Temelli'den Kurtulmuş'a yanıt: Gecikmeksizin pozitif barışın adımları atılmalı

Kurtulmuş'un sürece ilişkin "siyaset üzerine düşeni yaptı, örgüt de yapmalıdır" ifadelerine cevap veren DEM Partili Sezai Temelli, “Gecikmeksizin bu arafta sıkışıp kalmadan pozitif barışın gereği olan adımlar atılmalı” dedi.

Temelli'den Kurtulmuş'a yanıt: Gecikmeksizin pozitif barışın adımları atılmalı

Artı Gerçek- Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı üzerinden geçen süreye rağmen devlet ve iktidar kanadından somut bir adım atılmadı. Ancak Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un “siyaset üzerine düşeni yaptı” sözleri tartışma yarattı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Kurtulmuş'un sözlerine dair konuştu. Temelli, gelinen aşamada Kürt Özgürlük Hareketi ve Abdullah Öcalan'ın negatif barış için bütün adımları attığını ve sıranın pozitif barış aşamasında olduğunu, bunun içinde yasal sürecin başlaması gerektiğini belirtti.

'BU BİR SİYASİ ÇÖZÜM MESELESİDİR'

Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin kritik bir evreye girdiğini belirten Temelli, sürecin önemine dikkat çekerek, "27 Şubat 2025 tarihiden bugüne kadar toplumun beklentileri, siyasetin attığı adımlar ve hareketin attığı adımlar ortada. Fakat bu meselenin esas yürütücüsü, meselenin baş aktörü ve baş müzakerecisi Sayın Öcalan'ın açıklamaları da çok net bir biçimde ortada. Dolayısıyla artık siyasetçiler, 'Siyaset üzerine düşeni yaptı' demek yerine daha ne yapabilirim demelidir. Çünkü bu bir siyasi çözüm meselesidir. Siyasi muhatabı bellidir, müzakerecisi bellidir ve açıklamalar ortadadır. Bugünden sonra siyaset her gün bu soruyu kendisine sormalıdır. 'Ben bu süreçte ne yapabilirim, ne yapmalıyım?' Bütün siyasetin üzerine düşen en önemli sorumluluk budur" ifadelerini kullandı.

'MECLİS ATMASI GEREKEN ADIMLARI ORTAYA KOYMALI'

Ortada bir müzakere masasının olduğunu ve esas olanın bu müzakere masasının etkili bir biçimde kullanılması olduğunu söyleyen Temelli, "Yine esas olan bu masayı sağlıklı çalıştırabilmek ve bu müzakere masasıyla birlikte de aslında Meclis'in atması gereken adımları bir an önce nasıl atacağını ortaya koymalıdır. Siyaset bunun yöntemini tartışmalıdır. Yorumlardan, polemiklerden çıkmak gerekiyor. Sürekli yoruma dayalı bir siyaset çok da bugün Türkiye'nin taşıyabileceği bir siyaset tarzı değil. Çünkü Türkiye ciddi krizlerle boğuşuyor. Bölgede ciddi sorunlar var ve bütün bunların çözümünün de Kürt meselesinin demokratik çözümüne ne kadar bağlı olduğunu artık herkes biliyor. Sadece Türkiye değil, bütün dünya biliyor. Dolayısıyla bir yerde demokratik çözüm konuşuluyorsa orada tabii ki siyaset inisiyatif alır, siyaset öncelik alır, siyaset çözüm üretme konusunda cesaretli davranır. Dolayısıyla artık insanların bu tür yorumlar havuzunda boğulmak yerine daha sarih bir şekilde atılacak adımlar konusunda müzakereyi zenginleştirmesi, müzakereye sahip çıkması gerekir" dedi.

'POZİTİF BARIŞ SÜRECİNİ BAŞLATMANIN YOLU YASALARDAN GEÇER'

Negatif barış sürecinin Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısı ve PKK'nin attığı adımlarla tamamlandığını belirten Temelli, "Şimdi negatif barış süreci çatışmanın sonlanması ve irade beyanlarına bağlı olarak gelişir. Geldiğimiz aşamada ise pozitif barış sürecinin başlamadığı bir dönemdeyiz. Yani negatif barış süreci tamamlanmış, pozitif barış sürecine başlayamıyoruz. Böylesi bir aralıktayız ve bu aralıkta oyalanmamak gerekiyor. Pozitif barış sürecini başlatmanın yegane yolu ilgili yasalardan geçiyor. Tabii yasa dediğiniz şey, bir kod yasa veya özel yasa Meclis'e gelecek ve geçecek ama bu yasanın arka planında güçlü müzakereler olmak zorunda. Çünkü çatışan tarafların ve onun müzakerecisinin zemininde gelişiyor her şey. Dolayısıyla yasaların bu temsiliyet bağının güçlü bir şekilde kurulması gerekiyor. Pozitif barış süreci dediğiniz şey buradan başlar" diye konuştu.

YENİ DÖNEMİN İNŞASI VURGUSU

Öncelikle barış yasalarının çıkarılması gerektiğine işaret eden Temelli, barış yasalarının sadece silah bırakmaya indirgenemeyeceğine dikkat çekti. Temelli, barışın kalıcılaşmasının sağlanması gerektiğini ve bu minvalde adımların atılmasının doğru olacağını belirterek devamla şunları belirtti:

"Bunların peşi sıra demokratik dönüşüm yasalarına geçilir. Bu da siyasi katılımdır. Dolayısıyla artık yeni dönemin siyasi atmosferinin var edilmesi yeni dönemin inşasıdır. Şimdi bu konuda biz hala hareketsiziz. Yani pozitif barış sürecinin ihtiyaç duyduğu adımları atamıyoruz. Tabii bir de bu pozitif barış sürecinin bir önemli ayağı da toplumdur. Toplumun beklentilerini karşılamak, toplumun katılımını sağlamaktır. Hem sivil toplumuyla hem demokratik kitle örgütleriyle hem de birçok kurum kuruluşla bu meseleyi sağlıklı bir şekilde yürütmektir."

'GECİKMEKSİZİN POZİTİF BARIŞ ADIMLARINI ATMAK GEREKİR'

"Komisyon aşaması, bir nebze bu konuda adım atmış olsa bile bugünden sonraya dair yine bu bağları da güçlü kurmak gerekir" diyen Temeli, şu ifadeleri kullandı:

"Kürt halkı bu konuda iradesini her fırsatta çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Diğer halklarla olan dayanışmasını ortaya koyuyor. Emekçi halkımız, kadınlar, gençler bu konuda beklentilerini hem barış yasaları konusunda hem demokratikleşme konusunda ortaya koyuyor. Demek ki; bundan sonrası artık kimin hangi vazifeyi alacağı çok net belli. Dolayısıyla siyaset dediğiniz şey de afaki bir şey değil. Siyaset dediğimiz şey; siyasetçiler eliyle yapılıyor. Siyasetçiler dediğiniz partileri var, örgütleri var, yapıları var. Dolayısıyla bu konuda inisiyatif alacak adresler de bellidir. Gecikmeksizin bu arafta sıkışıp kalmadan pozitif barışın gereği olan adımları atmak gerekir." (MEZOPOTAMYA AJANSI)

dem parti Sezai Temelli barış süreç Abdullah Öcalan kürt meselesi