Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Arslan: Bu, Alevi kurumlarına kayyım atamak demektir

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Arslan: Bu, Alevi kurumlarına kayyım atamak demektir
Yayınlanma:
A+ A-
Erdoğan'ın açıklaması üzerine Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Arslan, "Bu, Alevi kurumlarına kayyım atamak demektir" diye tepki gösterdi. HDP'li Alevi vekiller: "Alevileri zapturapt altına alma girişimi. Alevisiz Alevilik yaratma girişimi."

Sinem UĞURLU


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulacağını açıklamasının ardından gözler Alevi kurumlarına ve temsilcilerine çevrildi.

Erdoğan'ın açıklamalarını Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan ve HDP milletvekilleri Kemal Bülbül ve Ali Kenanoğlu Artı Gerçek'e değerlendirdi.

ARSLAN: ALEVİ KURUMLARINA KAYYIM ATAMAK DEMEKTİR

mustafa-arslan.jpg

Mustafa Arslan, açıklanan yeniliklerin Alevi kurumlarının dillendirdiği taleplerin karşılığı olmadığını ve eşit yurttaşlık talebinin içini boşalttığını söyledi. Arslan, “Alevi taleplerinin en başında gelen 'cemevleri ibadethane olarak kabul edilmesi' talebi anayasal güvence altına alınmalıdır. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın kurulması, cemevlerinin aslında ibadethane olarak kabul edilmeyeceği anlamına gelir. Bu da Aleviliği kabul etmemek demektir” dedi.

Erdoğan'ın konuşmasında sarf ettiği “Kuracağımız Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, muhtarlıklara, derneklere, belediyelere, federasyonlara bağlı cemevlerinin yönetimini yürütecektir” sözlerine de dikkat çeken Arslan, “Kendilerince yeniden bir Alevi yapısı oluşturmak istiyorlar. Bu, Alevi kurumlarına kayyım atamak demektir, mevcut demokratik yapıyı yok saymak demektir” ifadelerini kullandı.

KEMAL BÜLBÜL: ALEVİSİZ BİR ALEVİLİK YARATMA GAYRETİ

kemal-bulbul.jpg

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 12. Dönem Genel Başkanı ve HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, adımların Alevi sorununun çözemeyeceğini ifade ederek, “Alevisiz bir Aleviliktir” ifadesini kullandı. Bu girişimleri 'seçim yatırımı' olarak niteleyen Bülbül, 3 Haziran 2009'da “Alevi açılımı” adı altında yapılan 'Çalıştay'ı hatırlattı: “Başlattıkları program, 13 yıl sonra Aleviliği Kültür Bakanlığı'na bağlayarak sonuçlanmıştır.”

Aleviliğin Kültür Bakanlığı'na bağlanmasını da eleştiren Bülbül, “Alevilik kendine özgü iştirakları, yolu, erkanı olan bir inançtır. Elbette ki her inanç gibi kültürel yanı da vardır. Ama Aleviliği Kültür Bakanlığı'na bağlamak oryantalist bir bakıştır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın açıklamalarının Alevi inancını bir inanç olarak kabul etmemenin en bariz göstergesi olduğunu söyleyen Bülbül, “Zaten Alevi toplumunun ve biz Alevi kanaat önderlerinin AKP'den Alevi sorunu çözmesi, tüm haklarını kabul etmesi için bir beklentisi yoktur. Bu politik atraksiyonun temel sebebi, bizim dört yıldır Meclis'te yürüttüğümüz 'Alevi toplumuna eşit yurttaşlık' mücadelesini son bir yılda Türkiye'nin tüm alanlarına taşımamız nedeniyledir. AKP; HDP'nin 'Alevi toplumuna eşit yurttaşlık istiyoruz' politikasını çok kötü bir kopyasını yapıp, Aydınlık gazetesiyle birlikte Alevisiz bir Alevilik yaratma gayretindedir. Bu Alevi toplumu nezdinde karşılık bulmayacaktır” dedi.

ALİ KENANOĞLU: ALEVİLERİ ZAPTURAPT ALTINA ALMA HAMLESİ

ali-kenanoglu.jpg

Hubyar Sultan AKD Kurucusu ve HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da, Erdoğan'ın açıklamalarını “Devlet aklının Alevileri zapturapt altına alma hamlesi” olarak değerlendirdi. Kenanoğlu, “Tabi bu noktaya gelmesinin arka planında devletin sıkışmışlığını görmek gerekiyor. Alevilerin örgütlülüğü ve mücadele tarihi ile birlikte Avrupa’da elde edilen kazanımların devlet erki açısından olası olumsuz etkileri karşısında bir ön alma adımıdır bu… Atılması gereken bu adımı da AKP eliyle yaptırmıştır” dedi.

Bütün Cemevleri yönetimini dolayısıyla Alevileri, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden yönetmeye çalışacaklarını aktaran Kenanoğlu Alevilerin şu taleplerini bir kez daha dile getirdi:

“Tabi bu çıkış Alevilerin taleplerinden çok uzaktır. İbadethane statüsü olamayan Cemevlerini bir başkanlık ve sadaka kültürü ile idare etmeye çalışma girişimidir. Alevi kurumlarının eşit yurttaşlık talebi kapsamında Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması ve anayasal güvenceye alınması, zorunlu din dersi uygulamasının müfredattan çıkartılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın lağvedilerek inançların özgürleştirilmesi ve devletin tüm katliamlarla yüzleşmesi şeklinde talepleri görmezden geliniyor, sözü bile edilmiyor. Bu girişim, Alevilerin özgün yapısını ortadan kaldırmak ve iktidara bağlamak amacı taşımaktadır. Bizce Alevileri rahat, serbest ve özgür bıraksınlar, devlet dini inançlarla uğraşmasın, diyanet kapatılsın ve bütün inançlar sivil hayata devredilsin.”

ERDOĞAN NE AÇIKLAMIŞTI?

Erdoğan bugün Şahkulu Sultan Dergahı ve Cemevi'ndeki açılış töreninde Kültür ve Turizm Başkanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulacağını açıkladı. "Cemevlerinde erkan hizmetlerini yürütmekten sorumlu Alevi - Bektaşi inanç önderlerinden talep edenlere, bu kurumsal yapı bünyesinde kadro verilebilecektir" diyen Erdoğan ayrıca “Böylece cemevlerinin aydınlatma, su, yapım, onarım, bakım giderlerinin karşılanmasıyla ilgili tüm sorunlar çözülmüş olacaktır" ifadelerini kullandı. Erdoğan çarşamba günkü grup toplantısında, cuma günü Alevilerle ilgili yeni adımlar açıklanacağını söylemişti.