Seda TAŞKIN


ARTI GERÇEK- Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç Meclis Genel Kurulu’nda konuştu. Oluç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) iş yükünün önemli bir bölümünü 5 ülkenin oluşturduğunu belirterek, “Rusya, Türkiye, Ukrayna, Romanya ve İtalya. Baktığımızda, başvuruların toplamda yüzde 75'i bu 5 ülkeden geliyor. Rusya, 13 bin 800 dava başvurusuyla yüzde 22,4'ünü oluşturuyor. 2'nci sırada kim var? Tabii ki Türkiye, 11.150 başvuruyla başvuruların yüzde 18'ini oluşturuyor” dedi.

‘YARGILAMA HAKKI İHLALİ 1’NCİ SIRADA YER ALIYOR’

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi pandemi koşullarına rağmen 871 davada karar açıkladığını söyleyen Oluç, “Bunların 762'sinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin en az 1 maddesinin ihlaline hükmetmiş. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5'inci, yani özgürlük ve güvenlik hakkı, 6'ncı adil yargılanma hakkı konusundaki ihlaller 1'inci sırada yer alıyor” dedi. Oluç şöyle devam etti:

‘EN FAZLA İHLAL EDİLEN MADDE HANGİSİ?’

“Şimdi yine rakamlara baktığımızda, hakkında en fazla karar açıklanan devletlerin sıralamasında Rusya 185 kararla 1'inci sırada. 2'nci sırada kim? Türkiye, 97 kararla. Rusya, en fazla vatandaşların özgürlük ve güvenlik hakkını ihlalden hüküm giymiş. Türkiye hakkında açıklanan kararlara baktığımızda, bu 97 karardan 85'inde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin en az 1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılmış. Türkiye davalarında en fazla ihlal maddesi hangisi? 10'uncu madde. 10'uncu madde, düşünce ve ifade özgürlüğü. Şaşırtıcı mı? Değil.”

‘TÜRKİYE 31 İHLALLE 1’NCİ SIRADA’

AİHM’in, geçen yıl Avrupa geneli için 80 kez 10'uncu maddenin ihlalini hükmettiğini söyleyen Oluç, “Kim 1'inci sırada? Türkiye, 31 ihlalle. Türkiye davalarında açıklanan kararlarda 21 kez adil yargılanma hakkı, 16 kez özgürlük ve güvenlik hakkı, 11 kez de toplanma ve dernek kurma özgürlüğüyle ilgili maddelerin ihlali görünüyor” dedi ve ekledi:

“Şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 2020 bilançosunu niye hatırlatıyorum? 22 Aralık 2020'de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Demirtaş davasında Türkiye aleyhine Büyük Daire kararı verildi. Hâlen bu karar uygulanmadı ve Türkiye'deki iktidar, bu kararı uygulamayarak hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 46'ncı maddesine -altında imzası olan- hem de Türkiye Anayasası'nın 90'ıncı maddesine aykırı hareket etmektedir iktidar. Bunu bir kez daha, bu vesileyle hatırlatmış olalım.”

‘TÜRKİYE 86’NCI SIRADA’

Uluslararası Şeffaflık Örgütünün yolsuzluk algı endeksinin uluslararası alanda takip edilen bir endeks olduğunu söyleyen Oluç, “Türkiye, 2020 açıklamasında 180 ülke arasında 86'ncı sırada yer almış. Şimdi, bu endeksteki sıralama şöyle oluyor: 0 ile 100 puan arasında değerlendiriliyor, 0 yolsuzluğun çok yoğun olduğu, 100 ise yolsuzluğun olmadığı ülke anlamına geliyor. Türkiye'nin puanı 40 yani 180 ülke arasında 86'ncı sırada yer alıyor. Türkiye'yle aynı puanı paylaşan ülkelere bakalım; Trinidad Tobago, Doğu Timur, Fas, Burkina Faso. Yani haritada iktidar mensuplarına desek ki ‘Yerini gösterin bu ülkelerin’ bulamazlar” dedi.  Oluç sözlerini şöyle tamamladı:

“’Neden bu yolsuzluk endeksinde Türkiye bu kadar vahim bir tabloyla karşı karşıya?’ Çünkü bakın, yolsuzluk endeksinde bu duruma gelmenin nedeni, toplumlar demokrasiden uzaklaştıkça, açıklık ve şeffaflıktan uzaklaştıkça yolsuzlukla mücadele etme kabiliyetleri azalıyor. Hukuk devleti olmaktan, hukukun üstünlüğünden, adaletten uzaklaştıkça yolsuzlukla mücadele etme çapı düşüyor. Dolayısıyla düşünce özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün altını oyan iktidarlar, insan haklarını ihlal eden iktidarlar aslında yolsuzlukla mücadele kabiliyetini de ortadan kaldıran iktidarlar oluyorlar ve Türkiye'deki iktidarın da durumu budur.”