Yeni Yaşam gazetesi yazarı Erol Katırcıoğlu bugünkü yazısında "Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olduklarını söyleyerek Yeni Osmanlıcılık yapmaya soyunan bu güçler aslında Osmanlı’yı 'Osmanlı' yapan zenginlikleri de anlamış değiller" dedi.

Katırcıoğlu’nun yazısının bir kısmı şöyle:

Osmanlı'da, bugünün Türkiye'sinden farklı olarak, bırakın farklı milletlerden kişilerin devlet ricaline dahil olabilmeleri imkanlarını (örneğin askeriyede ya da ilmiyyede Ermeni, Rum gibi farklı milletlerden insanların varlığını), bugünün Türkiye'sinde yanından dahi geçmemizin mümkün olmadığı "katılımcı bir demokratik" anlayışla yönetilen bir vilayet varlığı yeterince düşündürücü değil mi?

AKP ve ittifakları, "Kürt" diye, seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıp kayyumlar atamak sığlığıyla toplumu tekleştirmeye çalışırken, yüzlerce yıl önce bir vilayeti, o vilayetin farklı milletlerince birlikte yönetilmesine olumlu bakabilen bir anlayışla yönetmiş olan Osmanlı'nın tırnağı olabilirler mi?

Bu yalnızca bir örnek. AKP ve ittifak yaptığı güçler, "Osmanlı!", "Osmanlı!" deyip, çok kimlikli bir ülkeyi "tekçi" bir yapıya zorlarken, gerçek gücün, yani farklılıklarına rağmen birlikte yaşamak çabasının ve dolayısıyla da refahın önünü tıkamaktalar.

Yaptıkları çapsızlık bununla kalsa yine de iyiydi! Bu iktidar ve ortakları "Osmanlıyı" anlamadıkları gibi İslam dinini de yoz bir biçimde yorumlayarak toplumu "manadan yoksun" bir hale getiriyorlar. (Bu konu da bir başka yazımızın konusu olsun).

Bu toplumun huzur ve refahı ancak  farklılıklarla birlikte yaşama rızasını üretebilmekten geçiyor. Bunların yaptıkları ise büyük bir zenginliği çöle çevirmek.

Başka bir şey değil!