Cumhuriyet Gazetesi yazarı Jale Özgentürk, Çin’in inşaatını üstlenmeye hazır olduğu söylenilen Kanal İstanbul Projesi’nden uzaklaştığını yazdı. Erdoğan’ın hayali olarak nitelendirdiği ve bölgedeki arazi yağmasıyla gündeme gelen proje için köprü anlaşmaları yapılmış ancak arkası gelmemişti.

Özgentürk, Çin’in “Bir Yol, Bir Kuşak” projesinin önemli istasyonlarından biri olarak Türkiye’yi gördüğünü ve hattın başarısı için  üçüncü köprü, üçüncü havalimanının ardından Kanal İstanbul’u şart gördüğünü hatırlattı. Özgentürk, ardından Çin’in bu projeye soğuk baktığını yazdı:

“Ocak 2018’de Bank of China Türkiye iştirakinin genel müdürü Ruojie Li, aralarında Kanal İstanbul’un da bulunduğu Türkiye’deki bazı projelerin finansmanına talip olduklarını açıklamıştı.

O tarihten itibaren de IC İçtaş ve Astaldi ile üçüncü köprünün finansmanı için görüşmeler sürüyordu. Önceki gün bu görüşmelerin tamamen bittiği ve Çin şirketlerinin bu projeyi finanse etmekten vazgeçtiği açıklandı. 

Çin’in ilgilendiği İstanbul Havalimanı’nı ile ilgili de temmuz ayında 5,8 milyar Avro borç Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Denizbank, QNB Finansbank ve Garanti Bankası’ndan oluşan mevcut kreditörlerle yaptığı görüşmeler sonucunda refinanse edildi. Şirket, Çinli bankalarla görüşmelerin sonuçlanmadığını açıkladı.

Bu iki gelişme Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerin yeniden bir “bekleme” sürecine girildiğini gösteriyor. 

Kulislere göre Biden ile Erdoğan arasında adı tam konulmamış bir anlaşma var. Halkbank davasının bile hâlâ sonuçlanmadığı hatırlatılıyor. ABD ile enerji ticareti iki katına çıktı. ABD, Türkiye’yi LNG merkezi yapmak istiyor. 

Kulislerde şimdi de Kanal İstanbul konusu gündemde. Çin’in projeye ilgisi iki yıldır konuşuluyordu, ihale açıklamaları üzerine de dört Çinli şirketin Ankara’da görüşmeler yaptığını yazmıştım. 

Bu gelişmeler zaten büyük tepki çeken Kanal İstanbul projesinin finansman konusunun yeniden imkânsız hale geldiğini gösteriyor. Muhalefetin iktidar değiştiğinde

Kanal İstanbul projesinin sürdürülmeyeceğini açıklaması ile Batılı bankalar kredi vermeyeceklerini açıklamıştı.

Türkiye ekonomisinin yaşadığı krizde bankaların bu projeye yatırım yapmasının imkânsızlığı düşünüldüğünde tek ilgilenenler de Çinli firmalardı.
İhaleye katılmak isteyen dört Çinli şirketin diğer büyük projelerin de talibi olduğunu hatırlatan çevreler, Türkiye ile ABD’nin yakınlaşması ile bu iştahın kaybolduğunu anlatıyor.”