ARTI GERÇEK - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Coronavirus salgınının en yoğun hissedildiği ve işten çıkarmanın yasaklandığı nisan döneminde işsizlik oranı yüzde 12,8 olarak gerçekleşti. İşsizlik rakamlarının genel itibarıyla düşüşe işaret ettiği dönemde genç nüfustaki işsizlik oranı ise yıllık bazda 1,2 puanlık artışla yüzde 24,4'e yükseldi.

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 427 bin kişi azalarak 3 milyon 775 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,2 puanlık azalış ile yüzde 12,8 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,1 puanlık azalış ile yüzde 14,9 oldu.

2020 yılı nisan döneminde çalışan insan sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 2 milyon 585 bin kişi azalarak 25 milyon 614 bin kişiye indi. Nisan döneminde çalışan insan sayısı mart dönemine göre yarım milyon azaldı!

TÜİK'in büyük oranda ekonomik aktivitenin durduğu ve sokağa çıkma yasaklarıyla geçen nisan ayında işsizliğin düştüğünü açıklaması, ekonomistler, akademisyenler ve siyasetçiler tarafından tepkiyle karşılandı. TÜİK'in pandemi döneminde iş aramaktan vazgeçen işsizleri istatistiklere dahil etmemesi tartışma konusu oldu.

İşte TÜİK'in bugün açıklanan işsizlik verilerine ilişkin gelen bazı tepkiler...

Ekonomist Mustafa Sönmez, TÜİK tarafından açıklanan verileri değerlendirdiği Twitter mesajlarını şöyle özetledi:

"Özetleyelim; TÜİK işsizi 3,8 milyon, oran: yüzde 12,8. Umutsuz işsiz 4.6 milyon, geniş tanımlı işsizlik yüzde 25. İşsizlik Fonu işsizleri 5,5 milyon. Toplam gerçek fiilii işsiz yaklaşık 14 milyon, gerçek işsizlik yüzde 42."

NOBEL EKONOMİ ÖDÜLÜ ALABİLİRİZ

Dünya gazetesi yazarı Özcan Kadıoğlu, "TÜİK, nisan ayı işsizlik oranını yüzde 12,8 olarak açıkladı, Salgın döneminde tüm ülkelerde işsizlik rekorları kırılırken bizde düştü. TÜİK Başkanı gerekçeleri ile bunu açıklayabilirse NOBEL EKONOMİ alanında ilk kez ödül alabiliriz. İşsizlik oranı şubat yüzde 13,6, mart yüzde 13,2, nisan yüzde 12,8" değerlendirmesi yaptı.

İSTATİSTİKLERİN DİLİ YETMİYOR

Ekonomist Ali Rıza Güngen, "Bakmayın TÜİK'e. Cumhuriyet tarihinin en yüksek işsizlik oranı: Nisan 2020 "diğer" nedenlerle iş aramayan 3 milyon kişi... İş aramayıp çalışmaya hazır 4,5 milyon kişi bulunuyor. Salgın gereğince revize etmeden dahi geniş tanımlı işsiz oranı yüzde 28,7 istatistiklerin dili yetmiyor" dedi.

İŞ ARAMAYI BIRAKANLAR NORMAL GÖRÜLDÜ

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, TÜİK yine bildiğimiz gibi; Covid-19 pandemisinin en yoğun yaşandığı, karantinaların başladığı, rastoranların, kafelerin, düğün salonlarının, AVM’lerin kapatıldığı dönemde işsizlik verilerinde 3 MİLYON yurttaşın iş aramayı bıraktığı normal görülerek manipüle edildi" ifadelerini kullandı.

Eski milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş ise, "TÜİK, Coronavirus döneminde bile işsizliği düşürdü!" diyerek tepkisin gösterdi. 

İŞSİZLİK ORANININ BİR ÖNEMİ KALMADI...

Prof. Dr. Oğuz Demir, "TÜİK'in rakamlarında 'İş aramayıp çalışmaya hazır olan' diye bir grup var. Sayısı 4,5 milyon. Bu insanlar "işsiz" sayılmıyor. Nisanda TÜİK'e göre işsiz sayısı 3,77 milyon. İkisinin toplamı 8,2 milyon. İşsizlik oranını buradan hesaplarsak oran yüzde 28 oluyor. Ama işsizlik yüzde 12,8!

Mart 2020'de çalışan sayısı 26,1 milyon iken nisan ayında 25,6 milyona inmiş. 500 bin iş kaybı olmuş...

Nisan ayında işsizlik düştü. Mart ayında yüzde 13,2 olan işsizlik oranı nisan ayında yüzde 12,8 oldu.

2019 Nisan ayına göre çalışan sayısı 2,6 milyon azalırken işsizlik oranının da düşmesi daha önce de olduğu gibi işgücünde 3 milyonlum düşüşe bağlı. İşsizlik oranının önemi kalmadı. İstihdam sayısı TÜİK rakamlarında bile 2,5 milyon düştüğüne göre siz gerçek durumu düşünün" dedi.

ZAMANINDA DİKKAT ÇEKTİK, KEŞKE YANILSAYDIK...

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da, açıklanan verilere tepki göstererek, "TÜİK’in bugün açıkladığı haziran ayı enflasyon oranı 1,75 olarak belirlendi. Bu sonuç maaşlara yapılan zammın enflasyonun altında olması ve enflasyon farkı zammı alınması demektir. Zamanında dikkat çekmiş, teklif etmiş, tepki göstermiştik. Keşke yanılsaydık.

Kamu işvereni ve hakemi 2020 için 3+4 demişti. Biz de hem adaletsiz hem de yanlış demiştik.Haklı çıkmasaydık keşke. Mutabakat olmadı toplu sözleşmede. TÜİK bizi doğruladı, ilk altı ayda yine enflasyon farkı vermek zorunda kalındı.

TÜİK’in enflasyon verileri Memur-Sen’in tespitlerini doğruluyor, kamu işvereninin tahmin ve hedeflerini yanlışlıyor. Her altı ayda bir yaşanan bu tablo, son bulsun istedik. Zam, enflasyon değil, imzalarımızla belirlensin teklifini getirdik; reddedildi ve yine enflasyona yenildi.

Enflasyon farkı”; masasındaki tekliflerin reddedilmesinin, yasadaki eksikliklerde direnilmesinin, tahmin konusunda da Memur-Sen’e kulak verilmemesinin sonucudur bu ve elbette maaşlara yansımak yönüyle de Memur-Sen kazanımıdır" değerlendirmesinde bulundu.