ARTI GERÇEK - Kürtlere yönelik artan ırkçı saldırılar ve HDP'nin parti binalarına yöneltilen saldırılar yeniden gündemde. Son olarak Konya'nın Meram ilçesinde daha önce de saldırıya uğrayan Kürt bir aileye düzenlenen silahlı saldırı sonucu yedi kişi yaşamını yitirdi. Antalya'nın Elmadağ ilçesinde yine Kürt aileye yönelik gerçekleşen ırkçı saldırıda, hedef gösterilen Z.D. isimli kadın ve 5 çocuğu mahalleden çıkarıldı.

Tüm bu göz göre yaşana katliam ve saldırılar “Türkiye nereye gidiyor?" sorusunu akıllara getirdi. Artı Gerçek olarak gazeteci, yazar ve siyasetçilerden konuya ilişkin değerlendirmelerini alarak, tüm bu tehditlerin nedenlerine ilişkin cevaplar aradık.

BÜLBÜL: SORUMSUZLUKTAN ÖTE SUÇ İŞLENİYOR

HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ise, saldırıların ve tehditlerin karşısında hükümetin herhangi bir sağduyu çağrısında bulunmamasını eleştirerek, “Konya’daki benzer durumlar Antalya’da yaşanıyor. Çeşitli yerlerde insanlarımızın açık hedef olduklarını görüyoruz. Oradan bilgi almaya çalışıyoruz, ailelerle görüşeceğiz. Sebep olarak hükümetin sorumsuz politikası, sistematik ırkçı politikası, güvenlik güçlerinin yandaş politikası ve iktidarın ekonomik, siyasi olarak tükenmişliğini HDP ve Kürtler üzerinden onarmaya çalışması olduğunu söyleyebilirim. Sorumsuzluktan öte suç işleniyor. Konya’daki aileye tehdit apaçık ortadayken göz göre yaşandı bu katliam. Göstere göstere katledildi insanlar" sözleriyle güvenlik zafiyetine dikkat çekti.

'SAĞDUYU BİR TARAFA KIŞKIRTICI AÇIKLAMALAR YAPILIYOR'

Antalya’da da benzer bir tehdidin söz konusu olduğunu belirten Bülbül, "Hükümetin kışkırtıcı açıklamaları doğrultusunda magandalar üstlerine vazife edinip sokağa çıkıyorlar ellerinde silahlarla. Buna karşı hükümet çıkıp insanları sağduyuya çağıran bir açıklama yapmıyor. Hükümetin bu tutumu anlaşılır bir durum değil. Bırakın sağduyuyu kışkırtmak için elinden geleni yapıyor. Şimdi her kimlikten duyarlı insanların bu tehdide karşı önlem alması tehlike altındaki binaların ve insanların olabildiğince korunması, bunlara sahip çıkılması son derece elzem. Spekülatif bilgilerden uzak durmak gerekiyor özellikle de sosyal medyada burası son derece kışkırtıcı açıklamalarla dolu onlara itibar edilmemeli. Bu ırkçı politika yıllardır devam ediyor bilerek ve kasten uygulanıyor. Buna karşı önce hükümet görevini yapmalı sonrada biz alabildiğimizce kendi önlemimizi almalıyız” çağrısında bulundu.

EMİR: İKTİDAR, BASİT BİR AİLE KAVGASINA İNDİRGEME ÇABASINDA

İktidarın toplumu kutuplaştırıcı siyasi söylemlerinden vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “Detaylar ortaya çıktıkça, Konya'da yaşanan katliamın aslında iki buçuk ay önce meydana gelen ırkçı bir saldırının devamı niteliğinde olduğunu anlıyoruz. Yıllardır toplumu kutuplaştıran, söylemleriyle ırkçı ve ayrıştırıcı zihniyetin sırtını sıvazlayan iktidarın ise bu katliamı basit bir aile kavgasına indirgeme çabasında olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin yakın geçmişinde maalesef onlarcasına şahit olduğumuz mezhep ya da etnik köken nedeniyle yaşanan cinayet ve katliamlara halen bu şekilde göz yumuluyor olması olasılığı utanç verici bir durumdur. CHP olarak, bu katliamın tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. İktidarın da burada yapması gereken bir an önce olayın tarafsız bir şekilde tüm yönleriyle açığa çıkması için çaba göstermek olmalıdır ve toplumu kutuplaştırıcı siyasi söylemlerinden vazgeçmesi gerekmektedir” değerlendirmesini yaptı.

‘HER SORUNUN ALTINDA DEVLET BAŞARISIZLIĞI YATIYOR’

Artı Gerçek yazarı Eser Karakaş da, "Bir seçime gidiliyor ve bunun gerginlikleri şimdiden çıkmaya başladı. Haziran seçimleri ile 1 Kasım seçimleri arasındaki sürecin devamı gibi olabilir bu senaryo. Korkunç bir durum söz konusu. Olağanüstü bir devlet zafiyeti var. Bunu her yerde görüyoruz yangınlarda da bunu görüyoruz, yargıda da bunu görüyoruz. Konya’daki olay korkunç ama hala fail yakalanmadı. Çok ciddi bir güvenlik sorunu var. Türkiye’nin temel sorunu bence devlet başarısızlığı. Enflasyonda dünyada en kötü 10 sıraya giriyoruz korkunç bir durumundayız. Türkiye’deki yaşanılan her sorunun nedeni devlet başarısızlığı. Ekonomik gerilemenin, muazzam bir hukuk beceriksizliği de devlet başarısızlığına dayanıyor" yorumunda bulundu.