Alevi örgütleri,  AKP eski Milletvekili ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli’nin, Alevi ve Kürtlere dönük hedef gösteren ve ayrımcı açıklamalarına ilişkin suç duyurusunda bulundu. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda suç duyurusunda bulunan Alevi örgütleri, burada açıklama yaptı.

Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Osmanlı’dan bu yana Aleviler üzerinde oynanan oyunların bitmediğini belirterek, bu oyunların hala devam ettiğini söyledi. “500 yüz sene önce yapılan fetvalarla, modern bir şekilde kullanılan baskıları kabul etmiyoruz” diyen Doğan, Aleviler olarak Türkiye’nin kanunlarının uygulanması amacıyla suç duyurusunda bulundukları bilgisini paylaştı.


‘ONURLU SAVCILARA ÇAĞRI’

Savcılara çağrı yapan Doğan “Burada yapılması gereken onurlu savcıların, Türkiye’yi bu gergin ve içinden çıkılmaz bir duruma sokmaya çalışan bu şahıslara karşı, gerekli cevabı vermesidir” ifadelerini kullandı.

‘ALEVİLERİ HEDEF ALANLARA KARŞI GEREKLİ HASSASİYET GÖSTERİLMELİ’

AVF Genel Başkanı Doğan, daha öncede Yeni Şafak gazetesi yazarı Hayrettin Karaman hakkında suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatarak, Alevileri hedef alanlara karşı yapılan suç duyurularına kaşı gerekli hassasiyetin gösterilmesi çağrısında bulundu. Doğan, “ Hayrettin Karaman hala Vakıf Bank’ta danışma kurulundadır, Hüseyin Besli hala gazetede çalışmaktadır. Bunlarla ilgili atılan adımların takipçisi olacağız. Bunlarla ilgili iktidardan duyarlılık bekliyoruz” diye belirtti.

NE OLMUŞTU?

AKP eski Milletvekili ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli, Alevi ve Kürtleri hedef alarak, ayrımcı söylemlerde bulunmuştu. Besli’nin "Alevi bir anne baba daha doğumdan itibaren çocuklarına kimliklerini gizlemeyi yani yalan söylemeyi öğretmek durumundaydı. Söz konusu çocuklar 'çifte kavrulmuş yalancı' olmak durumundadırlar... Malumdur ki Alevilik Türkmenlere mahsus bir şeydir. Türkmen haricindeki, mesela Kürt aleviler ana kitle tarafından makbul sayılmazlar, hatta Alevilik kimliğinin başka bir kimliği örtmek için kullanıldığını bile düşünürler. Böyle olunca; Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği/öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır” şeklindeki açıklamaları başta Alevi ve Kürtler olmak üzere birçok kesimler tarafından tepkiyle karşılanmıştı.