T24 yazarı Mehmet Yakup Yılmaz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın damadı olan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın CNN Türk'teki açıklamalarına dair bir yazı kaleme aldı. Yılmaz, "Belli ki ekonomi yönetimi, Türkiye'nin sorunlarının üstünün örtülebileceğine, "propaganda" ile milletin kandırabileceğine inanıyor." dedi.

Yılmaz'ın T24'te yayımlanan bugünkü yazısının ilgili kısmı şöyle:

Schadenfreude!

Şaka bir yana, Damat Bakan'ın televizyon monoloğunun bana düşündürttüğü şey şu: Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete!

Belli ki ekonomi yönetimi, Türkiye'nin sorunlarının üstünün örtülebileceğine, "propaganda" ile milletin kandırabileceğine inanıyor.

Millet buna kolayca kanmaz, ben söylemiş olayım.

Herkes kendi cebinin ve mutfağının durumunu Damat Bakan'dan daha iyi biliyor ve Albayrak, kandırsa kandırsa kayınpederini kandırıyor olabilir.

Bakan'ın konuşmasından şu sözün altını çizdim:

"Türk ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde dünyanın geri kalanına göre daha az daralacak."

"Bu yılın ikinci çeyreği" diye tanımladığı dönem Nisan-Mayıs-Haziran aylarını kapsıyor.

Covid – 19 nedeniyle, vatandaşlarını korumak için bütün hayatı durduran ve bu arada fabrikaları, iş yerlerini de kapatan ülkelerin, vatandaşlarının sağlığını umursamayanlara göre daha çok küçülmesinde şaşılacak bir durum yok aslına bakarsanız.

Bakan sözüm ona müjde verirken bu gerçeği saklıyor.

"Başkaları bizimkinden daha çok küçülecek" demenin bir tek anlamı var zaten: "Biz de küçüleceğiz ama bizden kötü olanlar da var."

Tiffany Watt Smith'in yaz başında yayımlanan kitabı "Schadenfreude" adını taşıyor. (Kolektif Kitap, Çeviren: Nüvit Bingöl.)

Kitabın adı olan Almanca kelime "başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmak" anlamına geliyor.

Damat Bakan'ın "biz daha az küçüleceğiz" ifadesinde böyle bir gizli mutluluk tınısı var.

Ve Bakan'a hatırlatmak isterim ki bu iftihar edeceğiniz bir durum hiç değil.

İşini kaybeden, kazandığı para enflasyon yüzünden pul olan, ay sonunu zor getirenlere sorsun, Almanya'ya göre daha az küçülmüş olmamız onları teselli etmeye yetecek mi?

AKP yönetiminin, tipik otoriter rejim davranışları sergilediğine ilk kez tanık olmuyoruz tabii ama bunu da not edelim.

Propagandaya yüklenerek, gerçekleri milletin gözünden kaçırabileceklerini düşünüyorlar.

Bunun geçici olarak işe yaradığının örnekleri var elbette ama dram, çocukların aç yattığı evlerde yaşanıyor.