Sayıştay, İzmir Büyükşehir'in üreticiden yapılan ürün alımını durdurdu

Sayıştay, İzmir Büyükşehir'in üreticiden yapılan ürün alımını durdurdu
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir’in kooperatiflerden ürün alımının Sayıştay kararıyla durdurulduğunu duyurdu. Soyer, kararın küçük üreticiye darbe niteliğinde olduğunu söyledi.

Artı Gerçek - İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kooperatiflerden aldığı işlenmiş ürünler, Sayıştay engeline takıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kooperatiflerden ürün alımının ve ‘Süt Kuzusu’ projesi kapsamında ücretsiz süt dağıtımının durdurulduğunu açıklayarak "5 yıldır İzmir’de ilmek ilmek ördüğümüz ‘Başka bir tarım’ politikasına darbe yapılmıştır. Ama biz asla bundan vazgeçmeyeceğiz" dedi.

“Ne çocuklarımızı sütsüz, ne kooperatiflerimizi öksüz bırakmayacağız. Asla vazgeçmeyeceğiz” diyen Soyer, üretici kooperatiflerine, “Yeni bir yol bulmaksa bulacağız, yeni bir yol açmaksa açacağız. Bir bedel ödeyeceksek de ödeyeceğiz. İstedikleri bedeli ödetsinler, umurumda değil... Sizi yalnız bırakmayacağız kardeşlerim” diye seslendi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’deki üretici kooperatifleri ve temsilcileriyle birlikte Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası’nda basın toplantısı düzenledi.

'KOOPERATİFLERDEN ALDIĞIMIZ TOPLAM ALIM MİKTARI ŞU AN İTİBARİYLE 1 MİLYAR LİRAYI GEÇTİ'

Toplantıda açıklama yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, şunları söyledi:

“Biz hep güzel haberler ve müjdelerle sizlerle buluşmak istedik bugüne kadar ama bugün sizlerle üzücü bir gelişmeyi paylaşmak için buradayız. Sayıştay Başkanlığı, 2022 yılında belediyemizde Sayıştay denetçileri tarafından yaptığı denetim sonucunda bir denetim raporu düzenledi ve bu denetim raporu İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na gönderildi. Denetim raporunda İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan kooperatif mal alımlarının 4734 sayılı kamu ihale kanununun istisnalar başlıklı 3A maddesi kapsamında olmadığı, kanunun 5. maddesinde belirtilen rekabet, eşit muamele, güvenilirlik ve kamuoyu denetimi gibi temel ilkelere uygun olarak açık ihale usulüyle yapılması gerektiğini kesin raporla tarafımıza bildirmiştir.

Bu kapsamda 16.11.2023 tarihinden itibaren, kooperatiflerden 4734 sayılı kanunun 3A maddesi kapsamında işlenmiş ürün alımı gerçekleştirilemeyeceği ve 4734 sayılı kanunun açık ihale usulüyle mal alımının gerçekleştirileceği görülmektedir. 2015-2018 yılları arasında 15 kooperatiften, toplamda 438 milyon 429 bin 691 liralık alım gerçekleştirmişiz. 2019-2023 arasındaysa toplamda 95 kooperatiften ürün alımı yaptık. Bunlardan iki tanesi deprem bölgesi olan Hatay ve Osmaniye’dendi, 26 tanesi İzmir dışındandı. Sadece bu dönemde, 2019-2023 arasında kooperatiflerden aldığımız toplam alım miktarı şu an itibariyle 1 milyar lirayı geçti.

977f9025-1a8d-4066-aa2e-bbab157724c5-w.jpeg

'GİDİN ŞEHİRDE UCUZ İŞ GÜCÜ OLUN, İŞSİZ ORDUSUNA KARIŞIN DİYORLAR'

Biz bu ürünleri sizlerden satın alarak hem ürünün elde kalmasını, dökülmesini engellemek istiyoruz; hem bunu ihtiyaç sahibi vatandaşlarla buluşuyoruz. Bizim ‘Süt kuzu’ projesi tam da bu. Sizden alıyoruz ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Şimdi diyor ki; ‘Sen ürününü sadece dökme olarak satabilirsin. Yani sütünü bidonla, yağını varille satarsın’. Halbuki biz ne dedik hep? Bu ürünü işlemek lazım. Çünkü dalından toplanan bu ürün artık para etmiyor. Mandalinayı onun için kuruttuk Seferihisar’da, pekmez tesisini onun için yaptık. Onun için domatesin salçası yapılır. Ürünü işlemedikten sonra pazarlama kabiliyeti yok, üreticisine para kazandırmaz. Üreticiye para kazandıracak olan şey katma değerini arttıracak şekilde işlemektir.

Ama şimdi ne diyor? Diyor ki bize; ‘Ürünü işleme kardeşim’. E ne olacak? Bu kadar yatırım yaptı kooperatifler. Biz 1 milyar lira alım yaptık, kooperatifler tesisler kurdu. O tesislere de ‘Çalıştırma kardeşim’ diyor. Neden? Çünkü ‘Piyasa koşullarındaki büyük şirketlerle, tekellerle rekabete gir’ diyor sana. Sen neyinle gireceksin o rekabete güzel kardeşim? Senin o büyük şirketlerle rekabet etmene imkan olmadığını biz de biliyoruz, onlar da biliyor, herkes de biliyor. Sen o ihaleye gireceksin, o büyük şirket gelecek senin ihalede üstünden geçip gidecek.

'BIRAKMAYACAĞIZ KARDEŞİM, SİZİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ'

Dolayısıyla ‘İşlenmiş ürün yapma’ diyor, ‘O büyük şirketlerle, açık ihale koşullarında rekabet et’ diyor. Peki bunu niye yapıyor sevgili kardeşlerim, niye bu noktaya geldik? Biz 2015’ten beri yapıyoruz bunu, niye bu noktaya geldik? Aslında hikayenin arka planında şöyle bir iz var; 2006 yılında önce yerel tohumun satışını yasaklayan bir kanun çıkardılar. Düşünebiliyor musunuz, yerel tohumun satışını yasaklayan bir kanun çıkardılar. 2016 yılında ne yaptılar? 16 bin köyü kapattılar. Neden, neden kardeşlerim? Çünkü diyorlar ki; ‘Tarım, küçük çiftçinin işi değildir.

Tarım büyük ölçekli sanayi firmalarının işidir. Siz bırakın işinizi, siz bırakın köyünüzü. Gidin şehirde ucuz iş gücü olun. Gidin şehirde işsiz ordusuna katılın, gidin şehirde gecekonduda oturun. Bırakın topraklarınızı çekip gidin’ diyorlar size. Bırakmayacağız kardeşim, sizi yalnız bırakmayacağız.

1bc2ae1f-6859-4ee6-b608-40637b6171ad-w.jpeg

'BAŞKA BİR TARIM POLİTİKASINA DARBE YAPILMIŞTIR'

5 yıldır İzmir’de ilmek ilmek ördüğümüz ‘Başka bir tarım’ politikasına darbe yapılmıştır. Ama biz asla bundan vazgeçmeyeceğiz. Belediyemizin kooperatiflerden alarak yoksul mahallelerde dağıttığı ‘Süt kuzusu’ Sayıştay eliyle durdurulmuştur. Ama göreceksiniz buna teslim olmayacağız. Çünkü, kanunların meşruiyeti kamu vicdanından gelir. Eğer kamu vicdanı yaralanıyorsa, o kanunun meşruiyeti yanlış yorumlanmıştır.

Hiç kimsenin kamu vicdanını zedeleyecek, kamu vicdanını yaralayacak şekilde bu kanunu yorumlamasına izin veremeyiz. Kanunlar geçerliliğini o kamu vicdanından aldığı için herkes için uygulanan kanunlardır. Dolayısıyla buna izin vermeyeceğiz, kamu vicdanı yaralanmıştır, kamu vicdanının yaralanmasına izin vermeyeceğiz.

'SİZDEN, ALINTERİNİZDEN VE EMEĞİNİZDEN ASLA VAZGEÇMEM'

Sevgili kardeşlerim, şunu bilin; ne çocuklarımızı sütsüz, ne kooperatiflerimizi öksüz bırakmayacağız. Süt kuzusu projesini de diğer tarımsal destekleri de sonuna kadar devam ettireceğim. Kardeşlerim, ben gücümü halktan ve haktan alıyorum. Dolayısıyla yok öyle yağma, sizden asla vazgeçmem. Sizin alın terinizden, emeğinizden asla vazgeçmem. Çünkü siz bu memleketin geleceğisiniz. Siz bu memlekette tam bağımsız bir ekonomi yaratmak için, kendi kendine yeten bir ekonomi yaratmak için var olmalısınız, bu memleketin kadim kültürünün taşıyıcıları sizlersiniz.

Asla vazgeçmeyeceğiz. Yeni bir yol bulmaksa bulacağız, yeni bir yol açmaksa açacağız. Göreceksiniz, bir bedel ödeyeceksek de ödeyeceğiz, hiç merak etmeyin. Umurumda değil, umurumda değil. İstedikleri bedeli ödetsinler, umurumda değil. Sizi enflasyona ezdirmeyeceğiz, yoksulluğa mahkum etmeyeceğiz, ürününüzün dökülmesine izin vermeyeceğiz Ürününüzün karşılığını almanız için sonuna kadar mücadele edeceğiz, göreceksiniz başaracağız. Hiç kuşkunuz olmasın”

a934383e-61bc-4383-9daf-d2c406d2fb4f-w.jpeg

Tunç Soyer’in eşi Neptün Soyer de, “Sayıştay kararı aslında projeyi çok da kıymetli bularak ama ihaleye çıkmamız gerektiğini söyleyen bu hükümet; buğday üretiminde ithalat yapıp makarna üreterek dünya piyasasındaki en büyük payı aldığını iddia ediyor. Sen kendin büyük firmalara buğdayı ithal ettireceksin, bana da ürettirmeyeceksin. Sonra o firmaların makarna yaparak ne kadar kazandığıyla benden alkış alacaksın, ben seni alkışlamıyorum” diye konuştu.

“SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ, HAZIR MISINIZ?”

Toplantının kapanış konuşmasını yapan Soyer, şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi ben tabii hakikaten az önce sizler konuşurken Ersoy Ağabeyimi, Selçuk Ağabeyimi, Özcan Ağabeyimi gördüm. Gözlerinin dolduğunu, boğazlarının düğümlendiğini gördüm. Ne kadar vahim bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu en iyi onlar biliyor, ömürlerini vakfettiler kooperatif için. Trilyoner olmadılar ama yüzlerce köylüsünün, çiftçisinin karnını doyuracak bir kooperatifi on yıllardır yürütüyorlar. Meselenin ne kadar vahim olduğunun farkındalar.

Ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun farkındalar. Ama size son olarak şunu söyleyerek bitireyim; Sayıştay’ın yaptığı bu denetlemede bir kamu zararı tespit edilmemiş. 1 milyarın üzerinde alım yapmışız ama ortada bir kamu zararı yok, bu önemli. İkinci şey; kanunlar meşruiyetlerini kamu vicdanından alırlar. Şu anda kamu vicdanı yaralanmıştır. Kanun böyle yorumlanamaz demektir. Demek ki kanunun yorumunda başka bir bakış açısına ihtiyaç var. Çünkü aksi takdirde kanun olmaz. Eğer kamu vicdanı zedeleniyorsa, o kanunda bir bozukluk var.

Birileri bu bozukluğu görmeyebilir, biz göstereceğiz. Biz sonuna kadar bu mücadeleyi vereceğiz. Hazır mısınız kardeşlerim? Ben önünüze düşmeye varım, sonuna kadar bu yolu takip etmeye varım ama arkamdan gelecek misiniz, hazır mısınız? Hazır mısınız? Yolumuz çetrefilli olabilir, hazır mısınız? Ben de sizinle, sonuna kadar hazırım”

'ÇOK ÜZGÜNÜZ, ÇOK KIZGINIZ...'

Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Soyer, “Çok üzgünüz, çok kızgınız... Hakikaten çok üzücü. Yani bu üretici nasıl başa çıkacak büyük şirketlerle, nasıl ihaleye girip o sütünü satmayı başaracak? Yani, bu mümkün değil, olmaz böyle bir şey. Bir de üstelik ‘O ürünü işleme’ diyor, olabilir mi böyle bir şey? Biz tam tersine aman ürünü işlesin, katma değerini yükseltsin, domatesse salçasını yapsın, katma değerini büyütecek işler yapsın istiyoruz. O da işleme diyor. Akıl alacak gibi değil” ifadelerini kullandı.

'ASLA YILMAM, ASLA KORKMAM, ASLA VAZGEÇMEM'

Soyer, bir gazetecinin Sayıştay kararının zamanlamasıyla ilgili sorusuna, “Bunun cevabını sen biliyorsun, bana sorma” diyerek yanıtladı. Soruşturmanın ardından Sayıştay kararının gelmesini de, “Gerçekten çok üzücü ama şunu zannediyorlarsa net söyleyeyim; asla vazgeçmem, asla yılmam, asla korkmam. Asla vazgeçmem, onu net söyleyeyim” değerlendirmesini yaptı. (ANKA)

Öne Çıkanlar