Çağdaş Hukukçular Derneği’ne (ÇHD) göre hükümet yangınlardan etkilenen afetzedeleri miktarı ve ne kadar faiz ödeneceği yazmayan boş senetlerle borçlandırmak istiyor.

Türkiye’nin güneybatısını 28 Temmuz’dan itibaren etkisi altına alan yangınlarda 254 bin futbol sahası (181 bin 393 hektar) kadar alan yanarken sekiz kişi hayatını kaybetti. Yangınların çıktığı ilk günden itibaren bakanlar ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yangından etkilen evlerin krediyle yeniden yapılacağını duyurmuştu. Hatta, Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinin belediye başkanı Mehmet Özeren, şunları söylemişti: “Evleri kullanılamaz hale gelen vatandaşlarımıza TOKİ tarafından 20 yıl ödemeli çok cüzi faizlerle istedikleri şekilde evleri tekrar yapılacak. Çok eski evi olan vatandaşlar -bunu söylemek belki doğru değil ama- ‘Keşke bizim de evimiz yansaydı’ diyecekler diye düşünüyorum. Onlara devletin teselli hibesi çok fazla.”

‘ANAYASA’DA GEÇEN SOSYAL DEVLET İLKESİNE AYKIRI‘

Açıklamada şunlar aktarıldı: “Devlet, yangından zarar gören insanlara yapacağı yeni evler için, kredilendirme yoluyla yangınzedeleri bir de borçlu duruma sokmanın peşindedir. Bu borçlandırma senetlerinde borç miktarı ve ne kadar faiz ödeneceği bilinmemekte, yangınzedelere boş olarak imzalatılmak istenmektedir. Her şeyden önce bu tavır, Anayasa’da geçen sosyal devlet ilkesine aykırıdır. Her ne kadar yanan bölge ‘afet bölgesi’ ilan edilmişse de 1959 yılında çıkarılan 7269 sayılı ‘Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’ günümüz şartlarına uygun değildir.

Genel afetle baş başa kalmış afetzedelere kredilendirme (yani borçlandırma) yoluyla ve TOKİ aracılığıyla ev yapmak, devletin temel sorumluluk alanlarından çekilmesi anlamını taşımaktadır. Tüm malını mülkünü kaybetmiş afetzedelere, üstelik Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangın söndürmede kusuru açıkken, bankalara borçlandırma yöntemiyle konut yapmak, gerçek bir yardım olmamaktadır. Üstelik imzalatılmak istenen borç senetlerinde borç miktarı ve faizi de belli değildir. Bu sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşan bir durum değildir. Zaten 7269 sayılı Yasanın 40. maddesinde bu kredilere faiz işletilmeyeceği de hüküm altına alınmıştır.”

‘AYNİ OLARAK AFET FONLARINDAN KARŞILANMASI SAĞLANMALIDIR’

Açıklamada yangınzedelerin ‘tarım alanlarını, meyve bahçelerini ve bunlardan elde edecekleri ürünlerini de kaybettikleri’ vurgulanırken Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ‘sadece köylülere bir yıllık ürün desteği vereceğini ilan ettiği’ belirtildi.

Açıklamada şöyle devam edildi: “Oysa ileriye dönük tazminat bedeli olarak en az 10 yıllık ürün bedeli bakanlık tarafından tazmin edilmelidir. Yapılması gereken afetzedelere bir an önce, yörenin sosyal dokusuna uygun evleri ve kaybetmiş olduğu tarımsal üretim araçlarını nakdi ve ayni olarak afet fonlarından karşılanması sağlanmalıdır.”