarına el koyduklarını söylüyor. Sağlar, sonrasında Şahin’inde İstanbul Savcılığı’na Falyalı’nın “yasadışı bahis” oynattığı ihbarında bulunduğunu, bunun üzerine 2016 yılında İstanbul Savcılığı’nca yapılan soruşturmada, Falyalı’nın 789 milyon dolarlık mal varlığına el konulduğunun da altını çiziyor. 

'BİR ÇAKAL SÜRÜSÜNÜN VARLIĞINI KABUL ETMEMİZ GEREKİR'

Mavioğlu, Falyalı hakkında açılan kimi soruşturmalara bakıldığında, bu paranın, bahis, kumar, uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama gibi işlerin, deyim yerindeyse kirli para diye tabir edilen bir faaliyet toplamının sonucu elde edildiğini söylüyor. Mavioğlu, “Üstelik dinamik bir paradan söz ediyoruz burada. Altın yumurtlayan tavuk misali, her an misliyle çoğalma potansiyeline sahip bir servetten. Çok can yakılan, çok can alınan, çok kayıp ve çok kazancın iç içe geçtiği bir zeminde, o büyük hazinenin etrafında kümelenmiş, kirli, kanlı, az ile yetinmeyen bir çakal sürüsünün varlığını da kabul etmemiz gerekir” diye ifade ediyor. 

İKTİDARA YAKIN MEDYA NEDEN SESSİZ? 

Timur Soykan, İrfan Aktan’a verdiği söyleyişide medyanın sessizliğine ilişkin ise şöyle konuşuyor: “ İşte bu çok önemli bir veri. Aradan 24 saat geçtiği halde neredeyse hiç haber yapmadılar. Bu sessizliğin talimata dayandığına şüphe var mı? Peki bu talimat niye verilmiş olabilir? Çünkü ilişki ağlarının devlete, iktidara uzanacağı düşünülüyor ve böyle bir refleks gösteriliyor” diyor.

'BİZE DOKUNUR KORKUSU VAR'

Fikri Sağlar ise medyanın sessizliğini şöyle yanıtlıyor. “Ancak tek elde toplanan erkler, devletin hiçbir kurumunu çalıştırmıyor. Havuz medyasını inceleyin, birinde dahi “Falyalı cinayeti” haber yapılmamış. Peki neden bu çok önemli haberi görmemişler. Hatta karartmaya çalışmışlar. Çok açık! Ucu bize dokunur korkusu” diyor. 

'SESSİZLİK KULAKLARIMIZA GÜÇLÜ BİR SES GÖNDERİYOR'

Mavioğlu da tıpkı Fikri Sağlar gibi medyayı sessiz buluyor ve  sessizliğin aslında kulaklarımıza güçlü bir ses de gönderdiğini, suikastın arka planı araştırıldığında Türkiye’nin arka bahçesinde olanın doğrudan haneye taşınma ihtimali olduğu ve o nedenle o büyük haber kanallarının neredeyse haber yapmaktan bile çekindiği bir durumla karşı karşıya olunabileceğini, daha açık bir ifadeyle Falyalı suikastıyla doğrudan Türkiye’nin ilişkisi üzerine bulgular, bilgiler çıkmasının ihtimal dahilinde olması bu sessizliğin nedeni olabileceğini söylüyor. 

'KIBRIS VE TÜRKİYE BASINI GERÇEKLERİ YANSITMIYOR'

Akansoy’da bu konuda çok farklı düşünmeyenlerden. Akansoy, “Çok fazla bilinmezi olan bir konudan bahsediyoruz. Yani işin bilinmezliği şahsın kendisi ve faaliyet alanlarıyla ilgili. İkincisi de cinayetle ilgili. Bir sürü bilinmezlik var ve bu bilinmezlikler içerisinde büyük bir bilgi kirliliği de var. Yani öldürüldüğü günden bugüne kadar Türkiye basını ve Kuzey Kıbrıs basınında çıkan pek çok haber gerçekleri yansıtmıyor. Bu cinayetin neden işlendiği ile ilgili de ortaya konan iddiaların çoğu gerçek dışı olabilir. Yani sanal bahisle ilgisi olmayabilir, bunlar zaman içerisinde ortaya çıkacaktır, şimdiden bir şey söylemek erken” 

YARIN, FALYALI SUİKASTININ ARKA PLANINDA YER ALAN MAFYA-DEVLET İLİŞKİLERİNİ KONUŞACAĞIZ