Deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Türkiye’deki riskli bölgelere ilişkin yaptığı açıklamada “Gerek oluşum sayısı, gerekse de gerginlik olarak şu anda Batı Anadolu en riskli yer. Ayrıca deniz içi yanardağları da aktif halde” dedi.

Çok sayıda depremi öncesinde tahmin eden deprem bilimci Yüksek Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, son zamanlarda Batı Anadolu ve Ege Denizi'nde çok sayıda deprem ve depremciklerin meydana gelmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Sözcü’ye konuşan Ercan, daha önce çok kez dile getirdiği “Türkiye'deki depremlerin yüzde 52 olasılıkla Kuzey Anadolu kırığında olur” sözünü değiştirerek, “Batı Anadolu için deprem olasılığı yüzde 33 diyorduk. Ama sanki son zamanlarda Batı Anadolu ve Ege Denizi'nde süregelen depremler olasılık olarak Kuzey Anadolu'yu geçti. Gerek oluşum sayısı olarak ve gerekse gerginlik olarak şu anda Türkiye'nin en gergin yeri ne yazık ki Batı Anadolu” diye konuştu.

‘DENİZ İÇİ YANARDAĞLAR DA HAREKETE GEÇTİ’

Prof. Dr. Ercan, deniz içi yanardağların da harekete geçtiğini söyledi. Daha önce güney batıda Teke Yarımadası'nın önlerinde olan depremciklerin yine benzer şekilde sürdüğünü belirten Ercan, “Daha önce yaptığım açıklamalarda söylediğim gibi güneyden dalma batma kuşağı boyunca toslayan Afrika Anakarası'nın Ege Denizi ve Batı Anadolu'yu germesi sonucunda olan boşalımlar sürüyor. Son olarak Kos'ta 4 büyüklüğünde depremi gördük. Daha önce yine aynı yerde 6.7 büyüklüğünde Bodrum depremi olmuştu. Türkiye'de ise Batı Anadolu ve Ege Denizi'ndeki depremler Kuzey Anadolu'yu geçti” dedi.

‘MARMARİS’TE 2500’ÜN ÜZERİNDE DEPREM OLDU, TURİZM ETKİLENİR DEYİP YANARDAĞDAN SÖZ ETMEMEK GERÇEĞİ YOK ETMİYOR’

Prof. Dr. Ercan, 2012 yılı ortalarında Muğla'nın Marmaris İlçesi Bozburun Mahallesi ve çevresinde bir ayda 2 bin 500'ün üzerinde deprem meydana gelmesinden sonra, bölgede yaptıkları araştırmada ‘Küdür' adı verilen deniz dibindeki yanardağı bulduklarını hatırlatarak, “Bu kırık yıllardan bu yana orada öylece duruyor. Turizmden etkilenir, yanardağdan kırıktan söz etmeyin demek bu kırığın varlığını orada silmiyor” diye konuştu.

‘HER DEPREMİN MALİYETİ 5 MİLYAR DOLARI BULUYOR, ÖNLEM İSE 5 BİN DOLAR’

Türkiye ekonomisinin büyük bir depremin zararlarını çekebilecek durumda olmadığını, zaten ülkede yeterince gerek toplumsal ve gerekse ekonomik yönden deprem yaşandığını da söyleyen Ercan, “Her depremin maliyeti Türkiye için 5 milyar dolardır. Oysa depremden bir kişinin ölmemesi için deprem öncesi yapılması gereken yatırım kişi başı sadece 5 bin dolardır” dedi.

‘DEPREMDEN EN ÇOK KAÇAK YAPILAR ETKİLENECEK’

İmar aflarından sonra Türkiye'nin her yerinden, özellikle Batı Anadolu'nun kıyı kesimlerine ‘hücum olduğu’ ifadelerini kullanan Ercan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sisam depreminden sonra deniz kıyısında evleri olan büyük kentlilerin evlerine dönmemesi ve kıyı kesimlerinde kalmalarını önermiştim. Bu kıyı kesimlerine göçü kamçıladı. Oralarda ev sahibi olanlar ise yaz kış oturabilecekleri ev durumuna dönüştürmek için evlerine kaçak katlar çıkardılar. Bunlar imar affından yararlandı. Deprem etkisini en fazla bu kaçak katlar görecektir” dedi.