Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin haftalık olağan Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Dünyadaki gelir eşitsizliğe ve yoksullaşmaya ilişkin veriler açıklayan Bahçeli,”Yeryüzünde insanların yarısı gelir dağılımı eşitsizliğinin yaşandığı ülkelerdedir. 4 kişiden 1'i günde 3 dolardan az parayla yaşamaya mecburdur. Salgın dönemi ve Ukrayna kriziyle bu sarsıcı verilerin daha da derinleştiği üzücü bir gerçek olarak karşımızdadır. Su bulamayan, ekmek alamayan, demokrasiden mahrum insanların yürek burkan durumları skandalın işaretidir. İnsan olmanın feraseti, gariplere, muhtaçlara, çaresiz ve ümitsizlik içinde çırpınanlara uzatılan ellerde gizlidir. Bizim vicdan medeniyetimiz, gönül memleketimiz hiç kimsenin deri rengine, dilinin kaynağına, milletine bakmamış böylesi bir ayrımı da mesele yapmamıştır” şeklinde konuştu.

‘ENFLASYON CANAVARININ BAŞININ EZİLECEĞİ GÜNLER YAKINDIR’

“Küresel enflasyonun tırmanışı her ülkenin ortak sancısıdır. Bu sorunun hangi damardan çıktığı belirsizdir” ifadelerini kullanan Bahçeli, “İnancımızın gücüyle, dayanışma ve yardımlaşmanın bereketiyle içine girilen dar geçitlerden çıkılacak, ferah günlere ulaşılacaktır. İyimserliğimizi muhafaza ederek, ülkemize güvenerek enflasyon canavarının başının ezileceği günler yakındır” iddiasında bulundu.

Bahçeli, devamında ise “Bu canavarın arkasına gizlenenler karanlık muhalefet anlayışının kaybetmesi mukadderdir” ifadelerini kullandı.

‘BİNLERCE GÖÇMEN BALIKLARA YEM OLUYOR, ELBİRLİĞİYLE BU SORUNU ÇÖZMELİYİZ’

Göçmen krizine ilişkin de konuşan Bahçeli, şunları söyledi:

“Mültecilerin, göçmenlerin ve sığınmacıların trajedileri de bir diğer konu başlığı olarak herkesin ortak meselesidir. Ülkelerindeki savaş, açlık, hastalık ve istikrarsızlıktan dolayı Akdeniz ülkelerinden Avrupa'ya geçmeye çalışan binlerce göçmen balıklara yem olmaktadır. Sahillere vuran cansız bedenler, kaba güç gösterisine maruz kalan biçare insanlar hepimizin yürek sızısıdır.

Göçmen sayısı 300 milyona yaklaşmıştır. Beşeriyet ciddi bir sorunla yüz yüze kalmıştır. Milli bekamızın tarihsel sürekliliğini canlı tutmak, kültürel zenginliği korumak başlıca görevimizdir. Bize göre Türkiye'nin bekası sınır aşan düzensiz göçlerin akıbetiyle yakından ve ters orantılıdır. Bu sorununu elbirliğiyle istismarına çanak tutmadan, ihtirastan uzak bir yaklaşımla, akılcı, adil, insani ve vicdani stratejilerle köklü şekilde çözmek milli bir sorumluluk olarak değerlendirilmelidir.

Sığınmacıların geçici koruma ile buyur edilmesi gayet doğal ve insani muameledir. Türk milleti mazlumların yanındadır. Türk olmak diğer bütün hasletlerin ve diğer değerlerin yanında düşene vurmak için bekleyen odakların karşısında dik duruş demektir.”

‘DEMOGRAFİMİZİ, ANADOLU COĞRAFYASININ 100 YIL SONRAKİ NÜFUS YAPISINI DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ

“Düzensiz göç ve sığınmacı sorununu soğukkanlı şekilde kavramanın ötesinde, stratejik akılla analiz etmek, tedbir geliştirmek mecburiyetiyiz. Demografimizi, istiklalimizi düşünmek zorundayız. Anadolu coğrafyasının en az 100 yıl, 500 yıl sonraki nüfus yapısının nasıl olacağını, muhtemel risklerin nesnel boyutunun muhasebesini yapmak zorundayız. Gecikemeyiz, geride kalamayız, atalete düşemeyiz, ağırdan alamayız.

Türklük ne bugün ne gelecekte öz yurdunda garip, öz yurdunda parya olmayacaktır. Biz düzensiz göç ve sığınmacı konusunu gerçekçi bir temele oturtmakla, Türkiye'nin ve Türk milletinin gündeminden çıkarmakla sorumluyuz.

Son günlerde ülkemizde bulunan Suriyeli sığınmacıları bahane ederek toplumsal infiali tutuşturma gayretinde olanların devrede olduğu görülmektedir. Oyun sinsidir, tehlike kol gezmektedir. Bu karmaşık ve riskli sürecin dış tazyik ve tertibinin de bulunduğu ortadadır.”

‘ASAYİŞİ KİM BOZUYORSA DERHAL SINIR DIŞI EDİLMELİ’

“İstanbul Bağcılar'da bir densiz, serserinin sokak ortasına sandalye koyup oturması gerginliği tırmandırmıştır. Ankara Altındağ'da yaşananların toz bulutu dağılmış değildir. Türkiye'de geçici korumak statüsünde bulunuyorken, asayişi kimler bozuyorsa derhal sınır dışı edilmeli. Türkiye onun bunun elinde oyuncak olamayacaktır.

Bugüne kadar hükümet bu konuda tavizsiz bir duruş sergilemiş, tedbirleri zamanında almıştır. MHP, sınır aşan göçler konusunda en hazırlıklı partidir. Sınıraşan Göçler Komisyonu partimizin Ar-Ge bünyesinde kurulmuş, ortaya çıkan çalışma herkesin bilgisine sunulmuştur.”

‘DÜZENSİZ GÖÇ; ADI KONULMAMIŞ İSTİLADIR’

“Biz her şeye hazırız. MHP'nin düzensiz göç konusunda ve geçici koruma statüsüyle bulunanlara yönelik politikası açıktır. Düzensiz göç adı konulmamış istiladır. Yakalananlar derhal gönderilmelidir. Suriyeli sığınmacıları ülkelerine göndermek mümkün değildir. Suriyeli sığınmacıların ülkelerinden ayrılış ve kopuşlarına neden olan şartlar kalkar kalkmaz geldikleri gibi uğurlamak da bizim asıl önceliğimizdir. Misafirin ve misafirliğin süresi sınırlıdır. Her insanın kendi yurdunda emniyetli ve esenlik içinde yaşamaya hakkı vardır. Bayramda ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların dönmesine gerek yoktur. Ülkemizin ekonomik büyümesine, sosyal gelişmesine destek verenler de başımızın üstündedir.”

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Rusya ile Ukranya arasındaki savaşa da değinen Bahçeli şöyle devam etti:

“Rusya ile Ukranya arasında mutabakata varılamaması krizi derinleştirmektedir. Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, diplomasi ataklarını baltalamaktadır. Türkiye'nin tesiri olmadan iki ülke arasında ateşkesin temini çok zordur. Rusya ile Ukrayna arasındaki kanlı çekişmenin sona ermesine hizmet edemeyen, insanlık değerlerine tercüman olamayan savaşın kızışmasına destek veren her ülke dökülen kanlarda, alınan canlarda pay sahibidir.”

TSK’NIN SINIR ÖTESİ HAREKATI

MHP lideri, TSK’nın sınır ötesi harekatına ilişkin ise şunları söyledi:

“Pençe-Kilit Harekatı milletimizi heyecanlandırmıştır. Bu harekatı destekliyoruz. Operasyon bölgesinde şehit düşen Üstteğmen Ömer Delibaş'a Allah'tan rahmet diliyorum.”

YENİ SEÇİM YASASI ÜZERİNDEN MUHALEFETİ HEDEF ALDI: NE YAPACAKLARINI ŞAŞIRDILAR

AKP ve MHP’nin hazırlayıp Meclis’ten geçirdiği yeni Seçim Yasası’na yönelik tepkilere çıkışan Bahçeli “Çürük çarık partilerin yeni Seçim Yasası’yla kimyaları bozulmuştur. İttifak içinde yeni ittifak kurulması polemiği tırmanmıştır. Bunların birbirlerine güvenleri yoktur. Bunların samimiyetleri de yoktur. Bildikleri bir şey yoktur. Daha düne kadar bir ittifak altında seçilmeyi garantileyen kusurat partileri ne yapacaklarını şaşırmış vaziyettedir.

6+1 formatında kurulan, 24 Nisan'da yeni toplantı yapacak şaibeli masa çatlamıştır. Koltuk ve liste savaşları zillet partilerini esir almıştır.

Kılıçdaroğlu da 8 seçenekli çalışma yaptığını açıklamış. Çuvallamaları, duvara toslamaları kaçınılmazıdır.”