ARTI GERÇEK- Artı Gerçek Yayın Yönetmeni Ergun Babahan ve Fehim Taştekin Ankara’nın dış politikada yeniden saldırgan bir renk alan tavrını konuştu. Doğu Akdeniz ve Suriye’de giderek yalnızlaşan Türkiye’nin neler yapacağını ele aldı. Taştekin’in görüşü şöyle:

“Erdoğan hem ABD hem Rusya hem Avrupa karşısındaki oyununda zemin kaybediyor. Bu yüzden yeniden gerilim stratejisine döndü. Doğu Akdeniz’de suların yeniden köpürtülmesi Merkel sonrası AB ile ilişkilerdeki güvencenin kalmayacağına dair kaygıyı da yansıtıyor. 

Aynı şekilde Biden’a çatarak Putin’i kazanma hamlesi de istenilen sonucu vermedi. Savunma alanı başta olmak üzere pek çok konuda Rusya ile stratejik işbirliğine girildiği görüntüsü verilerek Biden’ı dürtmeye çalışıyor. Biden ise Erdoğan’a bir iyilik yapma gereği duymuyor. 

Onca laftan sonra Erdoğan yeni F-16 siparişiyle durumu değiştirmeyi umuyor. Yine de Biden’ın bundan etkilendiğini görmüyoruz. Aksine Kongre’ye gönderdiği bilgi notunda Türkiye’nin Suriye’deki hareketlerinin Amerikan çıkarları ve ulusal güvenliğini tehlikeye attığını kaydetti. 

Putin de muhtemelen Suriye’de ileri hamle atmak için Roma’da öngörülen Erdoğan-Biden görüşmesinin sonuçlarını bekliyor. Erdoğan gerilim stratejisiyle Türkiye’nin güvenilirliliğini yok etti. Yanlış karar ve politikalar yüzünden Türkiye sadece öngörülemez ülke haline gelmedi aynı zamanda arkası getirilmeyen tehditkar taktikler nedeniyle caydırıcılığını yitirdi. Bunu muhatapları da görüyor. 

Bu sıkışmışlık ortamında manevra alanı bulabilmek için birden bire terör tehdidi diyerek Tel Rıfat’a operasyon sinyali verdi. Suriye’de önceki harekatlarda olduğu gibi yeni bir operasyon Rusya’nın yeşil ışığına bağlı. Bunun için Soçi’de bir mutabakat çıktı mı? Rusya İdlib’de bir geri adıma karşılık Tel Rıfat’ta sınırlı bir operasyona izin verir mi? Ne söylesek spekülasyon olacaktır. 

Ancak Suriye’yi kuşatan koşullar Şam lehine değişirken Rusya Erdoğan’a neden istediğini versin sorusu önem kazanıyor. Bir de Tel Rıfat’ın koşulları biraz farklı. Buradan bahsederken sadece Afrin’den çekilen Kürtlerin üslendiği bir bölge olarak söz edilmesi yanıltıcı.

Rusya 2018’de Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekatı’nın Tel Rıfat’a sarkmasını hava sahasını kapatarak önlemişti. O zaman Suriye ordusu da bölgeye intikal etti. Bölgede kısmen Rus askeri polis varlığından da söz edilebilir. Erdoğan burayı El Bab ile Afrin-İdlib bölgesindeki güçleri birleştirmek için koridor olarak kullanacaktı. 

Fakat bu koridor işlevi Kürtler, Suriye ordusu ve Halep'in kuzeybatısında yer alan Şiiler için de geçerli. Haliyle orada çok boyutlu bir çakışma var. Bir kere Şii beldelerin yeniden kuşatma altında bırakacak bir harekata izin vermezler. Rusya’nın Suriye ordusuna da kentten çekil Türk ordusu demesini de kimse beklemiyor.”

Programın ana başlıkları da şöyle: 

-    NATO içinde iki müttefik Türkiye’ye karşı ittifak kurdu.
-    ABD İncirlik Üssü’nin önemini azalttı.
-    Ankara iddialı çıkış yapıp hızla geri adım atıyor. 
-    Biden Türkiye’ye sert çıktı, Erdoğan bir miktar F-16 istedi.
-    Ankara, Fırat’ın Batısında Rusya’ya bağımlı… 
-    Türk Silahlı Kuvvetleri Tel-Rıfat’a girerse oradaki herkes Türkiye’ye saldırır… 
-    Türkiye’ye atılan havanlar MİT’in işi mi? 
-    Putin, Esad’ın onayı olmadan “evet” demez… 
-    Erdoğan, Rojava-Esad diyaloğunu engellemeye çalışıyor.. 
-    Erdoğan İdlib’deki şeriatçıları Putin’e pazarlayamadı…