Derya OKATAN

ARTI GERÇEK- Türkiye Eczacı İşverenleri Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, ilaç tedarik sorununda gelinen durum hakkında bilgi verdi. Saydan, aynı zamanda eczacıların yaşadığı diğer sorunlara da dikkat çekti.

Basın mensuplarıyla bir araya gelen Saydan, 2004 yılında yürürlüğe giren İlaç Fiyat Kararnamesi ile ilaç fiyatlarının Avro kuru üzerinden belirlendiğini hatırlatarak, “O yıllarda kurun sürekli aşağı düşmesi nedeniyle bir yandan devletin ilaç harcamalarında tasarruf yapmasını sağlarken ilaç üretici ve ithalatçılarının da piyasaya ilaç vermesinde bir sorun yaşamamasını sağlıyordu. Ancak yıl boyu sabitlenen kur nedeniyle son yıllarda Avro kurunun yükselme trendine girmesi ve özellikle 2018 yılında Avro kurunda yaşanan olağan üstü artış bu dengeyi bozdu” dedi.

FİYATLANDIRMA POLİTİKASI SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL

Saydan, ilaç sıkıntısının bu fiyatlandırma politikasından kaynaklandığını ve İlaç Fiyat Kararnamesi’nin artık sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Saydan, kararnamenin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, önerilerini şöyle sıraladı: “İlaç fiyatlandırmasında yılda bir defa Avro kuruna bağlı olan uygulamadan vazgeçilerek belirli aralıklarla enflasyon oranında artış yapılması sağlanmalı, artan işletme giderlerimiz göz önünde bulundurularak ilaç fiyat değişikliklerinde özellikle 4. ve 5. kademe ilaçlarda eczacı kar oranları yeniden belirlenmelidir.”

Saydan, fiyatlandırma politikası değiştirilmediği durumda ilaç sorununun devam edeceği uyarısında bulundu.

19 ŞUBAT GÜNÜ MUCİZE(!) YAŞANDI

TEİS Genel Başkanı Saydan, iki ay boyunca bulunmayan ilaçların “mucizevi” bir şekilde 19 Şubat günü bulunmasını da değerlendirdi. 

“İlaç, hiçbir ekonomik ürüne benzemeyen bir ihtiyaç ürünüdür. İlaç, hasta vatandaşlarımızın olmazsa olmazıdır. İlaç ulaşılabilir ve bulunabilir olmalıdır” diyen Saydan, bir gün önce depolarda olmayan ilaçların zam aldıkları gece boyunca Anadolu’yu kat ederek depolara ulaştığını ve adeta bir mucize yaşandığını söyledi.

İMAL TARİHİ 2017-2018 OLAN İLAÇLAR NEREDEYDİ?

Eczacıların ilaç fiyatları ile ilgisi olmadığını vurgulayan Saydan, daha önce bulunamayan ve 19 Şubat sabahı eczanelere gelmeye başlayan ilaçların imal tarihlerinin 2017-2018 yılları olduğuna dikkat çekti.

Saydan’ın verdiği bilgiye göre, bulunmayan diyabet ilaçları 505 gün önce üretilmiş. En yakın imal tarihi bile iki ay öncesi.

“Şunu merak ediyoruz” diyen Saydan, şöyle devam etti: “Bu ilaçlar, ilaç tedarik sorunu yaşanırken neredeydiler? Ve en ilginci Türkiye’nin her yerine bir gecede bulunmayan ilaçlar nasıl ulaştı? Nerede bekliyorlardı? Yetkililerin bu sorulara cevap bulması gerektiğini düşünüyoruz.”

Konuyla ilgili gazetecilerin sorusu üzerine yetkililerin bazı depolara ceza yazdığını belirten Saydan, ancak önceki yıllarda da benzer sorunlar olduğunun ve belli ki cezanın caydırıcı olmadığının hatırlatılması üzerine, bu sorunun yetkililerce çözülmesi gerektiğini kaydetti.

BAZI İLAÇLAR HALA YOKTA

Bazı kan sulandırıcı, tansiyon, göz damlaları, psikiyatri ilaçlarının hala bulunamadığı bilgisini de veren Saydan, yeni fiyatları beğenmeyen bazı firmalar olduğuna işaret etti. 

Öte yandan, 19 Şubat’ta ilaç fiyatlarında artış olsa da sonrasında bazı ilaç fiyatlarının düştüğünü ve bunun eczacıları zarara uğrattığını kaydeden Nurten Saydan, geçen yıldan bu yana 52, 2004 yılından bu yana da 832 kez ilaç fiyatlarında düşüş yaşandığını hatırlattı.

Saydan, ülkenin ekonomik durumu nedeniyle eczacıların da ciddi ekonomik sıkıntılar yaşandığını sözlerine ekledi.

GÖZDEN KAÇTI, KOAH VE ASTIM HASTALARI 60 TL’YE KADAR FİYAT FARKI ÖDÜYOR

Gözlerden kaçan bir diğer önemli konunun SGK tarafından hayata geçirilen eşdeğer uygulaması olduğunu söyleyen Saydan, uygulamaya dair şunları belirtti: “Bu uygulama eşdeğer ilaç uygulamasına zarar vermektedir. Bunun en çarpıcı örneği KOAH ilaçlarında yaşanmaktadır. SGK’nın TR eşdeğer bandında fiyat bazında eşdeğer görünen ama kurum tarafından bile vatandaşa ‘eşdeğer olarak’ verilemeyen ilaçlar yüzünden vatandaşlarımız fiyat farkı ödemektedir. Astım ve KOAH tedavisinde kullanılan ilaçlarda raporlu olmalarına rağmen hastalarımız fiyat farkı ödemek zorunda kalmaktadır. Örneğin üç kutu astım ilacına hastalar 60 TL’ye varan büyük farklar ödüyorlar. Üstelik bu ilaçların fark ödemeden alacakları bire bir eşdeğeri de bulunmuyor. Yetkilileri hastaları mağdur eden bu uygulamadan bir an evvel vazgeçmeye çağırıyoruz.”

REÇETEYE TİCARİ İSİM DEĞİL ETKEN MADDE YAZILSIN

Aynı zamanda reçetelere ilacın ticari ismi yerine ilaçların etken madde isimlerinin yazılması gerektiğini belirten TEİS Genel Başkanı, “Çünkü ilaçların iyileştirici etkisi isminden değil, etken maddesinden gelmektedir” dedi. Saydan, böylece ilaç firmalarının hekimler üzerindeki baskılarının son bulacağını, hekimlerin etik çalışma imkânı bulacağını, ilaç firmalarının promosyon vb. çalışmaları çok azalacağı için gereksiz ilaç yazımı ve tüketiminin azalacağını söyledi. Saydan, aynı zamanda devletin tasarruf oranının çok ciddi boyutlarda olacağını ve yerli ilaç sanayine destek sunacağını da belirtti.

Saydan, kendilerine “eczacı meslek hakkı” verilmesini de talep etti.