CIA Başkanı’na Gülen raporu
Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Serpil Çevikcan, Türkiye'ye gönderilen CIA Direktörü Mike Pompeo'yla Gülen konusunda teknik raporların paylaşıldığını...
Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Serpil Çevikcan, Türkiye'ye gönderilen CIA Direktörü Mike Pompeo'yla Gülen konusunda teknik raporların paylaşıldığını belirtti.
HABER MERKEZİ – Serpil Çevikcan, "ABD mevzuatından örnekler verilerek, idari kararlarla örgütün ve yönettiği şirketlerin faaliyetlerinin durdurulabileceği, Gülen ile ilgili önlem alınabileceği, para kaynaklarının kesilebileceği vurgulandı ve bu yöndeki beklentiler iletildi" diye yazdı.
Görüşmeyi 3 başlıkta yazan Çevikcan, Erdoğan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından PKK-YPG ilişkisinin anlatıldığını, Irak ve Suriye'de IŞİD'e karşı işbirliği istendiğini belirtti.
TRUMP ANKARA'DA UMUT YARATTI
Yazıda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında önceki gün geceyarısı yapılan telefon görüşmesinin her iki ülkedeki yankılarının pozitif olduğu, Obama döneminde ABD ile gerilen ilişkilerin Trump’ın işbaşına gelmesiyle Ankara’da umutlu bir bekleyişe dönüştüğü kaydedildi.
Çevikcan'ın yazısında şu ifadelere yer verildi: "Aslında ziyaret Obama döneminde planlanmıştı ancak Trump görüşmesinin hemen sonrasına denk gelmesi, ABD Başkanı’na iletilen mesajların da sıcağı sıcağına görüşülmesini sağladı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın evsahipliğinde Ankara’daki temaslarını yürüten Pompeo’nun Ankara’daki en önemli durağı Cumhurbaşkanlığı’ydı. Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin mimarının, darbe girişimiyle ilgili karar vericinin ABD’de yaşayan Fethullah Gülen olduğunu söyledi. Bu konudaki ifadeleri ve teknik raporları paylaştı. Bir diğer başlık da PKK-YPG ilişkisiydi. Cumhurbaşkanı, PYD-YPG’nin PKK’nın Suriye kolu olduğunu, PKK yöneticilerinin YPG’de hangi görevleri üstlendiğini tek tek göstererek aktardı."
Yazıda görüşmenin içeriğine ilişkin başka bir detay da verildi: "Suriye ve Irak, görüşmede bir başka başlık olarak gündeme geldi. ABD ile Türkiye’nin birlikte hareket etmesi durumunda Suriye ve Irak’ta DAEŞ’e karşı alacağı sonuçlar aktarıldı. Özgür Suriye Ordusu ile birlikte yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı’nda alınan sonuçlar masaya yatırılarak, ÖSO olmasa bile Türkiye ve ABD’nin birlikte hem Irak hem de Suriye’de çok daha etkili sonuçlar alabilecekleri aktarıldı. Buna karşılık koalisyonun kurulduğu günden bu yana her iki ülkedeki etkinlikleri ve aldığı yetersiz sonuçlar paylaşıldı.
EN UZUN MİT'TE KALDI
CIA Başkanı ve ekibi, Erdoğan’ın kabulünden sonra Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve güvenlik bürokrasisi ile de temaslarda bulundu. Önemli başlıklardan biri de Rusya’ydı. Rusya ile son dönemdeki yakınlaşmanın NATO’da zaman zaman soru işaretlerine yol açtığı malum. Pompeo’ya bu yakınlaşmanın ABD ile Türkiye’nin tarihsel ilişkilerine zarar verecek boyutunun olmadığı, Trump’ın da işaret ettiği bölgesel gerçekler ve komşuluk ilişkilerine dayandığı anlatıldı.
Pompeo’nun en uzun kaldığı yer MİT Müsteşarlığı’ydı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın konuğu olan CIA Başkanı ve ekibine burada kapsamlı bir brifing verildi. Suriye ve bölgeseler konuların da masaya yatırıldığı brifingte PKK-PYD bağlantısı bir kez daha anlatıldı ve bu örgütün partner kabul edilmemesi, Türkiye ile çalışılması halinde doğacak avantajlar sıralandı. Irak’ta şiddetin 2006’da Sünniler’in sisteme katılmasıyla azaldığı ancak Şiiler’in yeniden etkinlik sağlamasından sonra yükseldiği örneklerle anlatıldı. Sunumun ana gündem maddesi ise FETÖ’ydü.
CIA Başkanı’na onlarca ülkede organize olan FETÖ’nün mali gücü de anlatıldı. KCK’dan bile organize ve büyük yapılanmanın gelirleri de inanılmaz. Sadece Türkiye’de ve eğitim alanında örgütün yıllık gelirinin 11,1 milyar TL olduğuna yönelik raporlar gösterildi. Ülkenin en önemli kurumların finans mekanizmalarını ele geçiren örgütün, sınav sorularını çalarak kamuya eleman soktuğu, müdahale edilmeden önce sadece emniyetteki bağlantılı memur sayısının 260 bine yakın olduğu anlatıldı.
Yaklaşık 300 bin kamu görevlisinden "himmet" adı altında para toplayan örgütün sadece buradan yıllık 1,1 milyar TL kazandığı vurgulandı. Örgütün operasyonel gücünün büyüklüğü, başka ülkelerde para aklama dahil yürüttüğü faaliyetler, ABD’deki faaliyetleri, şirket ve vakıfları tek tek anlatıldı.