Kitlelere yayılan boykot eylemi ile ilgili iktidar kanadı ne dedi?

İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına giden süreçte başlayan boykot eylemleri geniş kitlelere ulaşırken, iktidar kanadında da art arda tepki açıklamaları geldi. Açıklamalarda boykot eylemine destek verenler hedef haline getirildi.

Kitlelere yayılan boykot eylemi ile ilgili iktidar kanadı ne dedi?

Artı Gerçek -Üniversite öğrencilerinin, İmamoğlu protestoları ardından başlayan süreçte 2 Nisan’da tüketimin durdurulması için yaptığı "boykot" çağrısı geniş kesimlerde yankı buldu.

Siyasetçilerden sanatçılara, birçok isim tüketim boykotuna destek vererek çağrı yaptı. CHP lideri Özgür Özel de bu çağrıya destek verdi.

Ancak AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Özel'in boykot desteğine "Türkiye'yi topyekûn tehdit etmektir" diye tepki gösterdi.

Çelik'in söz konusu açıklamasından kısa bir süre sonra boykot paylaşımlarına soruşturma açıldı. 2 Nisan'dan bir gün önce "nefret ve ayrımcılık" ile "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasıyla açılan soruşturmanın ardından, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nden de peşe peşe açıklamalar geldi.

İlk olarak Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Boykot çağrıları ekonomiyi sabotaj girişimidir. Boykot çağrısı yapanlara karşı ticaretinde maddi kaybı olan tazminat davası açabilir" açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan da, "Sokak ve boykot çağrıları ile toplumsal huzuru ve ekonomik istikrarı hedef alan bir muhalefet kaybetmeye mahkumdur" açıklaması geldi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, "İstihdam oluşturan girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin ekmeğiyle, helal kazancıyla oynamaya çalışanlar asla amacına ulaşamayacaktır" ifadesini kullandı.

SANATÇILARA GÖZ DAĞI

Cem Küçük, katıldığı bir TV programında boykot çağrısı yapan sanatçıların ismini verip "Yarın büyük gün, ifadeye çağrılacaklar" dedi. Programdakiler ise "Bir suç yok, bu hedef gösterme!" sözleri ile Küçük'e tepki gösterdi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye'ye, Türkiye'nin üretim gücüne, istihdamına, emekçilerine, esnafına, girişimcilerine, sanayicilerine, topyekun milletimize zarar verme teşebbüsüdür bu. Emekçilerimiz, sanayicilerimiz işinin başındadır. Türkiye çok büyük bir üretim ülkesidir" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yerli ve millî markalara yönelik “boykot” çağrılarının, ülkemizin daha müreffeh yarınlara ulaşmasına zarar vereceği açıktır. Bilinmelidir ki, bu büyük millet kendi emeğini kimseye asla yem etmeyecektir. Boykot naralarıyla ayrıştırıcı söylemler üretenler, milletimizin birliği ve beraberliği karşısında her daim yenilmeye mahkûmdur" ifadelerini kullandı.

ADALET BAKANI: SORUMSUZ LİNÇ GİRİŞİMİ!

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise şu açıklamayı yaptı:

"Hukuksuz boykot çağrıları kabul edilemez! Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı markaları hedef alan sistemli boykot çağrısı, ekonomik düzene yönelik organize bir karalama kampanyasıdır. Hukuk Devletinde hiç kimse, markaları, şirketleri veya tüketicileri ideolojik çizgisine göre hizaya sokamaz. Kimse, kendi siyasi çıkarı uğruna, binlerce insanın emeğini tehdit edemez. Yerli sermayeyi hedef alan ve ticaret hayatını sabote etmeye yönelik bu sorumsuz linç girişimi, açıkça hukuka aykırıdır. Bu nedenle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır. Bir işletmenin itibarını zedeleyici, faaliyetini sekteye uğratıcı kasıtlı beyanların, iş ve çalışma hürriyetini tehdit eden her girişimin hukuki ve cezai sorumluluğu vardır. Bağımsız ve tarafsız yargı; esnafımızın, emekçimizin ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Şahsi menfaatlerinin esiri olan ana muhalefet partisinin genel başkanı, yaşadığı akıl tutulmasından bir an önce dönmeli, milletimizi birbirine düşürecek ve kaos oluşturacak sorumsuz ve şuursuz çağrılarından vazgeçmelidir. Böylesine seviyesiz ve akıl dışı çağrılara milletimiz kesinlikle itibar etmeyecek, ülkemizi kutuplaştırmaya çalışanlara, ekonomimize zarar vermeyi amaçlayanlara, sokakları karıştırmak isteyenlere sağduyusuyla, birlik ve beraberliğiyle en güzel cevabı verecektir."

YERLİKAYA: SABOTAJ

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya yaptığı "boykot" açıklamasında, çağrıları ekonomiye dönük darbe girişimi olarak değerlendirdi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, soruşturma başlatılan "2 Nisan tüketim boykotu" çağrılarına ilişkin olarak sabaha karşı bir açıklama yaptı. Bakan Yerlikaya, “boykot” eylemini ekonomiye yönelik “sabotaj” ve “darbe girişimi” olarak nitelendirdi.

Protesto eylemlerine dönük polis şiddetine dair ise Yerlikaya, gençlerin sokaklara çağrılarak iç karışıklık çıkarılmaya çalışıldığını iddia etti. Yerlikaya, "Ana muhalefetin fütursuz çağrılarını büyük bir keyifle izleyenlerin başında siyonist İsrail’in gelmesi, nasıl bir tezahürdür?" ifadelerini kullandı.

TOBB, İTO, MÜSİAD VE TESK'TEN DE TEPKİ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır" dedi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendebi Palandöken, "Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkara destek olunmalı ve ticaret durdurulmamalı" açıklaması yaptı.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, "Yerli ve milli sermayemizi zayıflatmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir" açıklaması yaptı.

UÇUM: BİR OPERASYON

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "boykot" kampanyasına ilişkin, "Muhalefetin mandacı kesimleri tarafından (güya bazı gençlerin talebi gibi) gündeme getirilen alışveriş boykotu neoliberal globalist ajanda çerçevesinde üretilmiş bir akıldır. Hedef meşru talepler ifade etmek değildir. Amaç bir hakka ulaşmak değildir. Hedef sosyal, siyasi ve ekonomik bir kaos çıkarmaktır. Amaç küresel emperyalizme ve neoliberal politikalara hizmet edecek bir iktidar değişikliği sağlamaktır" dedi.
Uçum, X hesabından "Tüketim Boykotu Emperyalist Bir Operasyondur" başlığıyla yayınladığı yazıda, tüketiciyi alışveriş boykotuna yani tüketim boykotuna çağırma fikrinin küresel emperyalizmin milli devletlere ve milli tutumlara karşı yaptığı operasyonların bir parçası ve hukuk ihlaline dayanan yeni nesil bir eylem olduğunu söyledi. Uçum, "Hukuk ihlali yapılarak uygulanması planlanan yeni nesil eylemlerin tamamı küresel emperyalizmin projeleridir. Bunlar global merkezler tarafından geliştirilir ve uygun şartları oluşturulmuş hedef ülkelerde devreye sokulur. Örneğin bugün Türkiye’de tüketim boykotu eylemini kışkırtan küresel merkezler 5 Nisan günü ABD’de, milli yaklaşımları sebebiyle küreselcilerle çatışan Trump yönetime karşı hands off (dokunma) eylemini organize ediyor. 50 eyaletin tamamında mitingler, yürüyüşler ve protestolar da dahil olmak üzere 600'den fazla planlı eylem hazırlanıyor" dedi.

"YENİ NESİL EYLEMLER"

Uçum, "Küreselcilerin ideolojik ve pratik aracı haline gelen hukuk ihlaline dayalı yeni nesil eylemlerin başlıcalarının, "Sembolizmle desteklenen sokak eylemleri ve vandalizm", "Milli ve yerli firmaları hedef alan siyasi amaçlı ekonomik ve ticari boykotlar", "Tüm ekonomiyi hedef alan tüketicinin alışveriş boykotu (tüketim boykotu)", "Genel ekonomik faaliyetin siyasi amaçlı olarak ülke çapında durdurulması" olduğunu yazdı. (T24-HABER MERKEZİ)

boykot chp Ekrem İmamoğlu