Melda Onur yeni kitabını anlattı: '94 ruhu gibi değil, AKP'nin 25 yıllık karnesi zayıflarla dolu'
Eski CHP milletvekili Melda Onur, yeni kitabı 'Şehrin ve Başkan’ın 5 Yılı'nı Artı Gerçek'e anlattı. İstanbul için AKP'nin 94 ruhu göndermesini değerlendiren Onur, "94'te AKP tanınmıyordu ama şu an öyle değil, 25 yıllık karneleri zayıflarla dolu" dedi.

Esra ÇİFTÇİ
Artı Gerçek - 24. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, Türkiye siyasetinin en önemli mücadele alanlarından biri durumunda olan İstanbul’un beş yıllık hikayesini, “Şehrin ve Başkan’ın 5 Yılı” kitabında yazdı. Meslek odası temsilcileri, akademisyenler, kent savunmacıları, sivil toplum temsilcileri, belediye yöneticileri ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile konuşan Onur, kitabını Artı Gerçek’e anlattı
'İMAMOĞLU MUTLULUK KELİMESİNİ ÇOK KULLANAN BİRİ'
Melda Onur, kitap fikrinin nasıl oluştuğunu şu sözlerle anlatmaya başlıyor:
“Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı seçildiği zaman yaptığı bir konuşma dikkatimi çekti; mutlu bir şehir vadediyordu. Zaten vaatleri sırasında mutluluk kelimesini çok kullanan biri. Bir siyasetçi çoğunlukla mutluluğu vaat etmez. Mutluluk siyasetçi için es geçilir, daha çok aş, iş vb. vaatlerde bulunurlar. İmamoğlu’nun her vaadinin yanında mutluluk vaadi de var. Ben de kitabın birçok yerinde de kullandım bu sözlerini. Konuşmasında İmamoğlu hayalindeki bir şehri anlatıyordu. Herkes birbirine selam verecek, gülümseyecek, gereksiz korna çalınmayacak, kimse yere tükürmeyecek. Biz Türkiye’de hiçbir siyasetçiden böyle vaatler duymayız. Hemen not aldım ve ilk fırsatta bunu Ekrem beye soracağım dedim ve denk gelirse böyle bir röportaj yapma fikri de o konuşma esnasında çıktı”
'KİTAP ŞEHRİN BEŞ YILI OLARAK ÇIKTI''
Kitabı neden şimdi çıkardığını sorduğumuz Melda Onur ülke koşullarının kitabın süresini uzattığını söylüyor. Genel seçimlerin araya girmesi ve en önemlisi ülke genelinde korkunç bir deprem yaşanması, CHP’deki değişiklikler derken kitabın gecikmesine yol açtığını söylüyor. Onur, yaptığı görüşmeler sonucu bir şehir kitabı çıkarmaya karar verdiğini belirtiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Kitap şehrin beş yılı olarak çıktı. Kitap İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve İstanbul’un çeşitli başlıklarında İmamoğlu’nun vaatleri, gerçekleştirdikleri ya da gerçekleştirememe nedenlerini anlatıyor. Pek çok başlıkta İstanbul Kent Savunmasının görüşlerine başvurdum. Yine İBB tarafından o konuyla ilgilenen ilgili yöneticilerinden bilgi aldım. Burada hiyerarşi gözetmedim. Bir şube müdür yardımcısından, genel sekreter yardımcısına kadar herkes var. Bunun karşıtı olarak da İstanbul Kent Savunması, akademisyenler, meslek odalarıyla görüştüm. Siyasetçilerle özellikle görüşmedim. İşin siyasi boyutuna hiç girmedim, sadece vatandaşı ilgilendiren sudan havaya, ekmekten süte, konuttan depreme, kültürden sanata, istihdama, kadına, çocuğa her başlıkta ele almaya çalıştım”
'İMAMOĞLU DAHA ÇOK SOSYAL BELEDİYECİLİK YAPTI'
İmamoğlu’nun belediye başkanlığını beğenip beğenmediğini sorduğumuz Onur, İmamoğlu’nun daha çok sosyal belediyecilik yaptığını söylüyor ve şöyle devam ediyor:
“Sosyal belediyecilik adına yapılan çok şey var. Özellikle kadın ve çocuk çalışmaları çok başarılı. Gıda-tarım çalışmaları ha keza çok başarılı. Deprem, dönüşüm ve konut konusunda vaatleri tutmadığı ya da gecikildiğine dair birtakım eleştiriler var ama bir kere pandeminin girişi ardından gelen ekonomik krizin maliyetleri çok yükselttiğini, bunların etkisinin olduğunu belirtiyorlar. Alt yapı çalışmaları fena değil, İstanbul’un belli başlı alanlarındaki gölleşmeler bitti. İmamoğlu için ‘hiçbir şey yapmadı’ denmesi gerçekten vicdansızlık olur. Eksikleri vardır ama hiçbir şey yapmadı demek haksızlık”
'BU KİTAP İSTANBUL ŞEHİR KİTABI'
Onur’a bu kitabın bir İmamoğlu kitabı olup olmadığını sorduğumuzda ise şöyle yanıtlıyor:
“Bu kitap İstanbul şehir kitabı. Yani ne Ekrem İmamoğlu’nu övme ne de yerme kitabı değil. Ya da bir siyasetçiyi ve eski dönemi kötüleme kitabı da değil. Mesela kitapla ilgili çalışırken Kadir Topbaş’ın çalıştırılmamış olduğunu gördüm. Toptaş çalıştırılsaydı belki daha iyi belediyecilik yapabilirdi ama kendi partisi tarafından çalıştırılmamış, yaptığı işler masada bırakılmış. Kitap gerçekçi olarak belediye ne yapmış ne yapamamış, neyi eksik bırakmış daha çok bunun üzerinde gidiyor”
'ELEŞTİRENLER DE BİR NOKTADAN SONRA DURUYORLAR'
İstanbul belediyesinin bağımsız bir biçimde çalışamadığının altını çizen Onur, belediye başkanının gereğince işini yapabilmesi için asgaride demokratik koşulların olması gerektiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor.
“O kadar çok alanı daraltılıyor ki o yüzden eleştirmek isteyenler bile bir noktadan sonra duruyorlar. “Merkezi idare sandıkta alamadığını, sandıkta kaybettiğini, kanun hükmünde kararnamelerle, fiili yaptırımlarla, kamu bankalarının kredilerini keserek engelliyor” dedi. İmamoğlu’nun iyi veya kötü bir başkan olup olmadığını görebilmek için böyle müdahalelerin olmaması gerekiyor. İmamoğlu bir yandan iktidarın engellemeleriyle uğraşırken, bir yandan da İstanbul’un daha güzel ve adil bir şehir olması için mücadele edip kent savunucularının kırmızı çizgilerine basmamaya gayret ediyor.”
'94’TE KİMSE AKP’Yİ TANIMIYORDU AMA BUGÜN ÇOK İYİ TANIYOR'
Önümüzdeki yerel seçimlere ilişkin de konuşan Onur, özellikle İstanbul seçimlerinin başa baş gittiğini söylüyor. Bu başa baş gitmenin nedenini muhalefetin parçalı duruşuna bağlayan Onur muhalefetin parçalansa da Ekrem İmamoğlu’nun çok oy kaybetmediğini söylüyor. Bunun nedenini yerel seçim
olmasına bağlayan Onur, genel seçimlerde insanların kendi partilerine oy verdiklerini, yerel seçimde ise başkan adayına oy verdiklerini ifade ediyor. Hem millet ittifakının dağılmasından sonra ayrılan partilerden hem de parti tabanından oy geleceğini söyleyen Onur, öbür tarafta Cumhur İttifakının yekpare görünse de bütün medya güçlerine, iktidar güçlerine rağmen Murat Kurum’un o kadar da rahat olmadığının göründüğünü belirtiyor ve şöyle devam ediyor:
“Şöyle bir şey hayal ettiler diye tahmin ediyorum. Murat Kurum çok zayıf bir belediye başkan adayı görünüyor. Erdoğan şöyle düşündü: Ekrem İmamoğlu’ndan daha iyi bir figür bulamıyoruz, o zaman buraya bir tanıdık bakan koyalım, muhalefet nasıl olsa parçalanacak, aradan çıkarız. Yani stratejinin muhalefetin parçalanması üzerinden yapıldığını düşünüyorum. 94 ruhu diyorlar ya, 94 ruhu dedikleri muhalefetin parçalanması sonucu düşük de olsa aradan çıkmak ama şimdiki süreç 94 gibi değil. Çünkü 94’te insanlar AKP’yi tanımıyorlardı ama şu an öyle değil, 25 yıllık karneleri çok zayıflarla dolu”
Özel ve İmamoğlu'ndan İstanbul'da ilk miting: İstanbul vekalet yönetimini taşıyamaz
İmamoğlu'ndan Kurum'un kreş vaadine 11 kreş açılışıyla yanıt: '25 yıl bir tane açamadılar'
Ekrem İmamoğlu'ndan 'Kanal İstanbul' kararı sonrası Murat Kurum'a gönderme