AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi'nin kayyım yönetiminin akademisyenlere dönük baskı ve engellemeleri sürüyor. AKP'li Melih Bulu'nun 2 Ocak'ta üniversiteye "kayyım rektör" olarak atanmasının ardından, üniversitede yarı zamanlı ders veren Feyzi Erçin'in yaz okulunda ders vermesi engellendi. Bulu'nun görevden alınarak yerine Naci İnci'nin atanmasının ardından da benzer uygulamalar devam etti. 

İnci, akademisyen Seda Binbaşgil'in caz derslerini kaldırarak, öğretim görevlisi Can Candan'ın görevine son verdi. İnci'nin son hedefi ise Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü'nde öğretim üyesi olan Özcan Vardar oldu. İnci, 2013'den beri yarı zamanlı olarak görev yapan Vardar'ın "Film Dilinin Grameri: Film Kurgusu" başlıklı dersine onay vermedi. 

Dersinin onaylanmadığını bölüm başkanından öğrenen Vardar, atanmış yönetimin uygulamalarını Mezopotamya Ajansı'na değerlendirdi. 
 
'AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞE MÜDAHALE'

Dersinin onaylanmamasına “akademik yetkinlik” gerekçesi gösterildiğini aktaran Vardar, 8 yıldır ders verdiğini ve son yaşanan engellemeyi "akademik özgürlüğe müdahale" olarak nitelendirdi. Vardar, “Rektörlükten dersin onaylanmadığına dair bir yazı gelmiş. Normalde ders dekanlık ve bölüm tarafından onaylanmıştı. Ders sistemde hala benim işlemek istediğim gün, saat ve programla gözüküyor. Sadece benim adımı silmişler. Bu tarz akademik yetkinlik mevzularını rektörlük değil, bölüm karar verir. Dolayısıyla burası bir üniversite gibi değil de bir lise gibi yönetilmeye çalışılıyor” diye konuştu. 

 'ASIL NEDEN BİZİM MUHALİF OLMAMIZ'

“Kayyım rektör" atamalarına karşı çıktıkları için akademisyenlerden intikam alındığını söyleyen Vardar, yaşanan engellemelerin en çok öğrencileri mağdur ettiğini kaydetti. Vardar, "Kayyıma karşı mücadele yürüttüğümüz için belki de gözlerine battık. Kuruma ve öğrencilere kötülük yapma pahasına yapıyorlar. Asıl neden bizim muhalif olmamız” diye belirtti. Yarı zamanlı akademisyenlerin derslerinin açılmamasına “formel eğitiminiz yok” şeklinde gerekçeler sunulduğunu kaydeden Vardar, “Fakat tam zamanlı olarak çalışan Can Candan’ın sözleşmesini iptal ettiler. Can hoca her zaman ders açardı. Ama biz yarı zamanlılar olarak istediğimiz için ders açıyorduk. Gönüllülük esasıyla yaptığımız bir şeydi. Üniversite öğrencilerine destek amacıyla yapıyorduk” dedi. 

 'BU MÜCADELEYİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

İnci'nin atanmasının ardından "akademisyen kıyımı" yaşandığını ifade eden Vardar, "Elinden gelse sırtını dönerek eylem yapan bütün hocaları işten atmak ister. Ama buna gücü yetmiyor. Bunun için tek tek uğraşıyor" diye kaydetti. Bu durumun devam edeceğini belirten Vardar, "kayyım rektöre" karşı direnişlerinin devam edeceğini vurguladı. Vardar, “Akademisyenler arasında yapılan güven oylamasında yüzde 95 ret oyu aldığı halde üniversite yönetimine talip olan kişiler, bu görevlerinden istifa edene kadar mücadelemiz sürecek. Orası bizim kampüsümüz, yuvamız. Buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz. Kampüsümüzde bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Vardar, bu konunun sadece Boğaziçi Üniversitesi’ni ilgilenmediğine işaret ederek, "Bütün ülkenin, üniversitelerin meselesidir. Geleceğimizin mücadelesi, bundan dolayı hep beraber olmalıyız” çağrısı yaptı.