İsa Uğur ERDOĞAN


ARTI GERÇEK- Anayasa Mahkemesi (AYM) bir yıl içerisinde aynı olay hakkında iki ayrı karar verdi. Bir yıl önce ‘işkence yoktur’ diyen AYM bir yıl sonra ‘işkence vardır’ dedi.

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde Erdem Ünal isimli bir uzman çavuşun öldürülmesiyle ilgili 2016 yılında Sadrettin Bilir, Ömer Şimşek ve Yusuf Başkan taziye dönüşü gözaltına alındı. Özel timler tarafından gözaltına alınırken darp edilen 3 kişiye İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde de işkence devam etti. 

Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen üç kişinin avukatlarının talebiyle soruşturma savcısının talimatıyla fotoğraf ve görüntüleri kayda alındı. İşkence ve darp izlerinin tespit edilmesi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na (ATK) sevk edilen yurttaşlar, doktor olmadığı gerekçesiyle muayene edilmedi. Ancak fotoğraf ve görüntülerle işkence belgelenmiş oldu. 

Darp raporu alamayan üç kişi, çıkarıldıkları mahkeme “örgüt kurmak, yönetmek ve tasarlayarak öldürmek” iddiasıyla tutuklandı.

Bir yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen üç kişi, Diyarbakır 4 Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandıkları davadan 2019’da beraat etti.

Kararın ardından Ömer Şimşek, avukatı Abdullah Zeytun aracılığı ile “işkence ve kötü muamele yasağının ihlali” şikayeti ile  AYM'ye başvurdu.

AYM, 2020 Eylül ayında verdiği kararda, “Başvurunun sunulan belgeler çerçevesinde değerlendirildiğinde Anayasa’nın 17’nci maddesinde öngörülen devletin yükümlülükleri kapsamında bir ihlalinin olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır” ifadelerine yer vererek “Açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğu” kararı vermişti.

Bir yıl önce ‘işkence yoktur’ diyen aynı Yüksek Mahkeme, mağdurlardan çenesi ve elmacık kemiği kırılan Sadrettin Bilir’in başvurusunda ise ‘işkence vardır’ dedi.

Yüksek Mahkeme, Bilir'in avukatı Müslüm Dalar'ın 2 Mayıs 2018 tarihli müvekkilinin gözaltı işlemi esnasında ve polis merkezinde darp edilmesine ilişkin etkin bir soruşturma yürütülmemesi ve eziyet yasağının ihlal edildiğine ilişkin başvurusunu kabul ederek olay günü Terörle Şube Müdürlüğü'nde (TEM) hazırlanan tutanakla birlikte Bismil Devlet Hastanesi’ndeki raporda yer alan bilgilere yer verdi.

‘TOMOGRAFİ ÇEKİLMEMİŞ OLMASI YARALANMANIN BASİT TEDAVİYLE GİDERİLECEĞİNE GÖLGE DÜŞÜRÜR’

Yapılan incelemede Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’nın işkence ve kötü muameleye ilişkin yetkisizlik kararı vermesiyle Bismil Cumhuriyet Savcılığı’nın yetkilendirildiği belirtildi. 

Emniyet’in Bismil Cumhuriyet Savcılığına gönderdiği, Bismil Devlet Hastanesi'nin düzenlediği darp raporunda" Sol gözde morluk, sağ omuzda ve boğazda kızarıklık, sırtta kızarıklık, morluk, sol dirsekte sıyrık, sol renal bölgede hafif kızarıklık ve burunda kanama" bulgularına yer verildi. Raporda hastanedeki cihazın çalışmadığı gerekçesiyle tomografi çekilemediğine ve yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebileceğine yer verildi.

Yüksek Mahkeme, Bilir’in, adli tıp raporunun düzenlenmemiş olmaması ve tomografi çekilmemesinin Bismil Devlet Hastanesi’nin basit tıbbi müdahaleyle tedavi edilebileceğine ilişkin raporuna gölge düşürdüğü kaydedildi. Aynı zamanda Bilir’in cezaevindeyken çene ve elmacık kemiği kırıkları nedeniyle tedavi edildiğine işaret edildi.

‘YARALANMA KABUL EDİLDİ, ETKİN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEDİ’

AYM yaptığı incelemede Bilir ve arkadaşlarının gözaltına alındığı gün düzenlenen adli muayene raporlarında darp edildiğini destekleyen içerikte olduğunu, Bismil Cumhuriyet Savcılığı'nın da kovuşturmaya yer olmadığı kararında Bilir'in polisler tarafından yaralandığını kabul ettiğini belirtti. Fakat buna rağmen etkin bir soruşturma yürütmediğini belirtti.

16 POLİSE 3 KİŞİNİN NASIL DİRENDİĞİ BELLİ DEĞİL

AYM incelemesinde müdahalede bulunan polis sayısının 16 olduğunu ve üç kişinin ne şekilde direndiğinin belirtilmediği ve tutanakta saldırgan bir tavır veya kaçma girişiminin yer almadığının altını çizdi.

Yüksek Mahkeme, Anayasa'nın 17. Maddesinde yer alan eziyet yasağının maddi ve usul yönünden ihlal edildiğine karar verdi. Karar doğrultusunda yeniden soruşturulma yapılmasına hükmetti. AYM aynı zamanda Bilir’e 80 bin TL maddi tazminat ödenmesine hükmetti.