Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK-Irak ve Suriye başta olmak üzere iç savaşın yaşandığı ülkelerinden kaçmak zorunda kalan mültecilerin yaşadığı mağduriyetler sürüyor. Ülkelerinden kaçmak zorunda kalan mülteciler arasında Afganistanlılar da var. Taliban’ın yönetimi ele geçirdiği Afganistan’a geri dönmek istemeyen mülteciler anti-demokratik uygulamalarla karşı karşıya. Aylarca süren yolculuklarının ardından Türkiye’ye ulaşan mülteciler, geri toplama merkezlerinde sağlıksız koşullarda tutuluyor. Sağlık hizmeti alamayan mülteciler aynı zamanda kaçtıkları ülkelerine geri yollanma riskiyle karşı karşıya.

Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi Mülteci Hakları Komisyonu, Çınar Jandarma Komutanlığı'nda tutulan mültecilerle ilgili hazırladığı raporu Diyarbakır Barosu Tahir Elçi Konferans Salonunda düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren’in de katıldığı basın toplantısında raporu Mülteci Hakları Komisyon Başkanı avukat Baver Mızrak açıkladı.
İFADELERİ ALINMADI, HUKUKİ HAKLARI KULLANDIRILMADI

Diyarbakır İli Çınar İlçe Jandarma Komutanlığı’nda 19-25 Ağustos 2021 tarihleri arasında 39 Afganistan ve Pakistan uyruklu göçmenin gözetim altında tutulduğunu ifade eden Diyarbakır Barosu Mülteci Hakları Komisyon Başkanı Baver Mızrak, bunların arasından 15’inin çocuk, 2 kişinin ise görme engelli olduklarını belirtti. Göçmenlerin 25 Ağustos’ta Çınar İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan çıkarılarak sınır dışı işlemleri için Van’a götürüldüğünü ifade eden Mızrak, göçmenlerin herhangi bir ifadelerinin alınmadığını, tebligat yapılmadığını, uluslararası koruma statüsüne başvurma hakları konusunda bilgi verilmediği gibi hukuki destek sunulması için avukat görevlendirilmesinin dahi yapılmadığını aktardı.

BATTANİYE VERİLMEDİ, BESİN İHTİYAÇLARI YETERLİ DÜZEYDE KARŞILANMADI

Van’a yollanan göçmenlerin ciddi sağlık problemi yaşadığını ifade eden Mızrak, raporda yer alan tespitleri maddeler halinde şöyle sıraladı:

-Göçmenler arasından 1 kişide Covid-19 vakası tespit edilmiştir. Covid-19 bulunan kişi ayrı tutulmuş, aralarında çocukların da olduğu diğer 38 göçmen bir arada kalmaya devam etmiştir.

-Göçmenlere yeterli battaniye ve hijyen malzemeleri verilmemiş, yakalandıkları ilk 2 gün günde 1 öğün yemek verilmiş, besin ihtiyaçları yeterli düzeyde karşılanmamıştır.

VÜCUTLARINDA DARP İZİ VAR

-Göçmenlerin detaylı sağlık muayeneleri yapılmamış, herhangi bir sağlık kuruluşuna götürülmemişlerdir. İran askerleri ve kaçakçıları tarafından işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını beyan etmeleri üzerine bazı göçmenlerin vücudunun farklı yerlerinde morartılar, kızarıklıklar ve yaralar olduğu gözlemlenmiştir.
YOLDA İŞKENCE GÖREN, VURULAN VE ÖLENLER VAR

-Göçmenler, kendi ülkelerinden çıkarken İstanbul’a götürülmeleri için 1000-1500 dolar karşılığında kaçakçılarla anlaştıklarını, yaklaşık 2 ay önce ülkelerinden kaçtıklarını, yaklaşık 1 ay önce Türkiye-İran sınırında hiçbir işlem yapılmadan sınır dışı edildiklerini, sınır dışı edildikten sonra İran askerleri ve oradaki insan kaçakçıları tarafından işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını, daha sonra tekrar İran üzerinden Türkiye’ye girdikleri, ülkelerinden çıktıktan sonraki tüm yolu yürüyerek geldiklerini, dağlık yollardan geldiklerini ve bu esnada düşenlerin, yaralananların ve ölenlerin olduğunu, son olarak Diyarbakır İli Çınar İlçesinde askerler tarafından yakalandıkları ifade etmişlerdir.

‘GERİ GÖNDERİLDİKLERİNDE ÖLDÜRÜLECEKLERİNİ SÖYLEDİLER’

Ulusal ve uluslararası mevzuatla birlikte değerlendirildiğinde, göçmenlerin ‘sınır dışı edilemeyecekler’ kapsamında olduğunu hatırlatan Mızrak, “Görüşme gerçekleştirdiğimiz göçmenlerden çoğu, ailelerinin Taliban tarafından öldürüldüğünü ve Afganistan’a geri gönderilmeleri durumunda kendilerinin de öldürülme veya insanlık dışı muamelelere maruz kalacaklarını belirtmişlerdir. Buna göre Cenevre Sözleşmesi’nin 33. Maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 14. Maddesi, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun “Geri gönderme yasağı” başlığıyla düzenlenen 4. Maddesi, “Sınır dışı etme kararı alınmayacaklar” başlığıyla düzenlenen 55. Maddesi, her türlü özgürlüğü tehdit altında olanların sınır dışı edilemeyeceklerini ve geri gönderilemeyeceklerini net bir şekilde düzenlemektedir” dedi.

SINIR DIŞI İŞLEMLERİ DURDURULMALI

Göçmenlerin sınır dışı edilmek üzere Van’a gönderilmelerinin ulusal ve uluslararası mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu vurgulayan Mızrak raporda yer alan önerileri aktardı:

“-Rapor konusu düzensiz göçmenlerin; aralarında çocuk, engelli ve geri gönderilmeleri halinde öldürülme tehlikesi olanların olması nedeniyle sınır dışı işlemlerinin ivedilikle durdurulması,

-Göçmenlerin sınır dışı işlemlerinin durdurulması akabinde uluslararası koruma statülerine başvurularının alınması,

-Uluslararası koruma statülerine dair başvuruları alınırken aralarında çocukların olması nedeniyle öncelikle çocuğun üstün yararı ilkesinin benimsenmesi ve ivedilikle barınma, sağlık ve temel ihtiyaçlarının; başta Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlarca sağlanması,

-Göçmenlerin hukuka erişim hakkının sağlanması açısından gerekli alt yapının oluşturulmasına dair çalışmalara ivedilikle başlanması.

-Göçmenlerin ülkelerine geri dönüşleri için ancak ülkelerindeki barış ortamının sağlanması gerektiği, bunun için Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Uluslararası Örgütlerin rol alması, komisyonumuz tarafından önerilmektedir.”