Kılıçdaroğlu: Kabile devleti olsaydık en azından oturur tartışırdık

Kılıçdaroğlu: Kabile devleti olsaydık en azından oturur tartışırdık
Yayınlanma:
Güncelleme: 20 Ekim 2020 18:11
A+ A-
CHP Genel Başkanı partisinin grup toplantısında konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu'nun gündeminde de, Devlet Bahçeli'nin başlattığı 'askıda ekmek ' kampanyası vardı. Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli'ye teşekkür edip, "Bizim fakirliğimiz, 18 yıllık iktidarın rezilliğini başka hiçbir proje daha iyi anlatamazdı" dedi.

Cumhurbaşkanı Edoğan'ın 'eğitimde reform' yapılacağını açıklaması üzerine değerlendirmelerde de bulundu. Milli Eğitim Bakanlığı'na gelen her ismin eğitim sistemini değiştirdiğini belirten Kılıçdaroğlu; "Düşlediği eğitim sisteminin fikr-i iktidarını gerçekleştirme şansı kocaman bir sıfır ama haberi yok" şeklinde konuştu.

Gençlerin büyük çoğunluğunun yurt dışında yaşamak istediğini kaydeden Kılıçdaroğlu istihdam paketlerinin bir işlev görmediğini belirtti. Kılıçdaroğlu, eğitimdeki öğretmen açığını hatırlatarak eğer atamalar yapılırsa istihdam yaratılabileceğini söyledi. CHP diğer yandan istihdamın üretime yönelerek yapılabileceğini vurguladı.

'SOSYAL YARDIMLARI MUHTARLAR DAĞITSIN'

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şu şekilde:

Az önce bir gazeteciyi, medya dünyasının bir duayenini ölümsüzlüğe uğurladık. Bekir Coşkun belli çevreleri ürküten, adaletten, hukuktan yana olan bir gazeteci. Ağacı, kuşu, kediyi, köpeği her şeyin korunması gerektiğini belirten bir gazeteci. Urfa’nın kültürünü asla unutmayan bir gazeteci. Bu yazı böyle geçirdi ama gelecek yazı bilemedi. Kendisini sonsuzluğa uğurladık, Allah rahmet eylesin. Bütün yazdıkları medya dünyasına ve gelecek kuşaklara bir miras olarak kaldı" dedi.

Pazar günü Kıbrıs’ta bir seçim vardı, demokratik bir yarış gerçekleşti ve Ersin Tatar Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Kendisinin başarısı hepimizin ortak arzusu. Elbette ki Kıbrıs’a barışın ve demokrasinin gelmesini sağlayan kişi rahmetli Bülent Ecevit. Kendisini rahmetle anmak hepimizin görevi" ifadelerini kullandı.

Muhtarların, Dünya Muhtarlar Günü'nü kutlayan Kılıçdaroğlu, "Dün dünya muhtarlar günüydü. Kendilerinin söylediklerini çok kişi dinlemez. Ama biz demokrasiyi savunan CHP olarak onların da hak ve hukuklarını savunuyoruz. 82 kanundaki 312 madde muhtarlarla ilgili. Neden onlar için özel bir kanun çıkmaz? Bunu söyleyen ilk genel başkanım. Üstelik muhtarlar gerçek anlamda demokrasiyi temsil eden kişi. Hiçbir siyasi parti üyesi, değil, adıyla çıkıyor, oy alıyor ve muhtar olarak koltuğuna geliyor. Muhtarlık seçimi birinci sınıf demokrasiyi andırır. Aynı zamanda muhtarların bir bütçesinin de olması gerekir. Muhtar kardeşlerim bütün siyasilere söyleyin neden bir bütçemiz yok diye. Sosyal yardımlar politik olarak dağıtılacağına muhtarlar aracılığı ile dağıtılsın"

Hatay’da büyük bir orman yangını çıktı. Hepimizin kaygıyla izlediği bir yangındı. Hatay Büyükşehir Belediyemize hepimizin teşekkür borcumuz var. Yangın çıktığı andan itibaren 79 araç ve 379 personelle müdahale ettiler, 24 saat çalıştılar. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanına, Adana, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlarına teşekkür etmeliyiz. Kim olursa olsun yangına müdahale edenlere teşekkür etmek herkesin görevidir.

'GELEN HER BAKAN EĞİTİMİ DEĞİŞTİRDİ, NE OLDU SONUÇ?

Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür kuşaklar… Atatürk’ün istediği gençlik budur ve bu çerçevede kuşaklar yetişmiştir. Bu çerçevede yetişen kuşaklar sanat ve kültür alanında birçok yerde söz sahibi olmuşlardır. Erdoğan geçen gün şöyle bir ifade kullandı. 'Fikr-i iktidarımızı hala tesir edemedik.' Senin fikrin ortaçağ fikri bile değil. Bir kişinin fikrinden değil, milyonların fikrinden söz ediyoruz. Sen kendi iktidarını korumak için 83 milyon benim sözümü tekrara ederse, okula giden çocuklar da 18 yaşında bana oy verirse fikri iktidarım gerçekleşir diyor. 4+4+4’ü getirdi, şimdi de eğitim reformundan bahsediyor. Gelen her bakan eğitimi değiştirdi, ne oldu sonuç? Düşlediği eğitim sisteminin fikr-i iktidarını gerçekleştirme şansı kocaman bir sıfır ama haberi yok.

Hürriyete karşı bir insanın fikri hür, vicdanı hür insan istemesi mümkün mü? Neden bu ülkede 3 milyon 37 bin öğrenci neden internete giremiyor? Türk Telekom’u Hariri ailesine peşkeş çektin, internete yatırım yapmadılar. 3 milyon 37 bin öğrenci internete giremiyorsa bunun sorumlusu kim? FATİH projesi ile bütün öğrencilere bilgisayar verecektin nereye gitti o paralar? Para tonlarca var ama öğretmene, ihtiyaç sahibi ailelere yok. Artık internet su gibi, her evde olası lazım. O gençler 2023 diyorsan 2023’te sandığa gidecekler. Kimden hesap soracaklarını iyi bilecekler. Onların haklarını nasıl yediklerini o çocuklar bilmiyorlar mı? Para yok diyorlar. Tefecilere para var.

Beylerin fikr-i iktidarında tefeciye hizmet vardır. Bizim fikr-i iktidarımızda kalkınmak, ahlak, alınteri değerlidir. Bu paraya şehir hastanesi yapılsın dese 4 bin tane şehir hastanesi yapılabilir. Bu parayla Türkiye’nin her yerine ev yapabilirsiniz. Bu para her bir vatandaş için dağıtılsaydı, her bir vatandaşa 48 bin 732 lira para ödenebilirdi. Aile olursa aile başına 165 bin 689 lira para ödenirdi. Bu para tefeciye hizmet için gitti. Tefeciye kim hizmet ediyor? Erdoğan, damadı ve saray eşrafı.

‘YILLIK İKTİDARIN REZİLLİĞİNİ BAŞKA HİÇBİR PROJE DAHA İYİ ANLATAMAZDI’

Geldiğimiz nokta askıda ekmek projesi. Çağ açan bir proje. Bizim fakirliğimiz, 18 yıllık iktidarın rezilliğini başka hiçbir proje daha iyi anlatamazdı. Bu yüzden Sayın Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. 83 milyon bir avuç tefeciye hizmet eder hale geldi. Bunlarda vicdan var mı? Açlık sınırının altında milyonlarca kişi gelir elde ediyor. Çubuk’tan bir kadın yardım için arıyor. 'Çok zorda olmasaydım aramazdım. İki aylık çocuğumu doktora götürdüm. Çocuğun hiç gelişmediğini ve böyle devam ederse çocuğumu Çocuk Esirgeme Yurdu’na alacaklarını söylediler. Çocuğumu şekerli suyla besliyorum sütüm kesildi' dedi. Evet yardım ettik ama bu bize ulaşan kişi. Böyle milyonlar var. Saray’ın halka, işsizle bir işi yok. Onlar dünyayı toz pembe görüyorlar.

‘GELECEĞİ TÜRKİYE’DE DEĞİL YURT DIŞINDA ARAYAN BİR GENÇLİK VAR’

Geleceği Türkiye’de değil yurt dışında arayan bir gençlik var. Ankete göre gençlerin yüzde 62,5’i yurt dışında yaşamak istiyor. Bu tablonun sorumlusu kim? Eylül’de yapılan ankette 'Size kalıcı olarak başka bir ülke vatandaşlığı verse Türkiye’yi terk eder misiniz' sorusu soruldu. Yüzde 64’ü 'Giderim' diyor. Böyle bir gençlik yetiştiriyorlar. Bundan daha büyük beka sorunu olur mu? Eğitim sisteminden bahsediyor, hangi eğitim sistemi? Üniversiteyi bitirmiş, taşı sıksa suyunu çıkarır ama işsiz.

‘HANİ SUUDİ ARABİSTAN İLE DOSTTUK?’

Şimdi bir kampanya çıktı, Türkiye’de üretilen malı almayacağım diyor. Hani Suudi Arabistan ile dosttuk? Bayrakları yarıya indirmiştik. Suudi Arabistan Ticaret Odası Başkanı 'Türkiye’den gelen hiçbir şeye yer yok' dedi. Peki bir arkadaş çıkıp 'Ne oluyor' dedi mi? Bunlar İstanbul’da adam doğradılar, ne oldu? Bir şey diyemediler. Bu ülkenin sanayicisinin ne günahı var? Senin izlediğin politika yüzünden fatura onlara çıkıyor. Yine de ne olursa olsun 'Suudi Arabistan Milli Günü kutlu olsun' diye afiş asıyorlar.

‘KABİLE DEVLETİ OLSAYDIK EN AZINDAN OTURUR TARTIŞIRDIK’

Çıkmış kabile devleti miyiz diyor. Kabilede bir gelenek vardır, kabile reisi vardır. Kabile reisi bir şey söylemeden önce ak sakallılarla görüşür. Biz kabile devletinden daha gerideyiz adam onun farkında değil, gelenek, görenek anayasa kalmadı. Kabile devleti olsaydık en azından oturur tartışırdık. Sürekli yalan söylerseniz fikri iktidar olmaz. Geldiğimiz noktada söylediklerinin tamamının yalan olduğu ortaya çıktı.

Parlamentoya istihdam paketi getiriyorlar. 22 paket çıktı şu ana kadar bunlardan 16’sı istihdam paketi. İşsizliği bunlarla azaltacaklarmış. Sen gerçekten işsizliği azaltmak istiyorsan dediklerimiz yap. Sayıştay 138 bin öğretmen açığı var diyor. Bu 138 bin öğretmeni ata o zaman. Zonguldak’ta maden işçilerinin yarısını madenlerden kaynak çıkmasın diye yok ettiler. Engelli kadroları boş. 657 sayılı yasanın 53. maddesi her kamu kuruluşunun en az yüzde 3’ü engellilerden oluşur diyor. Engelli kadrolarını doldurmuyorsun Meclis’e istihdam paketi getiriyorsun. Sen onu benim külahıma anlat. Okullarda pandemi nedeniyle sağlık çalışanına temizlik görevlisi lazım bunları ata. Muhtarlara büro elemanı lazım. Bunları yaparsan boş olan kadroları doldurduk, gerekeni yaptık dersin. Bunları yaparsan boş olan kadroları doldurduk, gerekeni yaptık dersin. Bunu yaptığın zaman senin oyun artacak, ben sana iyilik yapıyorum. Ben istiyorum ki yatağa hiçbir çocuk aç yatmayacak. Sonra özel sektöre şimdi sıra sende diyebilirsin" dedi.

‘BÖYLE BİR ORTAMDA YABANCI SERMAYE GÜVENİP GELİR Mİ?’

Hiçbirimizin can ve mal güvenliği yok. Biz böyle bir toplantıyı diyelim ki dışarıda bir otelde yaptık, medyaya kapalı yaptık. Dışardan biri gizli bir tanık gelip diyecek ki bunlar terör toplantısı yapıyorlar diyecekleri. Sonra savcılık dosya gizli diyecek neden tutuklandığımızı aylarca anlayamayacağız. Sonra lütfen delil toplayıp dava açacaklar. Böyle bir ortamda yabancı sermaye güvenip gelir mi?

‘SEÇMENİN BİLE SENİN YALAN SÖYLEDİĞİNİ BİLİYOR’

Hükümetin açıkladığı işsizlik rakamları doğru mu diye anket yapmışlar, Seçmenin 85,3’ü açıklanan rakamlar doğru değil daha fazladır diyor. AKP seçmeninde bu oran yüzde 70. Kendi seçmenin bile senin yalan söylediğini biliyor.
Tefecilerin yanında bir de beslemeler var. Önce ihale veriyorsun, sonra Remi Gazete’den vergi milyarlık vergi istisnası getiriyorsun. Medya bizim sesimizi duyurmuyor diyor. Senin medyanı okuyan yok ki. Yalan söylediklerini herkes biliyor zaten.

Psikolojik bir kanal orası gerçeği anlatmıyor ki A Haber. Elektrik dağıtım şirketleri var. EÜAŞ’tan elektriği alıp vatandaşa satıyorlar. Elektrik dağıtım şirketinden 17 kuruşa alıyorlar vatanadaşa 41 kuruşa satıyorlar. Kim besleniyor? Kim buradan kazanıyor? 2020’de bunu 25 kuruştan alıp vatandaşa 75 kuruşa satıyorsun.
Bunların yatacak yeri yok. Bu kadar insafsızlık olur mu? Saray iktidarı kime hizmet edeceğini iyi biliyor. Para babalarına, dolar babalarına hizmet etmekte sorun yok. Ama vatandaşa gelince hiçbir şey ypok. Saray böyle olunca aşağısı da farklı olmuyor. Vay efendim niye eldiven yok, niye maske yok diyor. Vatandaş, maske umrumda değil artık ölmek istiyorum diyor.

O vatandaş gündemi belirledi. O adam tezgahında oyuncak satan bir adam. Her türlü fırçayı yiyor bir de ceza kesiliyor. Vali çıkıp ne diyor? Şahsımın yaklaşımı şahsımı da üzdü. Bir de bir sürü imla hatası var. Balık baştan kokar. Baş böyle ise aşağısı da böyledir.

Süt üreticileri perişan halde. Çiğ süt alım fiyatı değişmedi ama her şeye zam geldi. Haziran’da ödenmesi gereken çiğ süt primi ödenmedi. Hayvanlarını kesmek için götürecekleri. Protesto etmek istediler ama bir sürü tehditle vaz geçirdiler.

Soma ve Emenek’ten maden işçileri hakları için yürümek istiyorlar. Hakkımızı isteyeceğiz diyorlar. Salihli’de durdurup 31 işçiyi gözaltına aldılar. Bu arkadaşların da haklarını ve hukuklarını sonuna kadar savunacağız. Bütün hak arayanların sözcüsü olacağız dedik.

Sen fikri iktidarını tesis edemezsin çünkü sen adaletli değilsin. Kini ve öfkeyi küçücük çocuklara aşılayandan adaletli biri olmaz. Adalet duygusu olursa herkes kendi ülkesinde özgürce yaşar. Adaleti dağıtması gerekenler adaleti katletmeye başladılar. Eskiden bir adalet kavramı vardı.

‘MİLLETVEKİLİNİN HAKLARINI KORUYAMAYAN KİŞİ TBMM BAŞKANI DEĞİLDİR’

Yargıtay’dan çıkan bir karar var. Yasamalar ve yargı kararları yanlış olabilirler, bilimsel anlamda eleştirilebilir. Ama yargıçlar kişisel gerekçelerle uygulamamazlık yapamazlar. Onlar ne şekilde olursa olsun yargı karalarına uygulamakla yükümlüler.

Adalet yoksa iktidarınızı gerçekleştiremezsiniz. İnsanlık tarihi adaletsizlikle mücadele tarihidir. Hakim Akın Gürlek, ben Anayasa Mahkemesi’ni, yasaları tanıman. Ben Saray’dan talimat alırım diyor. Bu kişi aldığı kararla milletvekili dokunulmazlığını tanımam diyor.

Ben bildiğimiz okurum diyor. TBMM Başkanı da Saray’dan talimat alıyor diyor. Milletvekilinin haklarını korumayan kişi TBMM’nin başkanı değildir, usulen oturuyordur. Ben bu kadar aciz bir başkan görmedim.

Ortaçağ’da bile olmayan bir yapıyla 21. Yüzyılda karşı karşıyayız. Emin Çölaşan’dan Necati Doğru’dan FETÖ’cü çıkardılar. Bunların zulmü giderek artıyor. Ama biz ekmekten, haktan, alın terinden yana olduğumuz sürece kimsenin karamsar olmasına gerek yok. Efendim erken seçim olmaz kabile devletinde olur. Ama sen erken seçim yaptın. Erken seçim talebi, çiftçinin, esnafın, hapiste suçsuz yere yatanların talebidir. Milli iradeden niye korkuyorlar? Halk gelecek, batılı yok edeceğiz, adaleti getireceğiz. 

Ortaçağ’da bile olmayan bir yapıyla 21. Yüzyılda karşı karşıyayız. Emin Çölaşan’dan Necati Doğru’dan FETÖ’cü çıkardılar. Bunların zulmü giderek artıyor. Ama biz ekmekten, haktan, alın terinden yana olduğumuz sürece kimsenin karamsar olmasına gerek yok.Efendim erken seçim olmaz kabile devletinde olur. Ama sen erken seçim yaptın. Erken seçim talebi, çiftçinin, esnafın, hapiste suçsuz yere yatanların talebidir. Milli iradeden niye korkuyorlar? Halk gelecek, batılı yok edeceğiz, adaleti getireceğiz. 

Öne Çıkanlar