Derya OKATAN


ARTI GERÇEK- “Çoklu baro” düzenlemesinin TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşmeleri devam ederken, komisyon toplantısına katılma talepleri kabul edilmeyen baro başkanlarının eylemi de sürüyor.

Kanun teklifinin görüşmelerinin başladığı 2 Temmuz Perşembe’den bu yana gece gündüz TBMM Çankaya kapısı önünde bekleyen baro başkanları, “toplantıya davet edildikleri halde katılmadıkları” yönündeki çeşitli spekülatif açıklamalara yanıt verdi.

Baro başkanları adına açıklama yapan Kayseri Barosu Başkanı Cavit Dursun, gerçek dışı açıklamalar üzerine bu açıklamanın yapılma ihtiyacı duyulduğunu söyledi.

‘YAZILI TALEPTE BULUNDUK, REDDEDİLDİ’

“Meclis’e sadece gerçekleri açıklamak, konunun kanuni ve asli muhatapları olarak görüşlerimizi açıklama hakkımızı kullanmak için geldik” diyen Dursun, bu taleplerini TBMM Adalet Komisyonu’na yazılı olarak ilettiklerini ancak kendilerine resmi yanıt dahi verilmediğini ve taleplerinin kabul edilmediğini basından öğrendiklerini kaydetti.

Yine baro başkanları olarak Türkiye Barolar Birliği’ne de yazılı başvuru yaptıklarını ve komisyon toplantısına kendi içlerinden seçecekleri temsilcilerin gönderilmesini talep ettiklerini aktaran Dursun, bu taleplerinin oy çokluğu ile reddedildiğini, ikinci tekliflerine de yanıt verilmediğini söyledi. Dursun, Barolar Birliği’nin “Asli olarak kurumun başında olan Birlik Başkanı kendi geleceğine birlikte çalışan bir avukatı gönderme kararı alınıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı ile görüşme taleplerinin de kabul edilmediğini ifade eden Dursun, “Avcılık Kanunu görüşülürken Avcılık Federasyonu Başkanı gelip görüşlerini açıklayabiliyor ama biz barolar bölünürken görüşümüzü açıklayamıyoruz” diye konuştu.

"Baro başkanları TBMM ve TBB'ye yaptıkları yazılı başvuruları basın mensupları ile paylaştı".


‘ÇOKLU DİYANET OLAMAYACAĞI GİBİ…’

“Çoklu devlet, çoklu diyanet olamayacağı gibi, çoklu baro da olmaz” diyen Dursun, pandemi sürecinde yardım dağıtan belediyelerin çalışmalarının “çoklu devlet” olarak görülüp engellendiğini hatırlattı.

Dursun, şöyle devam etti: “Çoklu baro, baroların siyasallaştırılmasıdır ama hepsinden önemlisi yargının tamamen siyasallaştırılmasıdır. Burada 60 baro başkanı var. Diyorlar ki, ‘3 baro ile ilgili geliyor, size ne oluyor.’ Girelim de bir anlatalım bize ne oluyor. Bir de bizi dinleyin. Çoklu baroya geçilmesiyle birlikte bütün hâkim ve savcılar töhmet altında kalacak. Verilen her karar töhmet altında kalacak. Kürsüdeki hâkim hiçbir siyasal baskıya boğun eğmese bile davası görülen vatandaş diyecek, benim avukatım normal baroya kayıtlı, bu karşı tarafın avukatı, iktidarın barosuna kayıtlı, ben davamı bundan kaybettim, diyecek. Yargıya bu kötülüğü yapmayın.”

Çoklu baronun Anayasa’ya da aykırı olduğunu dile getiren Dursun, “Anayasa mahkemesi bunu her halükarda iptal edecek. Ama kimse bu kurnazlığı yapmasın. Anayasa gereğince Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesinden hareketle atı alan Üsküdar’ı geçti mantığı ile getirilecek bir düzenleme Türkiye’nin anayasal bir hukuk devleti olmadığının tekraren ilanı olacaktır. Çoklu baronun yargıya, millete, devlete vereceği zararın haddi hesabı yok. Meclisin önünde 2-3 gündür bulunmamızın sebebi komisyona girip bu konuları anlatmaktır. Her şekilde diyalog ve çözüme hazırız. Kimse haliçten gazel okumasın herkes görevini yapsın” dedi.

“TBMM Adalet Komisyonu Başkanı’nı buraya davet ediyoruz” diyen Dursun, ekledi: “Gelsin bizi görsün, başkaları ile haber göndermesin. Muhatabımız kendisidir. Meclis Başkanını da komisyon başkanını da buraya bekliyoruz. Cumhurbaşkanımıza da randevu isteğimizi hatırlatıyoruz.”

METİN FEYZİOĞLU ‘ÇAĞRI YAPTIK, GELMEDİLER’ DEMİŞTİ

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, dün yaptığı açıklamada, baro başkanlarının davet edildikleri halde toplantıya katılmadıklarını iddia etmişti:

“Buradan sesleniyorum, hâlâ çok geç değil, İstanbul Barosu, Ankara Barosu, İzmir Barosu Sayın Başkanı, dün komisyona davet edildiniz, gitmediniz. Bugün yine aracılık edelim, lütfen gidin ve konuşun. Biz TBB olarak komisyondayız. Pandemi şartlarında Meclis kurumlardan bir temsilci alıyor. Biz temsilcimizi gönderdik ancak sayın başkanlarımızın Meclise gelmeleri üzerine komisyonla temasa geçtim. Üç başkanımızın gelip 10'ar dakika konuşma yapması istendi. 'Üç başkanı da siz belirleyin.' dedik. Ankara, İstanbul, İzmir Barosunun başkanının konuşması lazım ancak kapıda bekleyen 20 ya da 25 baro başkanımız var, değerli dostlarımız, 'Ya hep birlikte gireriz ya da girmeyiz.' dediler. Böyle bir diyalog imkânının, böyle bir dert anlatma imkânının reddedilmesini doğru bulmuyorum. Adalet Bakanı ile dört saat görüşme yaptık. Ankara Barosu, İstanbul Barosu gelmedi."