Taksim'de bulunan Gezi Parkı'nda 27 Mayıs 2013 yılında başlayan ve 31 Mayıs'ta doruğa çıkan eylemlerin beşinci yıl dönümünde Taksim Dayanışması bir basın açıklaması yaptı.

Karaköy'de bulunan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi binasında düzenlenen toplantıda Taksim Dayanışması Sekreteryası'ndan Mücella Yapıcı ve Akif Burak Atlar, avukat Deniz Özen ve Gezi Şehitleri ve Gazileri Platformu Sözcüsü Volkan Kesanbilici konuştu.

Toplantıya HDP İstanbul 1. Bölge 1. Sıra adayı Ahmet Şık, CHP İstanbul 2. Bölge 8. Sıra adayı Ali Şeker'in yanı sıra, Halkevleri, SYKP gibi siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri katıldı.

Akif Burak Atlar'ın açılış konuşmasın yaptığı toplantıda avukat Deniz Özen Gezi'de polis şiddeti nedeniyle hayatını kaybeden yurttaşların davalarıyla ilgili son durumu paylaştı.

GEZİ DAVALARINDA ADALETSİZLİK SÜRÜYOR

Özen, Hatay Armutlu'da gaz fişeği ile vurulan Ahmet Atakan'ın ölümüyle ilgili soruşturma yürütüldüğünü ancak bunun davaya dönüşmediğini, yine Armutlu'da Abdullah Cömert'in ölümüne neden olan polis memuru A.K. hakkında 'olası kast ile öldürme' suçundan dolayı 13 yıl hapis cezası verildiğini ancak tutuklanmadığını belirtti. Özen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Yargıtay'a gönderdiği tebliğnamede polis memuru ile ilgili cezayı fazla bulduğunu ve bozulması gerektiği yönünde görüş bildirdiğini söyledi. Okmeydanı'nda gaz fişeğiyle vurulan Berkin Elvan'ın ölümüyle ilgili 3.5 yıl sonra sadece bir polis memuruna dava açıldığını ifade eden Özen, bu davada da polis memurunun halen tutuklanmadığını kaydetti.

MAHKEMEYE GÖRE GEZİ 'YASADIŞI EYLEM'

Gezi Şehitleri ve Gazileri Platformu Sözcüsü Volkan Kesanbilici de Gezi'de yaralanan yurttaşların son durumlarına ilişkin bilgi verdi. Kesanbilici, Gezi'de polis şiddeti nedeniyle vücudunda hasar oluşan yurttaşlarla ilgili henüz bir ceza davası açılmadığını, açılan tazminat davasında da yargının çok yavaş olduğunu belirtti. Kesanbilici, kendisiyle ilgili tazminat davasında mahkemenin tazminat hesaplanması için dosyayı bilirkişiye gönderdiğini ancak o arada mahkeme heyetinin değiştiğini kaydederek gelen yeni mahkeme heyetinin 'yasadışı Gezi eylemlerine katıldığı' gerekçesiyle tazminat davasının reddedildiğini ifade etti.

KARANLIK GİDER GEZİ KALIR

Taksim Dayanışması Sekreteri Mücella Yapıcı da 'Karanlık gider, Gezi kalır' başlıklı açıklamayı okudu. "Tam 5 yıl önce bugünlerde Taksim Meydanı ve Gezi Parkı başta olmak üzere, yaşamımız ve yaşam alanlarımıza amansız bir şiddetle saldıranların karşısında; Omuz omuza verdik, dayanışma olduk, umut olduk, barış olduk" diyen Yapıcı, Gezi Parkı eylemlerinin evrensel bir boyut kazandığına dikkat çekti.

Yapıcı, "Dayanışmamız ve verdiğimiz mücadele; etik, bilim, teknik ve hukuk tanımaz iktidarın Taksim Meydanı ve Gezi Parkı'nı yok etme konusundaki ısrarlı çabalarının, 27 Mayıs 2013 tarihinde amansız bir şiddete dönüşmesi ile birlikte 31 Mayıs 2013 tarihinden itibaren, ülkenin dört bir yanına yayılarak, dünya, toplum, kent ve demokrasi tarihinde izi silinemez, yepyeni ve evrensel bir boyut kazandı" dedi.  

'31 MAYIS’TA PARKIMIZA GİDECEĞİZ'

Yapıcı açıklamanın devamında şunları söyledi:

"Milyonlarca yurttaşın güzel bir geleceğe dair umudunu yeşerten Gezi Direnişi, en zor zamanlarımızda dahi bizlere yaşam enerjisi olurken; iktidarlarının devamı uğruna bütün insani değerleri yok etmeye çalışan siyasi iktidarın bir türlü unutamadığı en büyük kâbusu olmayı sürdürüyor. 70 binden fazla öğrencinin, 140'tan fazla gazetecinin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve on binlerce siyasinin tutuklu olduğu, onlarca gazete, televizyon ve basın organının kapatıldığı veya baskı altında yayın yaptığı, KHK'lerle iki yüz bine yakın insanın ihraç edildiği, akademinin neredeyse tamamen yok edildiği, üniversitelerin bölündüğü, fabrikalarımızın, tersanelerimizin, limanlarımızın satıldığı, mega projeler, enerji ve altyapı inşaatları adı altında kıyılarımızın, ormanlarımızın, tarım alanlarımızın, derelerimizin talan edildiği, başta İstanbul, Diyarbakır olmak üzere ülkemizin kadim kentlerinin ve mahallelerinin, kentsel ve kırsal alanlarının yağmalandığı, her gün canımızı yakan işçi ve kadın katliamlarının, tacizlerin, tecavüzlerin cezasız bırakılarak sıradanlaştırıldığı, demokrasiden, hukuktan, adaletten, insanlıktan, barıştan ve doğadan yana her türlü sesin giderek artan bir baskı ve şiddetle kısılmaya çalışıldığı 2018 yılının Mayıs ayında her şeye rağmen yaşamın sesi gürleşmeye başlıyor ve bir umut iklimi ülkemizi sarıyorsa bu dayanışmamızın ve direnişimizin gücünden ve haklılığındandır. Çünkü biliyoruz ve eminiz ki Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ali İsmail Korkmaz, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik, Ethem Sarısülük, Berkin Elvan ve Mehmet İstif hâlâ bize bakıyor." 

Yapıcı açıklamanın sonunda "Evet, Gezi 5 Yaşında. 2013 Mayıs-Haziran aylarında bütün güzellikleriyle hayatımıza giren Gezi Direnişinin 5. yılındayız. Bugünden itibaren, her zerresi içimize işleyen anları, kare  kare,  görüntü  görüntü, slogan slogan, duygu duygu, tekrar yaşayacağız. Taksim Dayanışması olarak çocuklarımızın hatıralarına ve taleplerine sahip çıkmak için ellerimizde çiçekler, yüreklerimizde taşıdığımız barış ve kardeşlik duygularıyla 31 Mayıs saat 19.00 da parkımıza gideceğiz" dedi. (ARTI GERÇEK)