Öğrenciler anlattı: 3 kardeş bir telefonla uzaktan eğitim alıyor



Artı Gerçek

Türkiye’de masaüstü bilgisayar bulunma oranı yüzde 17, 6, taşınabilir bilgisayar bulunma oranı yüzde 37,9, tablet bulunma oranı yüzde 26,7; cep telefonu bulunma oranı ise yüzde 98,7.


Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Türkiye'de Koronavirüsün Eğitime Etkileri konulu araştırma yazı dizisinde on olarak uzaktan eğitim gören öğrencilerin dijital imkanlarına dair çalışmasını yayınladı. ERG Araşırmacısı Umay Aktaş Salman farklı sosyo-ekonomik statüye sahip öğrencilerle görüşmelerini kayıt altına aldı.

TÜİK’in Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre Türkiye’de hanelerde masaüstü bilgisayar bulunma oranı, yüzde 17, 6, taşınabilir bilgisayar bulunma oranı, yüzde 37,9, tablet bulunma oranı yüzde 26,7; cep telefonu bulunma oranı ise yüzde 98,7.

Farklı sınıflarda eğitim gören üç kardeş eğitimlerine nasıl devam ettiklerine dair EBA TV'yi izlediklerini fakat annelerinin telefonuna öğretmenleri tarafından gönderilen ödevlerini tek bir telefonu paylaştıkları için ödevlerinde gecikmekten, anlamadıklarını öğretmenlerine soramamaktan şikayetçi.

ÜÇ KARDEŞ TEK BİR TELEFONLA EĞİTİM ALIYOR

Anneleri ev kadını, babaları inşaat işçisi olan üç kardeşin en küçüğü 4. sınıfa giden K. İ “Öğretmen annemin telefonuna ödev gönderiyor. Defterime yapıp, öğretmene fotoğrafını yolluyoruz. Ablamlardan bana sıra gelmiyor bazen. Ödevlerimde gecikiyorum.” diyor. 7. sınıfa giden Ç.İ de tek telefonu üç kişi paylaşmaktan yakınıyor: “Branş öğretmenlerimden ödevler, testler geliyor. Defterime geçiriyorum ve yapıyorum. Ama telefonu kardeşlerimle paylaşmakta sıkıntı yaşıyoruz. Ödev için araştırma yapmam gerektiğinde kardeşlerim telefonu istiyor. Ayrıca anlamadığım konu ve soru olduğunda öğretmene soramıyorum.”

Anne N.İ. ise, “Televizyondaki derslerde de, öğretmenin telefonuma attığı ödevlerde de çocukların anlamadıkları oluyor. Keşke soru sorabilsek. Üçü de EBA TV izliyor ama bence ders saati yetersiz. Telefonumun interneti de ancak yetişiyor. Ödevler için internete araştırmada yapıyorlar. Canlı ders yapabilenler var, duyuyorum. Ne güzel. Gerçi bunun içinde evde yeterli imkân olması lazım. Devlet ihtiyacı olan her aileye tablet dağıtsa keşke. Okulda öğretmenleri her şeyi anlatıyordu, şimdi benim gösterdiğimle kalıyorlar” dedi.

Tokat merkezde yaşayan ve özel bir okulda 5. sınıf öğrencisi Z.A’nın uzaktan eğitim deneyimi imkânları ve ailesinden aldığı destek nedeniyle daha farklı. Evde iki bilgisayar ve bir tableti var. Haftanın üç günü arka arkaya dört dersin anlatıldığı canlı derslere katıldığını anlatıyor:

Başka bir 5. sınıf öğrencisi Z. A’nın evinde ise iki bilgisayar ve bir tableti var. Haftanın üç günü canlı derse katılıyor. “Okulun yerini tutmuyor ama en azından öğretmenlerimiz anlatıyor. Online dersin başında ve sonunda soru sorabiliyoruz da ” diye konuştu.

8. sınıfa giden T.A, her gün okuldaymış gibi öğlene kadar online ders yapıyor. Okul canlı dersleri bittikten sonra sıra dershanenin canlı derslerine geliyor.

5. sınıf öğrencisi F.A, televizyondaki dersleri takip ediyor. Bilgisayarı var ama EBA web sitesi üzerinden öğretmenin yolladığı ödevlere erişmeyi başaramıyor.

U.T tableti, üzerinden okulunun online derslerine katılıyor. Ayrıca okul sonrası zamanlarda devam ettiği Bilim ve Sanat Merkezi de online olarak derslere devam ediyor. “Uzaktan eğitim süreci bir şeyleri nasıl araştıracağımızı daha iyi öğretti. Bilgisayar üzerinden sorunlar nasıl çözülür onu öğrendim.” diyor.

'HAKSIZLIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM'

İzmir’de bir özel okulda 8.sınıf öğrencisi olan T.A, sadece okuldaki dersleri değil, dershanedeki sınava hazırlığı da canlı derslerle yapıyor. EBA’daki canlı dersleri değil, okulunun canlı derslerini takip ediyor. Uzaktan eğitim deneyimini şöyle anlatıyor:

“09.00’dan 16.00’a kadar 15 dakika arayla okul derslerini online olarak yapıyoruz. Kardeşim de okul öncesi eğitimde. O da günde iki saat online ders yapıyor. Allahtan evde iki bilgisayar, bir de benim tabletim var. Sabah kalkar kalmaz bilgisayarı açıyorum. Okuldaki canlı derslerim bittikten sonra da dershanenin 40’ar dakikalık online derslerine giriyorum. Akşamları da ödev yapıyorum. Hafta sonu online deneme sınavları oluyor. Okuldaki dersler online derslerden daha az verimli. Sınıfta olmadığımız için birbirimizi göremiyoruz. Ancak yine de istediğimiz zaman mikrofonu açıp soru sorabiliyoruz. Sınava hazırlık uzaktan eğitimle daha zor.  TV’den takip edemeyen, telefonu, tableti, bilgisayarı olmayan öğretmenine bile ulaşamaz, haksızlık olduğunu düşünüyorum.”

'ÖĞRENME HEYECANIMI DÜŞÜRÜYOR'

Diğer yandan yeterli imkanlara sahip olsada gerek ev ortamının uygun olmayışı, gerekse de teknolojik imkanları nasıl kullanacağını bilememekte eğitimi etkiliyor. İstanbul Gaziosmanpaşa’da bir imam hatip ortaokulunda 5. sınıfa giden F. A çoğunlukla EBA TV’den derslerini takip ettiğini anlatıyor:

“Annem ve babam çalışıyor. Babaannemleyim evde genelde. EBA TV’den takip ediyorum dersleri ama bazen de babaannemin o saatte televizyonda izlediği programları varsa izleyemiyorum. Babamın bilgisayarı var evde, internet bağlantımız da var. Ancak EBA’yı öğretmenin dediği saatlerde hiç açamadım, giremiyorum. Yapamadım. Farklı branş derslerinden Whatsapp grupları var. Oraya ödevleri atıyorlar öğretmenler. Onları takip edip yapmaya çalışıyorum. Tuhaf geliyor uzaktan eğitim. Anlamadığım şeyleri hocama soramıyorum. Ev halkına soruyorum. Bazen bilmiyorlar. O zaman internetten bakmaya çalışıyorum. Kardeşim ikinci sınıf o da benim gibi televizyondan takip ediyor. Görüntülü olarak öğretmenlerimle hiç görüşmedim, hiç de konuşmadım. Bu beni kötü etkiliyor. Öğrenme heyecanımı düşürüyor.”

Meslek lisesinde 9. sınıf öğrencisi B.Y “Uzaktan eğitime televizyondan bakabildiğim kadar bakıyorum. Bilgisayarım, tabletim ve telefonum da var ama EBA web sitesine hiç girmedim. Gerek duymuyorum. Ailede 4 kişiyiz. Ağabeyim üniversitede, 7. sınıfa giden bir kardeşim var. O Whatsapp’tan gelen ödevlerini yapıyor.” diye deneyimini anlatıyor. 

ERG araştırmacısı Umay Aktaş, öğrencinin başarısını ebeveynlerin eğitim durumu ve sosyo ekonomik gücünün etkilediğini belirterek uzaktan eğitimle birlikte fırsat eşitsizliğinin daha da arttığını; "Hanehalklarının eğitime ayırdığı bütçe arasında uçurumun olduğu Türkiye’de, uzaktan eğitim sürecinde etkisini daha fazla hissettiren bir eşitsizlik var; Dijital uçurum. Yani farklı sosyo-ekonomik koşullardaki bireylerin bilgi iletişim teknolojilerine (BİT) erişiminde ve bunları kullanımında yaşadığı eşitsizlik" şeklinde anlattı.

ÖĞRETMEN VELİNİN DESTEKLENMESİ ÖNEMLİ

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni olan M.A’. ise“Mevcut teknolojiyi kullanmak mesele değil. Tüm gençler teknolojiye yetişkinlerden daha fazla uyum sağlıyor. Teknolojiyi üretmek için kullanabilenler ise analitik düşünebilen, matematik okuryazarlığı olan, okuduğunu anlama düzeyi yüksek çocuklar. Yani okulların teknolojik donanımının yanı sıra öğretmen niteliği ve öğretmenin desteklenmesi, veli desteği çok önemli.”

BAĞLANTILI HABERLER