Çiller'i sinirlendiren sorular
28 Şubat davasında mağdur sıfatıyla ifade veren Tansu Çiller sorularına sinirlendiği sanık avukatlarını tersledi.
90’lı yılların en karanlık döneminde başbakanlık yapan Tansu Çiller 28 Şubat davasında ifade verdi. 103 sanıklı dava'nın ikinci duruşmasında hafızalarda Mahkeme heyetinin "Batı Çalışma Grubu hakkında suç duyurusunda bulundunuz mu?" sorusuna verdiği "Suç duyurusunda bulunmak için önce teftiş kurullarından geçmesi gerekiyor yavrum" yanıtı kaldı.
103 sanığın yargılandığı Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, aralarında emekli generaller Çetin Doğan ve Çevik Bir gibi doksanlı yılların tartışmalı isimlerin bulunduğu bazı sanıklar ve müşteki avukatları hazır bulundu.
'28 ŞUBAT SİLAHLU SİLAHSIZ KUVVETLERİN KOALİSYONUDUR'
Tansu Çiller’in, SEGBİS aracılığıyla katıldığı duruşmada, bu davayla ilgili ikinci kez ifade verdiğini belirterek, "Daha önce ’28 Şubat darbedir’ dedim. Bugün ikinci kez huzurunuzdayım. Bu darbe içerisinde çeşitli unsurların, silahlı ve silahsız kuvvetlerin bulunduğu bir koalisyonun icraatıdır. Kimi medyamız içinde vardır. Kimi Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, kimi yargı üyeleri, kimi sendikalar, kimi sivil toplum örgütleri, kimi dış odaklar vardır. Korku, şiddet, baskı icra ederek, hükümeti yok etmekle sonlandırılmıştır" dedi.
28 Şubat davasında kendisinin şikayetçi olmadığını ancak devletin savcısının kendisini mağdur olarak gösterdiğini ve ifadeye çağırdığı için geldiğini belirten Çiller, "Keşke bugün burada bir ceza hukukunun platformunda değil, özgürce özgür olarak, mağdur edenle mağdur edilen bir araya gelebilse. Mağdur eden hata yaptığını kabul etse ve ‘Keşke farklı yapsaydık ve keşke hep birlikte demokrasinin evrensel değerleri üzerine kucaklaşabilsek" dedi.
‘MİLLETVEKİLLERİNİN KALPLERİNE, BİLİNÇLERİNE KELEPÇE VURULDU’
28 Şubat’ı "Milletin çoğunluğu milletin azınlığına indirilmiştir" diye tarif eden Çiller şöyle devam etti: "Bu bir plan ve amaç çerçevesinde icra edilmiş ve sonuca ulaşılmıştır. Bunun tankla, tüfekle Meclise gidilerek milletvekillerinin ellerine kelepçe vurularak yapılmasıyla sonuç olarak bir farkı yoktur. Sonuç olarak milletvekillerinin kalplerine, bilinçlerine kelepçe vurulmuştur. Milletin iradesi bir başka iradeye teslim edilmiştir ve bir azınlığa dönüştürülmüştür."
‘BİLGİM DAHİLİNDE GÖREVDEN ALINDI’
Dönemin Sincan belediye başkanının kendi bilgisi dahilinde dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener tarafından görevden alındığını ancak bunların medyada yer almadığını belirten Çiller "4 gün sonra Sincan’da tanklar yürüyor. Aynı gün Cumhurbaşkanını ziyaret ediyorum ve Cumhurbaşkanı, ‘Eee ne olacak ziyan yok’ diyor. Genelkurmay başkanı bu olaydan haberi olmadığını söylüyor. Arkasından toplumun her kesimine brifing veriliyor. Sendikalara, sivil toplum örgütlerine, üniversitelere. Büyük bir kısmı ayakta alkışlıyor. Batı Çalışma Grubu toplumun her kesimini fişliyor. Bütün bunların bir darbe hazırlığı olduğu medyaya yayılıyor. Daha sonra çoğunluk azınlığa düşürülüyor. Milletin çoğunluğuna değil de milletin azınlığına başka bir hükümet kurduruluyor. Bu darbenin hükümetidir, milletin hükümeti değildir. Bana bundan başkasını da söyletmek mümkün değildir" diye konuştu.
‘CUMHURBAŞKANINA BİLGİ VERİYORLARDI’
Çiller ifadesinin ardından Mahkeme Başkanı’nın sorularını yanıtladı. Çiller bir soru üzerine Batı Çalışma Grubu’ndan sonradan haberi olduğunu ve bundan rahatsızlığını hem Cumhurbaşkanı’na hem de Başbakan’a ilettiğini söyledi.
"Sincan’da tankların yürütülmesinin ardından medyada darbe yapılacağı yönünde haberler çıktığında Genelkurmay Başkanı’nın kendisini arayıp ‘böyle bir şey yok’ şeklinde bilgilendirip bilgilendirilmediği sorulan Çiller, genelkurmay başkanının kendilerine değil cumhurbaşkanına bilgi verdiğini söyledi. Tankların yürüdüğü gün cumhurbaşkanın yanında olduğunu belirten Çiller, "Tam Cumhurbaşkanının yanında çıktığımda tankların yürüdüğünü öğrendim ve geri döndüm. Cumhurbaşkanına ‘bunun çok vahim olduğunu’ söyledim. ‘Eğer bu hükümete karşı yapılmışsa gereği yapılmalı’ dedim" diye konuştu.
‘ÖNCE TEFTİŞ KURULUNDAN GEÇMESİ GEREKİYOR YAVRUM’
Yaklaşık 2.5 saat ifade veren Çiller, sanık avukatlarının sorularından bazılarına ise sinirlendi. Çiller, "Milli Güvenlik Kurulunda fiziki ya da psikolojik şiddet gördünüz mü" şeklindeki soruya, bağırarak, "Kimin haddine" diye cevap verdi. "Batı Çalışma Grubu hakkında suç duyurusunda bulundunuz mu?" sorusuna ise "Suç duyurusunda bulunmak için önce teftiş kurullarından geçmesi gerekiyor yavrum" diye çıkıştı. Bu cevaplar üzerine salondan gülüşmeler ve alkış sesleri yükseldi.
‘ERBAKAN ÇOK UZLAŞMACIYDI’
Milli Güvenlik Kurulu kararlarının neden imzaladıkları sorulan Çiller, yaşanan süreç sonrası dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’la birlikte kararı imzaladıklarını belirten Çiller, Erbakan’ın çok uzlaşmacı bir kişi olduğunu dile getirdi ve ekledi: "Hatta Sincan olayından sonra ’22 tank yürümüş ne olur, Cumhuriyet Bayramında da 223 tank yürüyor’ demişti. Uzlaşmacı bir tavrı vardı ve çok nazik bir kimseydi." O dönemde Genelkurmay Başkanı ve Jandarma Genel Komutanı’nı emekliye sevk etme tasarısı olduğu belirten Çiller, Erbakan’ın bu tasarıya ‘aman ortam gerilmesin, kimsenin haberi olmasın, gerginlik çıkmasın’ diyerek karşı çıktığını söyledi.
‘DTP’Yİ KURUP DYP’Yİ PARÇALADILAR’
Çiller yeni parti kurulmasını da, "DTP bir korku refleksi ile kurduruldu. Refah Partisi’nin iktidar olması istenmedi. Bunun bir darbe gerekçesi olacağı algısı yaratıldı. Darbe geliyor korkusuyla DTP’yi kurup DYP’yi parçaladılar" dedi. (DHA)