İranlı muhalif Vardanjani’nin davasında müebbet hapis cezasına mahkeme başkanından muhalefet şerhi

İranlı muhalif Vardanjani’nin davasında müebbet hapis cezasına mahkeme başkanından muhalefet şerhi
Yayınlanma:
A+ A-
İranlı Vardanjani’nin İstanbul’da öldürülmesine ilişkin dava kararına muhalefet şerhi koyan mahkeme başkanı, sanıkların suçları işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığını belirtti.

İranlı muhalif Mesud Molavi Vardanjani’nin 14 Kasım 2019 tarihinde İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti'nin talimatıyla İstanbul Levent’te öldürülmesine ilişkin 3’ü tutuklu, 3’ü firari olmak üzere toplamda 14 sanığın yargılanmasına İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün devam edildi. Tutuklu sanıklar Abdulvahhab Koçak ve Veli Sarı, duruşmaya jandarma eşliğinde getirildi. Diğer tutuklu sanık Cengiz Akin ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Duruşmada 4 tutuksuz sanık ve sanıkların avukatları da hazır bulundu.

Duruşmada beyanda bulunan müşteki avukatı, sanıkların cezalandırılmalarını talep etti. Duruşma savcısı da daha önce mahkemeye sunduğu mütalaasını tekrar ettiğini belirterek sanıkların cezalandırılmasını istedi.

‘MÜTALAA, ORHAN PAMUK'UN ROMANLARINI GEÇMİŞ DURUMDA’

Tetikçi olduğu iddia edilen tutuklu sanık Abdulvahhab Koçak, mütalaaya karşı savunmasında şunları söyledi:

“Bir karış iddianame hazırlanmış ama mütalaa iki satır hazırlanmış. İddianamede lehime olan hususlar, mütalaada aleyhime çevrilmek istenmiş. Tanık, o kişinin ben olmadığımı söyledi. Bir bilirkişi raporu var, ‘Burada sadece kulak benzerliği var’ diyor. Benim kulağım kepçe değil, kesik değil; bariz bir özelliği yok ki bir benzerlik olsun. TCK'daki en ağır suçla yargılanıyorum. Ben, olay tarihinde İstanbul'un en işlet noktalarında gezmişim, bir katil bu kadar rahat gezebilir mi? Mütalaa, Orhan Pamuk'un romanlarını geçmiş durumda. Bu şaka mı?”

‘DAHA SONRA ‘ABDULVAHAB PARDON’ DEYİP GÖNDERECEK MİSİNİZ?’

“Ben bunları hak edecek ne yaptım” diyen sanık Koçak, savunmasına ağlayarak şöyle devam etti:

“Ben, ailemi özledim, annemi özledim; bırakın gideyim bu bayram ailemin yanına. Üç yıldan fazla oldu, mağdurum. Burada ne olacağım belli değil. Daha sonra ne olacak, ‘Abdulvahhab pardon’ deyip, elime 3-5 kuruş tutuşturup gönderecek misiniz? Beraatımı istiyorum.”

‘DAHA NE YAPAYIM, BİR TARAFIMI MI YIRTAYIM’

Tutuklu sanık Veli Sarı ise “Savcının hakkımda istediği ceza 'tasarlayarak yardım etmek’. Ben neyi tasarlamışım? Bu şahısları tanımam. Benim ne tapem var ne bir şeyim var. Nasıl tasarlamışım? Çok mağdurum. Ellerinde bir görüntü var, ‘Bu vermedi’ diyor. Onlara güvenmiyorsanız ben daha ne yapayım, bir tarafımı mı yırtayım" diye savunma yaptı.

Diğer tutuklu sanık Cengiz Akin de savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek beraatını talep etti.

Mahkemede bulunan tutuksuz sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek beraatlarını istedi. Sanık avukatları, savunmalarında müvekkillerinin suçsuz olduğunu, müvekkillerinin üzerine atılı suçlamalara dair yeterli ve somut delil bulunmadığını belirterek beraat talep ettiler.

Mahkeme başkanı, yargılamanın sonuna gelindiğini söyleyerek sanıklara son sözlerini sordu. Son Abdulvahhab Koçak, son sözünde, “Çok mağdurum, mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum” derken diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar da beraatlarını istedi.

ZİNDAŞTİ’NİN DOSYASI AYRILDI, 6 SANIK BERAAT ETTİ

Kararını açıklayan mahkeme, firari sanıklar Naji Sharifi Zindaşti, Mohammed Reza Nasırzadeh Noshahr ve Ali Esfanjani hakkındaki yakalama emirlerinin bugüne kadar infaz edilmediğini belirterek sanıkların dosyalarının ayrılmasına karar verdi. Mahkeme, sanıklar Sayed Mohammad Reza Razavi, Ehsan Ghomınejad, Sına Forouhar, Houtan Khezerlou, Amın Pervazi ve Aşkın Buldak’ın üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlarına karar verdi.

SANIK KOÇAK’A MÜEBBET HAPİS CEZASI

Mahkeme, tutuklu sanık Abdulvahhab Koçak’ın Masoud Molavi Vardanjani’ye yönelik ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan takdir indirimi uygulayarak müebbet hapis ve olay yerinden geçerken seken kurşunla yaralanan Nuri Özden’e yönelik ‘olası kastla yaralama’ suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi.

3 SANIĞA YARDIMDAN CEZA VERİLDİ

Abdulvahhab Koçak’a silah temin ettiği iddia edilen tutuklu sanık Cengiz Akin’e ‘tasarlayarak kasten öldürmeye yardım’ suçundan 15 yıl hapis cezası veren mahkeme, Koçak’a yardım ettikleri iddia edilen diğer sanıklar Veli Sarı ve Birol Özdemir’i de iyi hal indirimi uygulayarak, ‘tasarlayarak kasten öldürmeye yardım’ suçundan 12,5 yıl hapis cezasına çarptırdı.

TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

Sıavash Abazarı Shalamzarı’ya ise ‘resmi belgede sahtecilik’ ve ‘suçluyu kayırma’ suçlarından toplamda 2,5 yıl hapis cezası veren mahkeme, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Mahkeme, sanıklar Abdulvahhab Koçak, Cengiz Akin ve Veli Sarı’nın tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

BAŞKANDAN MUHALEFET ŞERHİ: MAHKUMİYETE YETERLİ DELİL BULUNMAMAKTADIR

Mahkeme başkanı, karara muhalefet şerhi koydu. Çoğunluğun mahkumiyet yönündeki kararına katılmadığını belirten mahkeme başkanının muhalefet şerhi şöyle:

“Abdullah Koçak'ın maktulü silahla öldürdüğüne dair delil bulunmamaktadır. Kamera kaydı çözümlerine ilişkin bilirkişi raporlarında kesin ve net tespit ve teşhis yapılamamıştır. Görüntüler fludur. Görüntülerden hareketle sanık tespiti yapılması mümkün değildir. Sanıklar Cengiz Akil ve Veli Sarı'nın olay yerinde bulunmadıkları sabittir. Sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, kanaat verici nitelikte delil bulunmamaktadır.

‘SANIKLARIN BERAATLARINA KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri, ‘kuşkudan sanık yararlanır’ evrensel hukuk ilkesidir. Bu ilke uyarınca sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Ceza mahkumiyeti kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu nedenlerle sanıkların üzerine atılı suçlardan verilen mahkumiyet kararlarına katılmıyorum. Bu suçlardan bu sanıkların beraatlarına karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun mahkumiyet yönündeki kararına muhalifim. Bu nedenlerle ayrıca tutuklu sanıkların tahliyelerine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.”

NE OLMUŞTU?

İddiaya göre; İranlı muhalif Mesud Molavi Vardanjani, 14 Kasım 2019 tarihinde İstanbul Levent’te İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti'nin talimatıyla öldürülmüştü. İran’da ‘harika çocuk’ olarak bilinen Vardanjani'nin sosyal medya hesaplarından İran rejimi hakkında eleştirel paylaşımlar yaptığı biliniyordu. İran'da siber güvenlik ve İHA uzmanı olarak görev yapan Vardanjani, 2018'in mart ayında Türkiye'ye kaçmıştı.

Vardanjani cinayetinin iki numaralı sanığı olarak kayıtlara geçen İran'ın eski İstanbul 2. Konsolosu firari Reza Nasırzade, 8 Şubat 2021'de yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanmıştı. Tahliye istemiyle mahkemeye sevk edilen Nasırzade, tutuklanarak cezaevine konulmuştu. Ancak daha sonra tahliye edilmişti. Tahliye edilen Nasırzade, cezaevinden çıktıktan sonra ortadan kaybolmuştu. (ANKA/Fahrettin Öztürk)