Habertürk yazarı Kübra Par, anketlere göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın oyunun düştüğü sonucuna temkinliği yaklaştığını belirtti. AKP tabanın Gezi ve 15 Temmuz sonrası kemikleştiğini söyleyen Par, "Örneğin 10-15 yıl önce Avrupa Birliği’ne destek verdiğini söyleyen kesimler bugün Batı’yı en büyük tehdit olarak görüyor. Lafın kısası AK Parti’den koparak kurulan partiler kuruluş değerlerine vurgu yapıyor ama taban artık o eski taban değil." ifadelerini kullandı. 

Par, gündemde yer alan Z kuşağı hakkında da "Z Kuşağı'nın daha doğrusu genç seçmenin bir kısmının yeni bir siyaset dili aradığı doğru ama unutmayın ki Cumhur İttifakı da kendi değerlerini benimsemiş bir kuşak yetiştirdi bu süreçte..." tespitinde bulundu.

Kübra Par'ın Habertürk'te "AK Parti'nin oyu düşüyor mu?" başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

Son günlerde AK Parti’nin oyunun yüzde 30’a kadar gerilediğini gösteren anketler var. Kimileri bu anketleri fazlaca ciddiye alıyor ama açıkçası ben 3 nedenle temkinli yaklaşıyorum.

Birincisi bunlar telefon anketleri, yani yeterince güvenilir değiller. Yüz yüze yapılan anketler kadar doğruluk payları yok. Üstelik bu anketlerde AK Parti’nin oyu düşerken diğer partilerden hiçbirinin oyu bariz biçimde yükselmiyor. Kararsızların ya da “cevap yok” diyenlerin sayısı şişmiş görünüyor. Kararsızların hepsinin muhalefete kayacağını düşünmek saflık olur.

İkincisi aynı anket şirketlerinin yaptığı lider araştırmalarında Erdoğan’ın oyu düşmüyor aksine pandemi döneminde yükselmiş görünüyor.

Üçüncüsü Cumhur İttifakı kurulduğundan beri artarak devam eden yerli-milli-manevi değerler söylemi seçmenleri de ciddi biçimde dönüştürdü. Ayasofya tartışmasının, LGBT’lilere gösterilen tepkilerin ya da muhalefete HDP üzerinden yapılan eleştirilerin bu taban üzerinde ciddi bir karşılığı var. Özgürlükler ve demokrasi konusunda iktidara yöneltilen eleştirilerse pek umurlarında değil.

AK Parti’nin büyük oranda oy kaybedeceğini iddia etmeden önce AK Parti tabanının nasıl bir dönüşüm geçirdiğini iyi analiz etmek gerekir.

AK Parti kuruluş yıllarında Avrupa Birliği hedefiyle, liberal-demokrat çoğulcu jargonuyla İslamcı ya da muhafazakâr seçmeni ciddi biçimde dönüştürmüştü. Farklı kesimlerin de desteğini alarak merkeze oturmuştu.

Son yıllarda ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasetini belirleyen öncelikler Gezi olayları, 15 Temmuz darbe girişimi gibi dönüm noktalarından sonra değişime uğradı. Yerlilik, millilik, beka meselesi gibi milliyetçi-maneviyatçı kavramlar özgürlüklerden, çoğulcu siyasetten daha önemli hale geldi.

Ve bu ikinci dönemde AK Parti seçmeni de dönüştü. Cumhur İttifakı’nın öne çıkardığı değerleri destekleyen kemik bir blok ortaya çıktı.

Örneğin 10-15 yıl önce Avrupa Birliği’ne destek verdiğini söyleyen kesimler bugün Batı’yı en büyük tehdit olarak görüyor.

Lafın kısası AK Parti’den koparak kurulan partiler kuruluş değerlerine vurgu yapıyor ama taban artık o eski taban değil.

Z Kuşağı'nın daha doğrusu genç seçmenin bir kısmının yeni bir siyaset dili aradığı doğru ama unutmayın ki Cumhur İttifakı da kendi değerlerini benimsemiş bir kuşak yetiştirdi bu süreçte...

Kısacası politik tahminler yaparken sosyolojik dönüşümlere daha dikkatli bakmakta fayda var.