Tahir Elçi cinayetinin ilk duruşması görüldü: Avukatlar reddi hakim talebinde bulundu

Tahir Elçi cinayetinin ilk duruşması görüldü: Avukatlar reddi hakim talebinde bulundu
Yayınlanma:
Güncelleme: 22 Ekim 2020 01:03
A+ A-
Tahir Elçi cinayetinin ilk duruşması Diyarbakır’da görüldü. Sanıkların SEGBİS ile katıldığı duruşmaya Elçi ailesinin tüm talepleri reddedildi.

Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK- Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin 28 Kasım 2015'te Sur ilçesinde silahlı saldırı sonucu öldürülmesi ile ilgili davanın ilk duruşması Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dava dosyasında 3 polis ile PKK üyesi olmakla suçlanan U. Y. sanık olarak yargılanıyor. 3 sanık polis F.T, M.S. ve S.T. için "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek"ten 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istenirken, firari olan U. Y. hakkında "İki polisi öldürmek, ülke birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 45 yıl hapis isteniyor.

ADLİYE ÖNÜ BARİYERLERLE KAPATILDI

Duruşma öncesi Diyarbakır Adliyesi çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Adliye önünü bariyerlere kapatan polis, bölgede çok sayıda TOMA, zırhlı araç ve çevik kuvvet ekipleri konuşlandırdı.

DURUŞMAYA YOĞUN KATILIM

Tahir Elçi cinayeti ile ilgili duruşmaya katılım oldukça yoğundu. Diyarbakır Barosu'nun çağrısıyla İstanbul, İzmir, Ankara, Urfa, Van, Şırnak ve Bingöl’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda ilin baro başkanları duruşmaya katıldı. Türkiye AB Delegasyonu Sema Kılıçer, Af Örgütü Türkiye Şubesi'nden Tarık Beyhan, Hafıza Merkezi, İHD, TİHV, HDP milletvekilleri Mehmet Rüştü Tiryaki, Dersim Dağ, Hişyar Özsoy, İmam Taşçıer ve Necdet İpekyuz, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve bağımsız Milletvekili Ahmet Şık da duruşmaya katılanlar arasındaydı.

BARO BAŞKANI 65 KİŞİLİK LİSTE SUNDU

Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın mahkemeye avukatlardan oluşan 65 kişilik bir liste sundu. Ancak pandemi tedbirleri kapsamında taraf avukatları, baro başkanları ve az sayıda Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisi salona alındı. Tahir Elçi’nin eşi stajyer avukat Türkan Elçi de müşteki sıfatıyla duruşmaya katıldı. 

MUHALİF BASIN ENGELLENDİ

Pandemi tedbiri gerekçesi ile sınırlı sayıda kişinin alındığı duruşma salonuna 20 çevik kuvvet polisi girdi. Duruşmayı takip etmek isteyen gazeteciler de engellendi. Muhalif basının alınmadığı duruşma salonuna yalnızca AA, DHA, İHA ve DW Türkçe ve Habertürk muhabirleri giriş yaptı. Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın, Mahkeme Başkanı'na salonun dışında bekleyen gazetecilerin listesini sunmasına rağmen başkan listeyi kabul etmedi.

SANIK POLİSLER DURUŞMAYA SEGBİS İLE KATILDI

Heyetin duruşma salonuna gelmesiyle birlikte yargılama başladı. Yargılamaya sanık polis memurları SEGBİS üzerinden bağlandı. Kimlik tespitinin ardından savcılar iddianameyi okudu. Mahkemenin katılma taleplerinden önce sanık beyanlarının alınması yönünde karar vermesi tepkilere neden oldu. Elçi'nin avukatlarından Fikret İlkiz mahkemenin bu tutumunun usule aykırı olduğunu belirterek, alınan karara itirazında bulundu. Ancak mahkeme sanık beyanlarının öncelikli alınacağını belirterek itirazı reddetti.

SANIK POLİSLER BULUNDUKLARI YERDE SAVUNMA YAPMAK İSTEDİ

Gergin başlayan duruşmada Elçi ailesinin avukatları sanıkların SEGBİS bağlantısı ile beyanlarının alınmasının doğrudanlık ilkesine aykırı olduğu söyledi. Sanık polis memurlarının SEGBİS üzerinden dinlenilme kararından dönülmesi istendi. Avukatların bu talebi üzerine mahkeme sanık polislere savunmalarını nerede yapmak istediklerini sordu. Sanık polis memurları bulundukları yerden savunma yapmak istediklerini, mahkeme salonuna gelmeyeceklerini beyan etti. Mahkeme avukatların sanıkların duruşmada hazır edilmesi yönünde taleplerini de reddetti.

Sanıkların SEGBİS ile savunma yapmaları yönünde karar verilmesinin ardından Elçi ailesinin avukatları sanıklara naip hakimin eşlik etmesini talep etti. Mahkeme naip hakim bulunmasının zorunlu olmadığı gerekçesi ile naip hakim bulundurulması ve talimat yoluyla yüz yüze sorgu talebini de reddetti. Elçi ailesinin avukatları mahkemeye "Bir baro başkanının öldürüldüğü bu dosyayı mahkemeniz özensiz olarak ele alıyor" şeklinde itirazda bulundu. Mahkeme, avukatların söz alma talebi karşısında "avukatların duruşmanın düzenini bozduğu" yönünde değerlendirme yapması tartışmaları alevlendirdi.

MAHKEME TÜRKAN ELÇİ’Yİ SALONDAN ÇIKARMA YÖNÜNDE İHTARDA BULUNDU

Duruşmada söz alan Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, mahkemeye sunmak üzere hazırladığı dilekçeyi okumak istedi. Türkan Elçi, "Buraya gelene kadar size güvenim tamdı" dedi. Elçi’nin hazırladığı dilekçeyi okumasına izin vermeyen mahkeme, Türkan Elçi’nin uyarılmasına, aksi halde salondan çıkarılacağına dair ihtar ara kararı verdi. Bu karara tepki gösteren müşteki avukatları mahkemenin tarafsız olmadığını belirterek reddi heyet talebinde bulundu. Bu talebin ardından mahkeme, bu defa müşteki avukatlarının mahkeme salonundan polis zoruyla çıkarılacağına ilişkin ihtar verdi. Ancak avukatların itirazı üzerine yargılamaya devam edildi.

AYDIN: BİZİ DIŞARI ATAMAZSINIZ

Mahkemenin avukatları uyarması ve salondan atılacağı ihtarına tepki gösteren Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, "Böyle bir şey yapamazsınız, bizi dışarı atamazsınız. Buyurun atın bakalım" dedi. Elçi ailesinin avukatı Erkan Şenses ise "Avukatlar mahkemenin emir eri değildir. Heyetinizi reddediyoruz" ifadelerini kullandı.

AVUKATLAR: MAHKEME OLARAK ÇEKİLİN

Söz alan Elçi ailesi avukatları, sadece iddianamede adı geçen sanıkların değil, gerçek anlamda suçluların ve arka planda duranların tespitini istediklerini belirterek, "Bu ülkede baro başkanı öldürülüyor, yer yerinden oynuyor, dünya ayağa kalkıyor ama mahkemeniz tutumuyla sadece objektif olmadığını ortaya koyuyor. Bu ısrarınızı sürdürecekseniz mahkeme olarak çekilin" ifadelerini kullandı.

EREN: TARAFSIZLIĞINIZI YİTİRMİŞSİNİZ

Elçi ailesi avukatlarından Nahit Eren, mahkemenin Türkan Elçi’ye söz hakkı vermemesini eleştirdi. Mahkemeye, "Eşini kaybetmiş bir kadına söz dahi vermeden dosyada yargılama yapmak istiyorsunuz" diyen Eren, "Vicdanlarınızı kapatmışsınız. Bize isteğinizi yapabileceğinizi göstermeye çalışıyorsunuz. Duruşmayı sürdüremiyorsunuz. Tarafsızlığınızı yitirmişsiniz" dedi.

KARAMAN: BU İDDİANAME İLE YARGILAMA YAPILAMAZ

Avukat Mahsuni Karaman, mahkemenin uygulamasının tarafsızlığa gölge düşürdüğünü söyledi. Karaman,  mahkeme heyetinin en başta iddianameyi kabul etmemesi gerektiğini, iddianamenin çelişkilerle dolu olduğunu söyledi. Karaman, "ya şundadır ya bunda" iddianamesi ile yargılama yapılamayacağını söyleyip reddi hakim talebinde bulundu.

AKTAR: MAHKEME BİZSİZ YARGILAMA YAPMAK İSTİYOR

Avukat Mehmet Emin Aktar, mahkemenin yargılamanın başından beri tutumuyla ve her talebe karşı tavrıyla tarafsızlığını yitirdiğini ortaya koyduğunu söyledi. Mahkemenin avukatların salondan çıkarılması yönünde kararına sert tepki gösteren Aktar, "Bugüne kadar hiçbir duruşma salonundan çıkarılmadım, çıkarılmayı da kabul etmem. Ancak kendi irademizle çıkabiliriz. Mahkeme heyeti bizsiz yargılama yapmak istiyor" dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme reddi hakim talebi ile ilgili karar verilmesi için dosyayı Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Duruşma 3 Mart 2021'e ertelendi. Duruşmanın ardından Elçi Ailesi avukatları ve Türkan Elçi Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.

‘ADALETİ DURUŞMA SALONUNDA BULAMADIK’

Yoğun güvenlik önlemleri konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın, "Adaleti duruşma salonunda bulamadık. Kapı ve duvar olmuş bir yargı var karşımızda. Bizi duruşma salonundan atmakla tehdit eden bir yargıyla karşı karşıyayız. Savunmasız bir yargı isteği var. 5 yıllık adalet arayışımız bitmedi. Davaya başladığımız anda öncelikli olarak, Elçi ailesi avukatlarının davaya katılma talebimiz reddedildi. Bu gerçeğe ulaşma noktasında bir tutum değil. 15 gün önce sanıkların SEGBİS ile dinlenilmesi kararının kaldırılmasını istedik. Bu günde sanıkların neden duruşma salonunda dinlenmesi gerektiğini anlattık. Ancak talebimiz reddedildi. Sanıkların siluetini görme imkanımız olmadığını dile getirmeden duruşmadan atılmakla tehdit edildik. Bu mahkemenin tarafsızlığını yitirdiğinin göstergesidir. Bu mahkemeden adil yargılama beklemiyoruz. Yargılamayı avukatsız sürdürmek istiyorlar. Buna yargılama diyorlar. Buna inanmamızı istiyorlar" dedi.

TÜRKAN ELÇİ, DURUŞMADA OKUYAMADIĞI DİLEKÇEYİ ADLİYE ÖNÜNDE OKUDU

Türkan Elçi de duruşmada okuyamadığı dilekçesini adliye önünde okudu. Tahir Elçi'nin Müslüman bir toplumun çoğunlukta yaşadığı bir ülkede bir mabedin ayakları altında barışı dile getirdiğini belirten Türkan Elçi, ilgili makamların işlenen menfur cinayetin faillerinin bulunması yönündeki isteksiz davrandığını söyledi.

Vicdan sahibi ve görev ahlakıyla çalışacak yetkililerin günün birinde çıkıp katili adaletin eline teslim edeceği umduğunu belirten Elçi, şunları söyledi: "Adalet dağıtıcısı olarak addedilen makamınıza saygımız var, çünkü mağdur vekili olarak yapılan haksızlıkların adaletle buluşması için hukuka inanan bir insanın ruhunun mahkeme duvarlarında izi var. Haksızlığın nereden geldiğine bakmaksızın karşı koyan bir insanın ruhu. Bu ruhun bir hukukçu için elzem olduğunu, bir hukukçunun her şeyden önce insana insan olarak değer vermenin gerekli olduğunun idrakine varmış bir hukukçunun ruhu. Hukukun bir kural yığını olmasından daha ziyade, hukuk vasıtasıyla yeryüzünde herkesin insanca bir arada yaşayabileceği, güçlünün güçsüzü ezmeyeceği ve gücü neticesinde adaletin tesis olunacağına biz hep inandık. İnsanlık, ilk dönemlerinden günümüze kadar çoğu değerin üstünde aşkın bir öneme sahip adalet kavramına   sürekli ihtiyaç duymuştur. Bu üstün değerin tecelli edebilmesi düşünce ve eylemlerinde objektif, önyargılarına dayanmadan, sadece kendi bakış açısıyla değil, evrensel hukuk bakış açısına göre kararlar veren hukuk uygulayıcılarının pratikleriyle mümkün olabilmiştir. Sizden talebimiz bu pratiğin icrasıdır hâkim bey.

'GİDENLER GİDER, BİR DAHA DÖNMEZ'

Şu an önünüzdeki dosyada maktul olarak geçen kişinin, insan haklarının evrensel ilkelerine inanan, ahlaki boyutunu kavrayıp içselleştiren, her türlü ideolojik, siyasi, dini görüşten münezzeh birinin; bir sonbaharın kasımında savaşsız ve huzurlu bir yaşamın tesisi için dudaklarından dökülen son sözlerinin sesi hala kulaklarımızda hâkim bey. Gidenler gider, bir daha dönmez. Ölüler konuşamaz, geride sesleri kalır hâkim bey. Dar bir sokağın dar anında "Savaşlar, çatışmalar, operasyonlar bu alandan uzak olsun" cümlesi yankılanır. Bu sese aksiseda olabilecek tek ses, adaletin ulvi sesidir hâkim bey. Elimiz yüreğimizde, kulaklarımız kirişte adaletin sesini beklemekteyiz hâkim bey.

'SIKILAN KURŞUNUN VEBALİNİN YARGININ BOYNUNDA KALMASINDAN KORKARIM'

Ardını arkasını bir türlü görmeye kudretimizin yetmediği birileri, gökten insafsızca kurşun yağdırdı, bize değen kurşun tekti. Tek kurşun ne taksir ne de kusurdur, tek kurşunda kindar kastın izleri dolaşır hâkim bey. Sıkılan kurşunun vebalinin yargının boynunda kalmasından korkarım hâkim bey. Bireysel ve de kamusal yönleriyle yargı bağımsızlığını, tarafsızlığını objektif bir şekilde temsil eden hakimler olarak kendi kişisel görüşlerinizin, ideolojilerinizin, dini inançlarınızın  etkisinde kalmadan, bir tarafın çıkarını gözetmeden, yargılananlar arasında  devletin memuru olan polislerin de bulunması dolayısıyla devletin menfaatini korumak gibi bir baskının ağırlığını  hissetmeden, hiçbir siyasi erkin gücüne meyletmeden, kişisel çıkar  gözetmeden  sadece ve sadece suçlunun cezalandırılmasının esas alınacağı adilane bir kararla; toplumun adalete olan güvensizliği bir nebze de olsa dinecek, insanların adil ve esenlikli  bir ortamda yaşayabilme olanağı  oluşacaktır hakim bey. Çünkü hukukun varoluş sebebinin temelinde yatan asıl amaç, insanların birbirleriyle ve vatandaşlık bağıyla bağlı olduğu devletle olan ilişkilerinde adil bir düzenin inşası vardır. Yargı makamlarının adalete yönelik çabaları olmaksızın devlete ve topluma güçlü bağlarla bağlı vatandaşlar düşlemek nafiledir hâkim bey.

'BİZ BU MÜLKTE ZULÜM GÖRDÜK, MAĞDUR OLDUK'

"Adalet mülkün temelidir" dediniz biz buna hep inanmak istedik. Bu mülk kimindir hâkim bey? Bir mülkte yaşanan her mağduriyet bir başkasının mutsuzluk kaynağı olabiliyor hâkim bey. Biz bu mülkte zulüm gördük, mağdur olduk; yaşadığımız haksızlığın adilane bir kararla sonuca bağlanması halinde benim kişisel mağduriyetimin giderilmesinden daha ziyade, farklı etnik köken ve inançtan müteşekkil Türkiye toplumunun bir arada yaşayabilme umudunu  yeşertebilme açısından ve yaşanan haksızlıklar neticesinde kırgınlıkların, küskünlüklerin bir nebze de olsa  ortadan kalkmasına olanak sağlayacağından emin olun hakim bey. Çünkü Tahir Elçi’nin katledilmesi Türkiye’de yaşayan çoğu insan tarafından esefle karşılanmış, adaletin gerçekleşmesi yönünde bir beklenti içine girilmiştir. Bu mülk hepimizindir, adalet hepimizin olmalı hâkim bey. Adalete dayanmayan bir mahkeme salonundan çıkacak olan bir karar, güçlülerin güçsüzlere karşı üstünlüğünden başka bir şey olmayacaktır hâkim bey. Çektiğimiz bunca acıyı, mağduriyeti dipsiz karanlık bir mezbura kapatıp üzerini betonla örtmeye çalışıp vebal yüklenmeyin hâkim bey."

EREN: TAHİR ELÇİ CİNAYETİNİ FAİLİ MEÇHUL BIRAKMAYACAĞIZ

Tüm taleplerinin reddedilmesiyle mahkemenin yargılamayı yürütemeyeceğini anladıklarının altını çizen avukat Nahit Eren ise, "Mahkeme heyeti taleplerimize karşılık kilometrelerce uzaktaki sanıklarla duruşmayı yapmak istedi. Biz bunu kabul etmedik, etmeyeceğiz. Biz ömrünü failli meçhul cinayetlere adamış Tahir Elçi cinayetini faili meçhul bırakmayacağız" diye konuştu.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar