ARTI GERÇEK- Devrimci Parti, geçtiğimiz gün üyelerine yönelik gözaltı operasyonuna tepki göstermek amacıyla Kadıköy'de bulunan Süreya Operası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. 

Yapılan operasyonda Dev-Güç üyeleri dahil 16 kişi gözaltına alınmış 7 kişi serbest bırakılmıştı. 9 kişinin ise hala gözaltında olduğu ve dosyalarında gizlilik kararı olduğu belirtildi. 

Yoğun polis ablukası altında yapılan açıklamada söz alan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Dilşad Canbaz, iktidarın, halkın üzerinde zor aygıtlarını her geçen gün arttırdığı söyledi. HDP İzmir il binasına yapılan saldırıyı hatırlatan Cambaz, saldırı sonrası İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun saldırıya yönelik hala bir açıklama yapmadığına dikkat çekti. Canbaz, "Ama bugün İçişleri Bakanlığı'na bağlı Emniyet Müdürlüğü, kolluk güçleri devrimcilere, sosyalistlere, yurtseverlere saldırarak gözaltına alıyor" dedi. Cambaz iktidarın kendinden olmayan kişilere karşı bir saldırı konseptini gerçekleştiriyor olduğunu belirtti. 

Basın açıklamasını Devrimci Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Seher Beytaş okudu. Gözaltına alınan kişilerin Maslak Jandarma Karakolu'na götürüldüğü söyledi. Beytaş, edindikleri bilgileye göre Emniyet Güçlerinin elinde bir gözaltına listesi olduğunu belirtti. 

'KENDİNDEN OLMAYANA YÖNELİK BİR SALDIRI SÖZ KONUSU'

Beytaş konuşmasına HDP İzmir İl binasına yapılan saldırıya değinerek şunları söyledi: " SADAT yetiştirmesi faşistin silahlı baskını ve Deniz Poyraz’ın katledilmesi ile 'daha neler olacak' diyerek yeni bir dönemin emrini veren Erdoğan, çözmekte olan iktidarını ayakta tutmak için planlı bir saldırı sürecini güncellemişti. Faşist rejimin bugün de Birleşik Mücadele Güçleri’nin bir bileşeni olan partimize saldırısı bunun parçası niteliğindedir. 

'YIKILAN KORKU DUVARINI YENİDEN İNŞAA ETMEK İSTİYORLAR'

Uluslararası uyuşturucu trafiğinin bekçiliğinden, kara para aklamalarına, siyasi suikast, hırsızlık, tecavüz şebekesi cihadist çetelerle katliam organizasyonlarına kadar lağıma batmış bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu iktidarın tek korkusu halkın sokağa çıkması, hesap sormasıdır. Bu nedenle işçilerin, kadınların, gençlerin, Kürt halkının yükselen öfkesini, sokağa taşan iradesini, 'terör' yöntemleri ile baskılayarak yıkılan korku duvarlarını yeniden inşa etmek istemektedirler. Sarayın güncellediği yeni saldırı yöntemi karşısında, partimiz de 11 Haziran’da Taksim’e çıkarak onun Gezi kabusunu güncellemiştir. Korkuları, kaygıları, saldırganlıkları yaklaşan sonlarındandır."