İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, CHP’nin Kürt sorununda sabıkalı olduğunu belirterek, “CHP’nin bundan kurtulabilmesi için cesaretle ve kararlılıkla bir tutum alması gerekiyor" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle, adalet, demokrasi, anayasa, ifade özgürlüğü alanında baskılar da artarak devam ediyor. Muhalefet partileri tarafından olası bir seçim öncesi yeniden güçlendirilmiş parlamenter sistem üzerinden ortak ilkeler belirleme çalışmaları da ağırlık kazandı. Türkiye’de her dönem otoriterleşmenin derinleşmesinde başat rol oynayan Kürt sorununda inkar ve çatışma siyaseti bugün de sürdürülüyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kürt sorununun çözümüne dair açıklamasıyla başlayan tartışmalar da siyasetteki sıcaklığını koruyor. CHP’nin “HDP ile çözebiliriz” dediği Kürt sorunu, Cumhur İttifakı tarafından bir kez daha inkar edildi.

Kürt sorunuyla ilgili tartışmaları, Cumhur İttifakı’nın inkarı ve muhalefetin durumunu Mezopotamya Ajansı'na değerlendiren İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Başkanı Akın Birdal, HDP’nin “Demokrasiye, Barışa, Adalete Çağrı Deklarasyonu”na işaret etti. Kürt sorunu tartışmalarıyla bugün yeniden “İttihat ve Terakki” ruhunun hortlatıldığını belirten Birdal, “Biliyorsunuz Selanik’teki kongrede tek bayrak, tek millet, tek din hatta tek mezhep diyordu bu anlayış. Bu tekçi anlayış Cumhuriyete devredildi. Cumhuriyet de, farklı olan kimlikleri, kültürleri inançları reddetti. Ama onların yok sayması yok olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü bu coğrafyada birtakım olgular var. En başta Kürt halkı olmak üzere farklı kimlikler, inançlar, dinler ve kültürler var” dedi.

‘HEPSİ SİYASİ İKLİME GÖRE KONUŞUYOR’

İHD’nin kurulduğu 1986’dan sonra 1990’lı yılların başında belirledikleri yol haritasını hatırlatan Birdal, “İnsan haklarına evrensel, bütünsel bakarken bu coğrafyanın önceliklerini ezilenlerden ve emekçilerden yana belirledik. Bunun da baş hattı Kürt sorunuydu. Bu sorunun çözümsüzlüğü haklar ve özgürlükler açısından çok önemliydi. Demokrasi, barış ve adalet açısından çok önemliydi. Bu sorunun çözümsüzlüğü hala sürüyor, gelgitlerle devam ediyor. Süleyman Demirel Kürt realitesini kabul ediyordu. Mesut Yılmaz, ‘Diyarbakır’dan geçer demokrasinin yolu’ diyordu. Hepsi siyaseten iklime göre konuşuyordu ama bunlar o İttihat Terakki’nin ideolojisini içselleştirdikleri için gün geliyor yok sayıyorlardı. Ama Kürt halkının varlığı bugün herkesçe kabul edilmiştir” ifadelerini kullandı.

‘BİR ASPRİN İLE İYİLEŞTİRİLEBİLECEK SORUN BÖLGESELLEŞTİ’

“Kürt sorunu bir aspirin ile iyileştirilebilecek iken, ret ve inkar politikaları bu sorunu bölgeselleştirdi, dünyanın bir sorunu haline getirdi” diyen Birdal, “Çünkü Ortadoğu’da taşlar yerine oturacaksa, 4 parçadaki Kürtlerin ulusal birliğinin tayin edici olacağını herkes biliyor. O nedenle bunların yoktur demelerinin bir karşılığı yok. Kürt sorunu var. Mutlaka demokratik ve barışçıl yollarla ve Kürt halkının istediği şekilde çözülmelidir” diye belirtti.

‘CHP’NİN SABIKALARI VAR, CESARETLE TUTUM ALMALI’

CHP tarafından yapılan açıklamalara değinen Birdal, devamında şunları söyledi:

“CHP’nin Kürt sorununda ve halkların hakları konusunda sabıkaları var. Bundan kurtulabilmesi için gerçekten cesaretle ve kararlılıkla bir tutum alması gerekiyor. Örneğin HDP’nin geçtiğimiz günlerdeki tutum belgesi, demokrasinin, barışın ve Türkiye’nin geleceğinin yol haritasıdır. Bu konuda cesurca herkes görüşlerini bildirmeli. Derhal bir araya gelinerek, o 11 maddelik tutum belgesi doğrultusunda yol haritası belirlenmeli. Meclis’te gündeme getirilerek, kararlı olunmalı. Meclis ve meclis dışındaki emek, demokrasi ve barış güçleriyle ortaklaşırsa bu sorun çözülür.”

‘KÜRTSÜZ DEMOKRASİ OLUR MU?’

Birdal, son olarak 6 muhalefet partisinin Meclis’te “Güçlendirilmiş Parlamento” gündemiyle bir araya gelmesinde Kürtlerin, HDP’nin ve sol-sosyalist müttefiklerin iradesinin olmamasını eleştirdi. Birdal, “Kürtler olmadan, HDP olmadan, onların siyasi iradesi ve müttefiklerinin sol ve sosyalist müttefiklerin iradesi olmadan, bir parlamento olur mu, demokrasi olur mu, emek ve özgürlük kazanımı olur mu? O doğru değil” şeklinde konuştu.