Özgür Özel'den Tanrıkulu'na destek: Kendi milletvekilimi 32 saniyelik video ile linç ettirmem

Özgür Özel'den Tanrıkulu'na destek: Kendi milletvekilimi 32 saniyelik video ile linç ettirmem
Yayınlanma:
A+ A-
CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklayan Özgür Özel, TSK ile ilgili söylediği sözleri nedeniyle hedef gösterilen Sezgin Tanrıkulu hakkında konuştu. Özel, "İlk dakikadan kendi milletvekilimi 32 saniyelik video ile linç ettirmem" dedi.

Artı Gerçek - CHP Grup Başkanı ve genel başkan adayı Özgür Özel, TSK sözleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu hakkında, "Ömer Çelik'in peşine takılıp da ilk dakikadan kendi milletvekilimi 32 saniyelik video ile linç ettirmem. 1980'de olanı bugün olmuş gibi saptırmam. Eğer bugüne dair Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yanlış yapılıyorsa da o yanlışın karşısında durmak, telafi etmek genel başkan olarak da benim görevimdir" diye konuştu.

HaberTürk TV'de canlı yayına katılan Özel, Mehmet Akif Ersoy, Fevzi Çakır ve Şükrü Küçükşahin'in sorularını yanıtladı.Çakır'ın, "Sezgin Tanrıkulu gibi bu tür açıklamalar yapan isimlere karşı seçimi kazanmanız halinde tavrınız ne olacak?" sorusuna Özel, şöyle cevap verdi:

'PARTİ SÖZCÜSÜ DE ORADA BİR HAKSIZLIK YAPTI, BEN ONDAN AYRIŞTIM'

"Sezgin Tanrıkulu'na şu haksızlığı yapmayalım. Geçen bizim Parti Sözcüsü de orada bir haksızlık yaptı, ben ondan ayrıştım. Sezgin Tanrıkulu, bir yayına bağlandı yayında 6,5-7 dakika konuştu. 32 saniyelik bir yerinden Ömer Çelik de Sezgin Tanrıkulu'na saldırdı ve olmadık laflar söyledi. Maalesef bizim parti sözcümüz de benzer bir tutum içinde oldu. Ben bunu buna itiraz ettim."

'SEZGİN TANRIKULU'NU ALIP DA LİNÇ EDECEK HİÇBİR ŞEY GÖRMÜYORUM'

Çakır'ın, "Siz Sezgin Tanrıkulu'nun bu açıklamalarını makul ve doğru buluyor musunuz?" sorusuna Özel şu yanıtı verdi:

"Tam da anlatmak istediğim bu. Kendi adaylık açıklamam sırasında özellikle söyledim. Sezgin Tanrıkulu diyor ki, altı buçuk dakikayı izlediğiniz takdirde, bir olay vaka söylüyor. Vaka, 1982 yılında yaşanıyor. Helikopterden köylüler atılmış. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de bunu tescillemiş. Türkiye de kabul etmiş, tazminatını ödemiş, vaka o vaka. 32 saniye izleyince bugün olmuş bir olaymış gibi anlaşılıyor.

Orada bir kere, "Sezgin Tanrıkulu, Atatürk hakkında şöyle şöyle dedi" dendi diye yayına bağlanıyor Tanrıkulu. Sonra diyorlar ki "Siz bilmem ne demediniz mi?" O Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki dosyanın adını söylüyor. O vaka 1980'de, hepimizin utandığı dönemde Kürt meselesinin derinleştiği dönemde... Sonra diyor ki Sezgin Tanrıkulu, "Ben bu tip soruları TSK töhmet altında şaibe altında kalmasın diye soruyorum, milletvekili sorumluluğuyla" diyor. Ben burada Sezgin Tanrıkulu'nu alıp da linç edecek hiçbir şey görmüyorum."

'ASKERİN, POLİSİN HAKKINI SAVUNAN YİNE CUMHURİYET HALK PARTİSİ'

Çakır'ın, "Sezgin Tanrıkulu, TSK hakkında böyle ithamlarda bulunuyor ama terör örgütleri hakkında bulunmuyor" demesi üzerine ise Özel, "Bir, Türk Silahlı Kuvvetleri bizim gözbebeğimiz, buna kimse bir şey demez -Biz güya gelirsek teröristlerde iş birliği yapacakmışız ya- iki, uzman çavuşun hakkını savunan, uzman erbaşın hakkını savunan yine Cumhuriyet Halk Partisi, polisin hakkını savunan Cumhuriyet Halk Partisi... Bir bakın polis forumlarına, oralarda Cumhuriyet Halk Partisi hakkında neler yazılıyor? Milletvekilleri ile neler ilgili neler yazılıyor, çiziliyor? Oralarda abdestimizden Hiç şüphemiz yok.

Ömer Çelik'in peşine takılıp da ilk dakikadan kendi milletvekilimi 32 saniyelik video ile linç ettirmem 1980'de olanı, bugün olmuş gibi saptırmam. Eğer bugüne dair Meclis'e, Türk Silahlı kuvvetlerine yanlış yapılıyorsa da, o yanlışın karşısında durmak, telafi etmek genel başkan olarak da benim görevimdir" dedi.

NE OLMUŞTU?

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TV100'de yayınlanan bir programa telefonla bağlanarak "TSK'nın yaptığı her şey, eleştiriden azade değil. Biz milletvekiliyiz bunları sorgularız. TSK değil mi 12 Eylül'de darbe yapan? Bu ordu değil mi 15 Temmuz'da darbe girişimi yapan, köyleri yakan... Benim takip ettiğim davalar var. 15 köylüyü helikopterden atan TSK değil mi? AİHM kararıyla sabit hale gelen... Biz eleştirel yaklaşırız. Soru sorarız, doğru olup olmadığını sorarız, TSK üzerinden bu tür şaibelerin kalkması amacıyla bunu sorarız. 40 yılda her şeyi doğru yapsaydı Türkiye bu durumda olmazdı. AİHM kararı orada, 15 tane köylü, kim attı? Bu kadar köyü yaktı? Daha yeni Roboski Uludere oldu... Sizler de eleştirel yaklaşamadığınız için Türkiye bu noktaya geldi" ifadelerini kullanmıştı.

TV100 HEDEF GÖSTERMİŞTİ

Tv100, Tanrıkulu'nun açıklamalarına dair haberlerini "Tanrıkulu'nun TSKye dönük iftiraları" ibaresiyle servis ederek hedef göstermişti.

TANRIKULU'NDAN İLK AÇIKLAMA

Sözlerinin tartışma yaratması üzerine sosyal medya hesabından açıklama yapan Sezgin Tanrıkulu, “Dünkü açıklamalarımdan sonra bazı dijital platformlarda hakkımda ağır eleştirinin ötesine varan açıklamalar yapan / yazan herkesle tek tek hukuk önünde hesaplaşacağım. Günü geldiğinde aman 'Özür dilerim, ben yanlış yaptım, affedin' vb sözlerle lütfen karşıma gelmeyin” demişti.

SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Tanrıkulu'nın açıklamalarını gerekçe göstererek hakkında soruşturma başlatmıştı.

CHP'DEN İLK AÇIKLAMA

Tanrıkulu'nun açıklamalarının ardından ise CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun, milletimizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri’ni töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez. Bu konu yetkili organlarımızda görüşülecektir” ifadelerini kullanmış, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise "TSK bizim göz bebeğimizdir" açıklamasında bulunmuştu.

TANRIKULU'NDAN SORUŞTURMA YORUMU

CHP'li Sezgin Tanrıkulu hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin "AKP'nin derin devletin yeni sahibi olduğunun bir kez daha itirafıdır" demişti.

DİYARBAKIR BAROSU'NDAN DESTEK

Diyarbakır Barosu, hedef gösterilen Sezgin Tanrıkulu’na destek vermiş ve yapılan açıklamada "Önceki dönem Baro Başkanlarımızdan ve Diyarbakır Milletvekili Av. Sezgin Tanrıkulu’na yönelik bir TV programında sarfettiği sözler nedeniyle eleştiri sınırını aşan ve hedef gösterici saldırıları kınıyoruz. Bu ve benzeri linç kampanyalarının neden olduğu sonuçları en acı şekilde yaşamış bir kurum olarak yetkilileri gerekli tedbirleri almaya ve herkesi sorumlu davranmaya davet ediyoruz" denilmişti.

TANRIKULU: ZORA DÜŞÜNCE SUSANLARDAN DEĞİLİM

Tanrıkulu, hedef alınması sonrası yeni bir açıklama yaparak insan haklarını savunmaya devam edeceğini söylemişti. Tanrıkulu, "Ben hakikatleri dönemin koşullarına göre eğip bükenlerden, zora düşünce susanlardan değilim" demişti.

BAKAN TUNÇ: SORUŞTURMA FEZLEKESİ MECLİS'TE, SÜREÇ MECLİS'İN TAKDİRİNDE

Adalet Bakanı Tunç, CHP'li Tanrıkulu'nun TSK açıklamalarını kabul etmenin mümkün olmadığını belirtmişti. Soruşturma fezlekesinin Meclis gündemine geldiğini söyleyen Tunç, "Bundan sonraki süreç Meclis’in takdirindedir" demişti.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER'DEN DESTEK: KARDEŞİMİZDİR

Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, Tanrıkulu'na destek mesajı yayımlayarak, "Yıllarca hak mücadelesi verdi. Mazlumların yanı başında durdu. Kardeşimizdir" ifadelerini kullanmıştı.

ERDOĞAN DA HEDEF ALMIŞTI: CEZASIZ KALMAYACAK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Tanrıkulu'nu hedef almıştı. Erdoğan, "Bu şahıs, dünyanın en şerefli, en mert ordusuna dil uzatmanın cezasını hukuk önünde alacaktır. Düşmanlarının bile mertliğinden övgüyle söz ettiği Türk Silahlı Kuvvetlerimize yapılan bu namertçe hakaret, iftiralar cezasız kalmayacaktır" ifadelerini kullanmıştı.

TANRIKULU'NUN KONUŞMASINDA DİLE GETİRDİĞİ KONULAR

Diyarbakır - 1993

8 Ekim -25 Ekim 1993 arasında Kulp ilçesinin dağınık mezralardan oluşan (Gurnik, Mezire, Pireş, Kepir ve Şuşan) Alaca köyü ve Muş'a bağlı Kayalısü köyünün (Licik mezrası) civarında, General Yavuz Ertürk Komutasındaki Bolu Tugayı tarafından yürütülen askeri operasyonda köy ve mezralarından toplanarak gözaltına alınan 11 kişiden bir daha haber alınamadı.

Kaybedilenlerin isimleri şöyle: Mehmet Salih Akdeniz, Celil Aydoğdu, Behçet Tutuş, Mehmet Şerif Avar, Hasan Avar, Bahri Şimşek, Mehmet Şah Atala, Turan Demir, Abdo Yamuk, Nusreddin Yerlikaya, Ümit Taş (16 yaşında).

Şırnak - 1994

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 12 Kasım 2013’te verdiği kararda Şırnak'ın Kuşkonar ve Koçağılı köylerine 25-26 Mart 1994'te düzenlenen hava operasyonu sırasında öldürülen 34 sivilin yakınları tarafından açılan davada, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (AİHS) ihlal ettiğini belirtmişti.

Türkiye’nin, mahkeme kararı gereği davacılara, mahkeme masrafları da dahil olmak üzere 2 milyon 310 bin 700 euro ödemesine karar verilmişti. (HABER MERKEZİ)

Öne Çıkanlar