Ayşegül KARAKÜLHANCI


ARTI GERÇEK- Almanya’da 26 Eylül’de yapılan genel seçim sonrası yarıştan birinci parti çıkan Sosyal Demokrat Parti (SPD), üçüncü Yeşiller ve dördüncü en çok oy alan parti Hür Demokrat Parti (FDP) ülkede renklerinden dolayı ‘trafik lambası’ diye adlandırılan koalisyon hükümeti için SPD liderliğinde ilk görüşmeleri yaptılar. Bu görüşmelerde parti liderleri ortak bir zemin bulup bulamayacaklarına, ortak bir çizgide hareket edip edemeyeceklerine baktılar. Geçtiğimiz hafta ise resmi koalisyon görüşmelerine başlamaya karar verdiler. Bugün itibariyle resmi koalisyon görüşmeleri başlıyor.

Eğer partiler anlaşmayı başarırlarsa Noel’e kadar SPD hükümeti kurmayı planlıyor.

Her üç parti üzerinde en hızlı anlaşabilecekleri konularda konuştular. Tüm partiler asgari ücretin saat başı 12 euro olması konusunda anlaştı. Yeşiller ve FDP Almanya’nın dijitalleşmesi, bilim ve teknoloji alanında yeniliklere yatırım yapılması konusunda da hemfikirler.

Ancak gerçek meseleler söz konusu olduğunda, iklimin korunması, borç ve kredilerin geri ödenmesi, vergi indirimi, göç veya Kuzey Akım 2 (Nord Stream 2 ) gaz boru hattının geleceği gibi konularda ise birbirlerinden uzak noktadalar.

22 ÇALIŞMA GRUBU OLUŞTURULACAK

Bugün öğleden sonra ilk üst tur için bir başlangıç ​​toplantısı yapılacak. Bu görüşmelerde ilgili ana müzakere grupları oluşturulacak ve her üç partinin çalışma grupları başkanları görüşmeleri yürütecek. Üç partinin toplam 300 milletvekili var. 22 çalışma grubu oluşturulacak. Bu gruplara her partinin hem federal parlamento, hem eyalet hem de yerel siyasette konusunda uzman politikacıları katılacak. Asıl meselelerin müzakere edilmesi ve nerede tavizlerin verilebileceği konuların saptanacağı yer bu görüşmeler olacak. Bu gruplar ‘Modern devlet, dijital uyanış ve yenilik’, ‘Sosyo-ekolojik piyasa ekonomisinde iklimin korunması’ ve ‘özgürlük ve güvenlik, eşitlik ve çeşitlilik’ e kadar yedi tematik gruba ayrılacaklar.

Henüz tüm partiler bakanlık dağılımı konusunda açıklama yapmadı. Yeşiller’in başbakan adayı ve eş başkanı Annalena Baerbock bakanlıklardan daha önemli ve öncelikli olanın ihtilaflı konularda uygun anlaşma zemini bulmak olduğunu söyledi. Bu nedenle belki de içerik dağılımı henüz gelecekteki bakanlıklara yansımadı, ancak odaklandıkları noktalardan hangi bakanlıkları hangi parti almak istiyor anlamak mümkün.

Güvenlik, savunma politikası ve insan hakları ile ilgilenen bir dış politika çalışma grubuna ek olarak, kaçış- göç ve entegrasyon konularında ayrı bir çalışma grubu oluşturulacak. Göç politikasında farklı öncelikleri olan FDP ve Yeşiller bir araya gelerek uygun bir ortak zemin bulmak zorunda kalacaklar.

Bir başka hareketlilik de FDP ve SPD arasındaki bazı çalışma gruplarında yaşanacak. Mesela SPD'nin genç sosyalistlerinin eski lideri Kevin Kühnert tarafından yönetilecek olan inşaat ve yaşam üzerine olan çalışma gruplarında yoğun tartışmalar yaşanabilir. Kühnert partisinin solunda yer alan bir isim ve kira politikası konusunda FDP'yle kesinlikle tamamen farklı düşünüyor.

KOALİSYON MÜZAKERELERİ NE KADAR SÜRECEK?

Şimdiye kadar koalisyon müzakerelerinin başlaması için yalnızca belirli bir program vardı. Koalisyon müzakerelerinin ne kadar süreceği ise belli değil. Çalışma gruplarındaki müzakerelerin en az üç ila dört hafta süreceğini düşünülüyor. Daha sonra bu gruplardan çıkacak sonuçlar çekirdek ekipler tarafından nihai bir koalisyon anlaşmasında özetlenecek. Oluşturulacak çekirdek ekiplerde liste başı adaylar ve parti liderleri de yer alacak.

MALİYE BAKANLIĞI ÇIKMAZI

Müzakereciler her ne kadar bakanlıklar ve görev dağılımıyla ilgili bilgi paylaşmamış olsalar da geçtiğimiz birkaç gün önce FDP, parti lideri Christian Lindner'ı maliye bakanı olarak önerdi. Aynı şekilde Yeşiller de eş başkanları Robert Habeck’i.

FDP’nin seçim propagandasının temel konusu olan yeni borçlanmalara ve vergilerin yükselmesine engel olmak konularında seçmenlerine verdiği sözleri maliye bakanlığını alarak gerçekleştirebileceğini düşünüyor. Bunuhn için de bu bakanlıkta ısrar edecektir. Yeşiller’in maliye bakanlığı istemesi ise bir taktik olarak görülüyor. Eğer Yeşiller uzun süre maliye bakanlığında ısrar ederse, o kadar çok bir iklim koruma bakanlığı kurma konusunda FDP’yi ikna edebileceklerini düşünüyorlar. Yani maliye bakanlığını FDP pahalıya almak zorunda kalacak. Yeşiller ve FDP, SPD’nin şansölyeliği almasına karşı ağırlık olarak güçlü birkaç bakanlık talep edecek.

Ancak, önceki dönemin Maliye Bakanı olan Olaf Scholz'un bu kilit bakanlığı SPD'den diğer partilere verip vermeyeceği sorusunu açıklığa kavuşturmak şu anda mümkün değil. Ayrıca, her üç partinin planladıkları yatırımların finansmanının nasıl sağlanacağı da hala soru işareti. SPD ve Yeşiller FDP'ye vergi artırımı yapmama ve borç frenine uyma tavizi taahhüdünde bulundular. Doğal olarak düşünülen projelerin finansman olası bir koalisyon anlaşması sağlamanın önündeki belirleyici engellerden biri haline geliyor.

Yine kesişmeyen noktalardan biri de iklim koruma konusu. Elektrikli arabaların primi için sübvansiyonlar kesilecek mi bilinmiyor. Yeşillerin temel taleplerinden biri olan kömürden erken çıkış, şu anda yalnızca ilk görüşmelerin raporunda kalacak gibi duruyor. Çünkü ideal olarak bu çıkışın 2030 yılına kadar başarıya ulaşması mümkün görünüyor.

Şimdilik tüm partilerin yenilenme konusunda anlaştıkları bunların başında elektrik şebekesinin genişletilmesi ve modernizasyonu, rüzgâr enerjisi ve güneş enerjisinden enerji üretiminin genişletilmesi, sanayinin modernizasyonuna yönelik özel yatırımların desteklenmesi var.