Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" önerisini açıkladı.

Güçlendirilmiş parlamenter sistemin en önemli hedeflerinden biri olduğunun altını çizen Babacan, “ ‘Demokrasiye geçiş eylem planımızı’ kamuoyuyla paylaşıyoruz. Güçlendirilmiş parlamenter sistemin, ülkemizi içinde bulunduğu çoklu kriz ortamından çıkartacak en önemli araç olduğuna inanıyoruz” diye konuştu. DEVA partisinin açıkladığı güçlendirilmiş parlamenter sistem önerileri arasında, Cumhurbaşkanının 1 dönem 7 yıl görev alması kuralı, kayyım uygulamasına son verilmesi, OHAL kararnamelerini yargı denetimine açılması ve seçim barajını düşürmesi de yer aldı.

‘TÜRKİYE BİR KİŞİNİN DUDAĞI ARASINDA’

Türkiye’nin gün geçtikçe yalnızlaşan ve yoksullaşan bir ülke olduğunu belirten Babacan, taraflı cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin Türkiye’ye büyük zararlara neden olduğunu dile getirdi. Adına sistem bile denmeyecek sistemsizlik sürecinin bilançosunun her alan da ağır olduğunu altını çizen Babacan, Türkiye’nin bir kişinin iki dudağı arasında sıkıştığını, hak ve özgürlüklerin rafa kaldırıldığını söyledi.

Sistemin özgürlükçü, katılımcı ve çoğulcu bir demokrasi anlayışı ile yenilenmesi gerektiğine vurgu yapan Babacan, “Türkiye’yi, vatandaşlarımızın yönetimin her aşamasında ve her kademesinde; etkin ve güçlü olduğu yeni bir sisteme davet ediyoruz” dedi.

Babacan, hazırladıkları önerileri şu şekilde sıraladı:

-Davetimiz yeni bir model için, davetimiz; demokrasiyi bütün kurum ve kurallarıyla yaşatan, kuvvetler ayrılığını tesis ederek, etkin denge ve denetleme mekanizmalarını güçlendiren yepyeni bir model içindir. Davetimiz; ağır-aksak, ya da eksik-gedik değil, tam demokrasi içindir. Davetimiz; yepyeni bir toplumsal mutabakat sağlayarak, demokrasimizi ayağa kaldırmak içindir.

-Eski sistemi de elimizin tersiyle itiyoruz: Amacımız asla geçmişte uygulanan tekçi, merkeziyetçi, çoğunlukçu ve vesayetçi sistemlere geri dönmek değildir. Asla, eski sistemin, eksik demokrasisiyle yetinmeyeceğiz. Bizler, kâğıt üstünde parlamenter sistem olan, ancak uygulamada, hak ve özgürlüklerimizi gasp eden, yönetimde sürekli krizlere yol açan eski sistemi de elimizin tersiyle itiyoruz. İşte bu nedenle güçlendirilmiş parlamenter sistem ile yepyeni bir dönemin temellerini atıyoruz.

-AİHM kararlarının  yerine getirilmesini güvence altına alacağız: Bu temelin sağlam olması, hak ve özgürlüklerin güçlenerek korunmasına bağlıdır. Bu amaçla, temel hak ve özgürlükleri; etnik köken, dil, din, mezhep, cinsiyet, yaşam tarzı, siyasi ve sosyal aidiyet farkı gözetmeksizin tüm insanlar için güvenceye kavuşturacağız. Ötekileştirme hissi doğuran tüm uygulamalara son vereceğiz. İfade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerinin önündeki bütün engelleri kaldıracağız. Basın özgürlüğünü evrensel ölçülerde güvence altına alacağız. Sivil toplumun önündeki yasal ve yapısal engelleri kaldıracak, sivil toplumun etkinliğini ve verimliliğini artıracak düzenlemeler yapacağız. Kadınları, toplumsal ve ekonomik açıdan güçlendirici tedbirler alacak, siyaset ve devlet yönetimindeki temsilini artıracağız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararların derhal yerine getirilmesini güvence altına alacağız.

-Meclisteki demokratik temsili güçlendireceğiz: Güçlendirilmiş parlamenter sistem ile, sistemin tam merkezinde olan, Gazi Meclisi’mizi ayağa kaldıracağız. Taraflı cumhurbaşkanlığı sisteminin önemsizleştirdiği Meclis’e, itibarını iade edeceğiz. Yürütmenin yasama üzerinde kurduğu tahakkümü kıracağız. Meclis’in yasama ve denetleme fonksiyonlarını etkin bir şekilde yerine getirmesini sağlayacağız. Meclis'te kanun yapım sürecini demokratikleştirecek, Meclis'in yürütmeyi denetleme yetkisini güçlendireceğiz. Meclis'in bütçe hakkını teminat altına alacağız. Meclis'teki demokratik temsili güçlendireceğiz.

-Yerel yönetimleri güçlendireceğiz: Yürütmeyi, nitelikli bir şekilde güçlendirirken, yerel yönetimleri de güçlendireceğiz. Merkezî idarenin, yerel yönetimler üzerindeki vesayet yetkisinin kullanımını, hukuka uygunluk denetimi ile sınırlandıracağız.

-Cumhurbaşkanının yetkilerini sınırlandıracağız: Cumhurbaşkanının kanunları veto yetkisine son vereceğiz. Cumhurbaşkanının kanun yapım süreçlerindeki etkisini yalnızca bir uyarı niteliği taşıyan “geri gönderme yetkisi” ile sınırlandıracağız. Kanunların Cumhurbaşkanınca yayınlanmasında yaşanabilecek gecikmeleri önleyecek tedbirleri alacağız.

-OHAL kararnameleri yargı denetimine alacağız: OHAL Kararnameleriyle temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların, hakkın özüne dokunamayacağı esasını benimseyeceğiz. OHAL Kararnamelerinin yargısal denetime açılmasını ve Anayasa Mahkemesi tarafından temel haklar bakımından re’sen incelenmesini sağlayacağız.

-OHAL yetkilerini sınırlandıracağız: OHAL ilanı yetkisini, sadece Bakanlar Kurulu'na tanıyacağız. OHAL için öngörülen süreleri kısaltacağız. OHAL sona erdiğinde kararnamelerin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmasını temin edeceğiz.

-Kayyım uygulamasına son vereceğiz: Yerel yönetimlere yönelik demokrasinin özüne zarar veren uygulamalara son vereceğiz. Milletin iradesine ve tercihlerine saygı çerçevesinde yerel yönetimlerin denetiminde yargı organını etkili kılacağız. Yerel yönetimlerin seçilmiş organlarının geçici olarak görevden alınmaları kararında yetkinin yargı organında olmasını sağlayacağız. Geçici olarak görevden alınma kararlarında İçişleri Bakanı tarafından yapılacak başvuruların Danıştay tarafından karara bağlandığı bir süreç öngöreceğiz. Danıştay tarafından en kısa zamandan karar verilmesini sağlayacak tedbirler alacağız. Geçici görevden alma kararıyla birlikte, seçilmiş belediye başkanı görevine dönene veya yapılacak ilk seçimlere kadar başkana vekâlet edecek kişinin belediye meclislerince belirlenmesini esas alacağız.

-Seçim barajını düşüreceğiz: Halk iradesinin Meclis’e etkili bir şekilde yansıtılması amacıyla seçim barajını temsilde adalet ilkesine uygun şekilde düşüreceğiz. Seçim Kanunu değişikliği ile kadınların, engellilerin ve gençlerin Meclis’te daha adil biçimde temsil edilebilmesi için kota zorunluluğu getireceğiz. Bu grupların siyasete aktif katılımını teşvik edeceğiz.” (MA)