CHP’den AKP'nin kadına yönelik şiddetle mücadele teklifine ‘İstanbul Sözleşmesi’ şerhi

CHP’den AKP'nin kadına yönelik şiddetle mücadele teklifine ‘İstanbul Sözleşmesi’ şerhi
Yayınlanma:
A+ A-
CHP, Adalet Komisyonu’nda kabul edilen sağlıkçılar ve kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin torba yasa teklifine muhalefet şerhi hazırladı, teklifteki eksikleri sıraladı.

CHP milletvekilleri Gamze Taşcıer, Jale Nur Süllü, Suzan Şahin, Aysu Bankoğlu, Candan Yüceer ve Neslihan Hancıoğlu, kadın ve sağlık örgütleri tarafından eksikleri olduğu ve samimiyetsizlik eleştirileri yapılan AKP’nin kadına ve sağlık çalışanlarına ilişkin kanun teklifine dair muhalefet şerhi hazırladı.

Düzenlemenin torba yasayla getirilmesinin eleştirildiği şerhte, "Teklif, son 20 yılda hızla artarak sağlık çalışanlarının hayatını tehdit eden sağlıkta şiddetin önlenmesi konusunda kapsamlı bir teklif bekleyen sağlık emekçilerinin ve sağlık örgütlerinin taleplerini karşılamaktan uzak olduğu gibi, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda da oldukça yetersizdir" ifadelerine yer verildi.

‘‘MÜJDE’ OLARAK DUYURULAN HER PAKET, YENİ BİR HAK KAYBI METNİNE DÖNÜŞÜYOR’

Cumhuriyet’in haberine göre İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının toplumun iktidara desteğini azaltmasına ve bu yasa teklifinin hazırlanmasına neden olduğu vurgulanan şerhte, "Ne yazık ki ülkemizde her geçen gün ‘müjde’ adı altında duyurulan her paket yeni bir hak kaybı metnine dönüşmektedir. Bu durum kadınlara şiddet olarak geri dönmektedir" değerlendirmesine yer verildi.

TEKLİFTE ŞÜPHELİ ÖLÜMLER YOK, HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİYLE DE ŞİDDET MEŞRULAŞTIRILIYOR

Türkiye’de 20 yılda, 7 bin 990 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü aktarılan şerhte, şunlar kaydedildi:

"2022’nin ilk iki ayında 49 kadın cinayeti yaşanmıştır. Son yıllarda şüpheli kadın cinayetlerindeki artış da korkutucu rakamlara ulaşmış, 2021’de 217 olan şüpheli kadın ölümleri sayısı kadın cinayeti sayısına yaklaşmıştır. Ancak, teklifte şüpheli ölümlerin etkin kovuşturulmasına ilişkin hiçbir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ayrıca, ‘Aldattı, cilveli saat sordu, tayt giydi, evi süpürmedi’ gibi gerekçelerle verilen tahrik indirimleri ile kadına karşı şiddet yargı aracıyla meşrulaştırılmaktadır. Teklifte haksız tahrik indirimine ilişkin bir düzenlemenin yer almaması, şiddetin nedenlerini sorgulamadan, gerçek çözüm yolları irdelenmeden ve hatta bunları perdeleme amaçlı hazırlandığının bir başka göstergesini oluşturmaktadır. Haksız tahrik ve takdiri indirim nedeni ile cezasızlık pratiğini değiştirecek gerçek anlamda dönüştürücü bir düzenleme yapılmadığı sürece sorunlar artarak devam edecektir."

İlgili Haberler